MİSAFİR-KALEM-JPEG

RUMEYSA NUR ERTAŞ HAKK ERENLERİMİZDEN GAYBİ SUNULLAH

HAKK ERENLERİMİZDEN GAYBİ SUNULLAH(k.s)

İKİLİĞİN SİLMEYEN,

HAKK’I CANDAN BULMAYAN,

“GAYBİ” KENDİN BİLMEYEN,

RABB’IN BİLESİ DEĞİL.

Sözleriyle, gönüllere seslenen ve erdiği sırdan bize fısıldayan Hakk Erenlerinden Gaybi Sun’ullah (k.s.) 17. yüzyılda yaşayan mutasavvıf, şair, ilim ve irfan şehri olan Kütahya’da doğdu. Kalburcu Şeyhi Pir Ahmet Beşiri (k.s.) Efendinin torunu, Şeyh Ahmed Efendi’nin (k.s.) oğludur. Sun’ullah Gaybi ‘müfdi derviş’ olarak da anılan babasından İslam ilimleri dersi aldı. Gaybi’nin yetişmiş olduğu aileyi ilim ailesi olarak da görebiliriz. Köklü bir aileden gelen Gaybi, Tasavvuf ehli bir gönül adamıdır. Gaybi Sun’ullah Kütahya’dan İstanbul’a giderek Aksaray’da Olanlar Dergâhı Şeyhi İbrahim Efendinin (k.s.) Melâmi çevrelerinde halifesi olarak da tanınır.  Melâmi tarikatının Bayrami kolunun temsilcilerinden kabul edilen ve belki de bu anlayış ile kendine Gaybi mahlasını seçen Sun’ullah, 1655 yılında Şeyhi’nin Hakk’a yürümesi ile tekrar Kütahya’ya döndü ve münzevi bir hayat yaşadı. Kütahya’da Hakk’a yürüyen Gaybi Sun’ullah Hazretlerini Kütahyalılar ‘HÜDA RABBİM SULTAN’ olarak bilirler. Dışarıdan gelen sanat âşıkları Gaybi Sun’ullah Hazretleri’nin türbesini sorduklarında kimse cevap verememiş, bu kadar değerli bir Allah dostunu bilmiyorlar diyerek eleştirmişlerdir. Türbesi Kütahya Gaybi Efendi Mahallesi’nde, içinde pek çok ulemanın da bulunduğu Musalla mezarlığındadır. Gaybi Sun’ullah 17. yüzyıl şairleri içerisinde seçkin bir yere sahiptir. İbnü’l-Arabî’nin (k.s). varlık anlayışını şiir diliyle yeniden ifade etmiştir. Fuat Köprülünün ‘Yunus muâkibi’ ve bazı edebiyatçıların ‘Yunus tarzı’ diye adlandırdıkları şiir, temelinde tasavvuf düşüncesinin varlık, ahlâk ve bilgi görüşünden alarak şiirlerini geliştirmiştir. Eserlerinde pürüzsüz bir Türkçe kullanan gönül ehli, şiirlerini sehl-i mümteni üslubuyla yazmıştır. Sehl-i mümteni üslubu; en zor, en girift bir meseleyi herkesin anlayacağı bir dilde yazılmasıdır. İbnü’l-Arâbi’yi yeniden kültürümüze sunan, Yunus ekolünün temsilci olarak tanımlayabiliriz. Taassup ve cehaletle mücadele eden Gaybi, hakikatin tercümanıdır. Yazmış olduğu şiirlerle Yahya Kemal’in de dikkatini çeken gönül adamıdır. Yahya Kemal’e göre yolunun ışığını İdris-i Muhtefî’den almış olduğu belirtilmiştir.“HAKİKAT CÜMLE ÂLEM BİR NEFESTİR” sözleriyle varlığı bir nefesten ibaret olarak gören gönül ehlidir. Sun’ullah Gaybi’ye göre nefsi bilmek insanı kendi varlığını anlaması bu anlayışla varlığı idrak etmesidir. Bu idrak ediş yalnızca iç serüvene çıkmasıyla olur.

Gaybi’nin dil ve varlık anlayışıyla kurulan medeniyet bu topraklardır. Gaybi bu medeniyeti İbnü’l-Arâbi ve Yunus Emre’nin(k.s.) görüşlerini harmanlayan köprü görevi gören 17. Yüzyılda yaşatan gönül ehlidir.


Web Tasarım: Arena Ajans