SÖYLESEM TESİRİ YOK,SUSSAM GÖNÜL RAZI DEĞİL!

Emet,Hisarcık gibi  ilçelerde alışılagelmişi kanser vakaları… Sağlıkta bir türlü tamamlanamayan hekim ve tıbbi malzeme eksiklikleri  ve sıkça duyduğumuz sözler;

”Akciğer kanserinden gitti… Kalpten gitti…Daha gençti…Takdir-i ilahi.Her şey Alah’tan”

“Takdir-i İlahi… Her şey Allah’tan “ sözü Emet,Hisarcıkta yaşayan garip bölgem insanını   yenilgiyi, ezikliği, hor görülmeyi mazur ve normalmiş gibi algılamasına neden olan bir anlayışa dönüşmüştür.

Tamam mutlaka her şey Allah’tanda Cüz-i İradeyi ne yapacağız?

Cüz’i irade sadece insanoğluna verilmiştir, diğer mahlûkatta ve Melekler’de irade yoktur. İslam dinine göre insan’ın sorumluluğu da kendisine cüz’i irade verilmiş olmasından kaynaklanmaktadır. Buna göre cüz’i irade insanın kendi yaptıklarıyla kaderini belirlemesidir. Külli irade ise Allah’ın belirlediği kaderdir. Şimdi soruyorum;İyide Cüz-i irade nerede ey hemşehrilerim!

Yok ülke nin sağlık politikasıymış,nüfusa göre hekim ve malzemeymiş doktor durmuyormuş… Türlü terane…İktidarsan Malzemeyi bulacak, doktoru getirecek icabında bölgeye çakıp oturtacaksın.

Bu bölgelerden katma değer sağladığın madenler insanların çeşitli hastalıklara yakalanmasına neden oluyorsa, öncelik verip buralara  uzmanda malzemed everceksin. Kalp krizindne insanlar çevre ilçelere varamadna yollarda ölüyorlarsa tabiî ki bunun hesabını sen vereceksin.Öyle “Takdiri ilahi deyip” işin içinden sıyrılamazsın.

Korumak için insanı yaşatmak için tedbirini alacaksın. Ozaman belediyelerede söyleyelim hiç kaldrım yapmasınlar… Hepimiz yol ortasından gidelim kardeşim.Araba çarpar sa napalım,Takdir-i ilahi… Her şey Allah’tan.

ALLAH BÜYÜK AMA KAYIK KÜÇÜK!

Şüphesiz kadere inana insanlarız. Ve her şeyin Allah’tan geldiğine tereddütsüz iman edenlerdeniz. Allah2ın byüklüğünden şüphemiz yok ama mesele tekne meselesi…

Adamın biri  kiraladığı kayık ile Eminönü’nden Üsküdar’a giderken, deniz dalgalanmaya, kayık sallanmaya başlar. Dalgaların, büyük bir fırtınanın başlangıcı olduğunu sezen adamın  telaşlandığını gören kayıkçı:

-Ne korkuyorsun yolcu? Korkma. Allah büyüktür! Diye adamı sakinleştirmek ister.

Kayıkçının bu sözüne içerleyen adamşu yanıtı verir:

-Allah büyüktür amma, kayık küçük!

Emet Hisarcık gibi küçük kayıklarda en ufak lodosta alabora olan onca insanı gördükçe insanın korkmaması için bir sebep varmı?

Dedikya bizler her şeyin  Allah’tan geldiğine inana insanlarız.Belkide bu inancımızı bildiklerinden Kütahya ve ilçeleri çokça mağdur edilmiştir. Geçmişten bu güne hükümetlerin Kütahya’ya yaptığı her kötülüğü “Her şey Allah’tan” deyip, iktidara masumiyet karinesi veren bir Kütahya halkından bahsediyoruz.

HER ŞEY ALLAH’TANDA…

Kütahya’nın ilçeleri il yapılır; Her şey Allah’tan…Tüm mal varlıkları satılır Her şey Allah’tan…Zamanında başbakan çıkarmış memleketten yıllardır bakan çıkmaz Her şey Allah’
tan… Tabur gider, bölge müdürlükleir gider Her şey Allah’tan… Emet Hisarcıkta insanlar ambulanslarda ölür Her şey Allah’tan…İnsanlar kanserden doğa zehirden  ölür  Her şey Allah’tan…

Adamın  biri her gün kasabada “Her şey Allah’tan, – her şey Allah’tan” diye mırıldanarak dolaşır dururmuş. Bir gün kasabanın serseri delikanlılarından biri, yine böyle mırıldanarak dolaşmakta olan adama arkasından sessizce yaklaşmış, ensesine okkalı bir şaplar indirmiş. Canı fena halde yanan adam pür hiddet dönüp kendisine ters ters baktığını görünce:

Delikanlı, “Öyle ne bakıyorsun baba  demiş, hani her şey Allah’tandı?”

Baba erenler, “Tabii her şey Allah’tan da, ben hangi deyyusu aracı ettiğine bakıyorum!”

YA ALTI ÜSTÜNDEN İYİYSE!

Hep derler ya Kütahya iktidarların kalesidir… Hzimet almak istiyorsak iktidardan yana olmak lazım… kendimizi bildik bileli yani sittin senedir Kütahya kim iktidarsa onun kalesi olmuştur. Gerçi bizim kalemiz diye diye sağından solundan yontarken koca kale Hisar’a dönüştüysede, olsun hala İKTİDAR KALESİ’yizdir. Maazallah muhalefeti seçer yollarsak Kütahya!nın altı üstüne gelir.

Altı üstünemi gelir? Bak bir fıkra daha geldi aklımıza;

Adamın biri, sohbetlerinde gündelik yaşamdaki olumsuzluklardan örnekler vererek:

-Böyle giderse kıyamet kopacak, dünyanın altı üstüne gelecek….. diyerek hiç durmadan çevresindeki insanları karamsarlığa itiyormuş. Bu konuşmalardan birisini duyan Bektaşi dayanamayıp cevap vermiş:

-Gelsin imanım demiş, şu dünyanın haline bak, belki altı üstünden iyidir.

Yani şeytanda dürtmüyor değil;bir kez HÖST deyip,Kütahya kendisin sallamayan kale kumandanlarına tokatı vurup,muhalefete teslim etsede birde şu KÜTAHYA’nın altı üste geliverse… Kimbilir belki Kütahya’nın Emet’in Hisarcık’ın altı üstünden daha iyidir…

derdime vâkıf değil cânân beni handân bilir
hakkı vardır şâd olanlar herkesi şâdân bilir
söylesem tesiri yok sussam gönül râzı değil
çektiğim âlâmı bir ben bir de Allah’ım bilir.

demiş fuzuli… Güzelde söylemiş… Aslında bu beyiti Kütahyalılar olarak seçim pusulalarına yazıp sandıklara atsak, acaba geri ses gelir mi? İyi haftalar…


Web Tasarım: Arena Ajans