Azizim! şimdi ben ne yapayım?

Saat 12.13 Ankara Gar’da yüksek hızlı trendeyim.
Birazdan  Kütahya’ya doğru yola revan olacağım.
Çokça geçtiğim bu yerlerde şimdi bambaşka duygular içindeyim.
Türkiye hazımsızlığının beslediği garabet zihniyetin türetip büyüttüğü  terör odaklarının gerçekleştirdiği bir eylemin kalıntıları bir kaç sembolik eşya ve karanfillerin ifadeden çok uzak olduğu acıların bırakıldığı meydandan geçtim az önce.
Burasını çeşitli değişikliklerle birlikte 13 yaşımdan beri tanırım.
Gurbetin ayrılık harıyla hemhal olduğum 60 lı yıllarda başladı tanışmamız Ankara garıyla.
Trenlere “kara tren” denildiği ve “kara tren gelmez mi ola” türküsünün herkes tarafından bilindiği ve söylendiği, , bembeyaz binip simsiyah indiğimiz, yolculuk süresini aşan te’hirleri kanıksayıp sıkılmadığımız, genelde şansımıza koridorda ayakta yolculuk nasip olduğu yıllar…
19.20 tl.na aldığım öğrenci indirimli biletle, gece saat 22.00 yi geçkin vakitlerde bindiğim, o zaman ki adıyla ‘posta treninden, ilkini Afyon’da, ikincisini öğle suları Ankara’da yaptığım aktarmalarla, ikinci gecenin seherinde Kayseri tren İstasyonunda inerdim.
Haberleşmede ilk elde mektubun, nadiren telgraf ve kayıt sıralı aktarmalı telefonların bulunduğu yıllar çocuktuk,ama; aklımıza hiç olumsuzlukların gelmediği yıllardı.
Dostlukların kavi, yardımlaşmanın hasbi olduğu yıllardı.
Yakın zamana kadar da ulaşım ve haberleşme ufak değişiklerle böyleydi.
Her ne kadar teknolojik gelişmeleri genç kuşak temsilcisi kardeşlerim kadar olmasa bile ve her ne kadar hukuk öğrencisi oğlumun beni motive eden üstün gayretleri ve onun delaletiyle alsam da, vasat derece bir cep telefonum var.
Ve daha da ötesi bu yazıyı trende bilgisayarla yazıyorum.
Tekli koltukta oturuyorum.
Yan tarafta ikili koltukla aramda yaklaşık bir metre koridor aralığı var. Önümde televizyon  ve ekran altında hız 250 km/h gösteriyor. İkramlarımızı da afiyetle yedik. İlgililere teşekkürler.
Eskiden nerdeyse yarım günümüzü alan seyahat süresinin 1 saat 22 dakika olacağı duyurusu da hayırlı yolculuklar temennisiyle yapıldı.
Muhtemelen de Allah’dan bir mani olmazsa denilen saatte menzile ulaşacağız.
………….
Söyleyin bana şimdi aziz dostlarım!.
Sevgili kardeşlerim!.
Canım ülkemin candan ve can güzel insanları!.
Çok değerli saygıdeğer hemşehrilerim!.
Şimdi sağduyulu bir vatandaş ve de kardeşiniz olarak 1 Kasım’da ben ne yapayım.?
Eski Türkiye’yi, yeni Türkiye’yi gören ve bilen bir Anadolu insanının vefa anlayışı ile sandıkta nasıl bir irade beyanında bulunayım?
Huzur ve istikrarın teminatı olan ve çeyrek asrın yarısından fazlası ülkemi yöneten, yönettiği bu zaman diliminde yine ülkemi çağ atlatan bir yönetimi mi; yoksa; ne yaptıklarını ne ettiklerini hepimizin bildiği, gördüğü ve iliklerimize kadar safha safha yaşadığımız, yokluklarla ve yoksulluklarla boğuştuğumuz günleri bize yaşatanları mı tercih edelim?
Evet. Değişim ve gelişimin sınırları olabilir. Ama sonu yok.
Terakki ve yükselme insan fıtratına ve yaratılış gayesine uygun olarak sürekli olmalı. Akıl bunu gerektirir.
Bu cümleden olmak üzere ülkemiz, son onüç yılda büyük mesafeler katederek; eğimde, sağlıkda, güvenlikte, ulaşımda ve çalışma hayatımızda büyük gelişmeler kaydetmiştir.
Ancak; bizim zaman ve mekan içinde millet olarak insanlık soy ağacında misyonumuzu ifade edecek yapmamız gereken çok şeylerin de başında olduğumuzu  ifade etmek gerekir.
Bunun için de, elini ve bedenini taşın altına koyup, gece gündüz çalışan bir iktidarla, iş başa düştüğünde ülkeyi yönetme işbirliğini göze alamayıp sudan bahanelerle yanaşmayanları iyi değerlendirmemiz gerekir diye düşünüyorum
Şimdi biz ne yapalım?
Ülke için elini taşın altına koymaktan bile imtina edenlerin yanında mı?
Yoksa; ülke adına hem elini,hem de bedenini taşın altına koyup; tarihi genlerimize uygun, hem ülkemizi, hem de coğrafyamızı tefekkür manzumemiz içinde düşünüp çalışan bir erdemliler hareketinin temsilcilerinin yanında mı yer alalım?
Kısacası, eski halimize mi dönelim?
Yoksa; Yeni halimize gelişerek devam mı edelim?
Kuşkusuz, milli irade milli güçtür.
Milli ferasetimiz sağ duyuda birleşecek ve ülkemiz hayrına sonuçlarla yolumuza devam edeceğimize inanıyorum.
Mevlamız Ülkemiz ve insanımız adına hedefi büyük olanların yolunu  daim açık eylesin..

Web Tasarım: Arena Ajans