MİSAFİR-KALEM-JPEG

VADE VEYA VEDA ATİLLA COŞKUN

Yukarıda ki dört harften oluşan bu iki kelimeye bakarsanız küçücük iki kelime dersiniz ama ikisi de harf olarak birbirine benzer anlamları benzemese de birbirini tamamlar yani vadesi gelenin artık tedavülden kalkması bir başka ifadeyle veda etmesini bilmelidir. Eğer kendi isteği ile kalkmaz ise farklı yöntemlerle kaldırılır.

Kainatta yaratılan her şeyin bir vadesi bulunur malum Yaradan düzeni böyle kurmuş doğar, büyür ve ölür. Bu kuralı aklınıza ne gelirse ona uygulayabilirsiniz. Bu bir insan ömrü de olabilir bir ilaçta olabilir. Son kullanma tarihinde yazan tarihte piyasadan kaldırılarak imha edilir.

1994 yılının ocak ayında Destan televizyonuyla girdiğim basın sektörüne 1997 yılının temmuz ayında Menderes iş hanında on beş metrekarelik büroda yeni Kütahya gazetesi ile devam ettim. Kütahya için hep iyi şeyler düşündüm, her şeyin olumlu yönünde yürümesi için haberler ve köşe yazıları yazmaya çalıştım. Olumsuzlukların giderilmesi için gerekirse yazmadım ilgili yerlere söyleyerek atlatılmasına özen gösterdim. Kimse diyemez ki senin derdin üzüm yemek değildi bağcıyı dövmekti diye. Bir başka ifadeyle yaptığım bütün işlerde bardağın dolu tarafını görmeye ve göstermeye çalıştım.Bütün bunların bir gün olsun zararını gördün mü diye soracak olursanız cevabım net; hayır. Kurduğum dostluklara baktığım zaman da sizler bu söylediklerimin en güzel ispatı oldunuz. Hangi kapıyı aralasam o kapının arkasında güler yüzle karşılandım çok şükür. Geriye dönüp baktığımda arkamda koskoca yirmi bir yıl bırakmışım hesabını veremediğim tek bir günüm yok herkese hele, hele bir gazeteciye nasip olmayacak yirmi bir yıl. İster Destan televizyonu olsun ister Yeni Kütahya Gazetesi olsun birçok arkadaşla beraber omuz omuza çalıştık. Beraber çalıştığımız arkadaşlardan bazıları mesleğinde devleştiler çok iyi yerdeler şu anda. Sen nasılsın diye soranlara diyorum ki elhamdülillah bu meslek beni de devleştirdi. Sizleri bu sayede tanıma fırsatı buldum bu meslekte olmasaydım sizlerle bu dostlukların bağlarını kuramazdım. Yani zerre kadar pişmanlık yok içimde tam tersine başım dik omuzlarımın üzerinde daha farklı duruyor. Tüm bu büyük ve iddialı sözlere rağmen bilerek veya bilmeyerek kırdığım, üzdüğüm dostum olsun olmasın herkesten özür diliyor helallik istiyorum. 19 Eylül 1997 tarihi yani Yeni Kütahya Gazetesinin ilk yayınlandığı tarihe baktım şöyle Mübarek bir Cuma gününe rast gelmiş Bu gün de mübarek Cuma gününe rast gelmiş hepinizin bu günü mübarek olsun.


Web Tasarım: Arena Ajans