SANAT VE SANATKAR HİMAYE İSTER

Kütahya; Tarihi, doğası ve kültürel zenginlikleri ile Germiyan kültürünü yaşatan, çelebilerin, Germiyan beylerinin ve şehzadelerin şehridir. Sultan Veled’in dediği gibi: “Kütahya, kusursuz bir güzelliktir. Cennet, Kütahya’nın ya altındadır ya üstünde.”

Güzel sanatların ve bilhassa geleneksel el sanatlarının birçok dalı, Kütahya’da sürdürülmektedir. Özellikle çini ve resim öne çıkan sanat dallarıdır. Tabiatın ve tarihin yaşayan ressamı Ressam Ahmet Yakupoğlu venaif ressam Hüseyin Yüce Kütahyalıdır.

Bildiğiniz üzere; her millet geçmişiyle vardır ve tarihiyle yaşar. Nasıl ki köklerinden kopan bir çınar kurur ise, kendisini var eden değerlerinden kopan bir toplumda yok olur gider. Bu güzel şehrimiz Kütahya da ve İstanbul,Bursa,Ankara gibi sanat merkezlerinde ;bu anlayış ve bilinçle düzenlenen sergiler,fuarlar,festivaller ;geleneksel sanatlarımızı tanıtmak, sanatçılarımızın nadide eserlerini gençlerle ve sanatseverlerle buluşturmak amacıylabu gününe kadar kişisel ve karma pek çok sergi gerçekleştirilmektedir.

Amaç hem Kütahyayı hemde Kütahyalı sanatçılarımızı tanıtmak olmuştur.Bu amaca da ulaşılmıştır kannatindeyim çünki; Kütahya için 1990 lı yıllarda daha ben resim talebesi iken ; rahmetli hocam ressam Yrd.Doç.Söbütay ÖZER ;‘Kütahya ya mutlaka gitmelisin,göreceksin ki böyle; sanata karşı ilgili ve yetenekli bir o kadar da çelebi ruhlu insanların yaşadığı başka bir Anadolu şehri yok.Orada bir Ahmet Yakupoğlu var yeterde artar bile.Manzara da daha eline kimse su dökememiştir. Kütahyalı ların geninde sanat var.Hanımları el becerileri ve ince sanatlara yatkındır,hepsi sanatkardır; dağdaki çobanı bile ressamdır .’demişti.Şimdi ;bu gün, burada ne kadar haklı olduğunu görüyorum,yaşıyorum.

Tarihimize baktığımızda, dünya ya engin hoşgörüleriylehükmeden bir ecdadın evladıyız. Osmanlı sultanlarının bir çoğu, bu engin hoşgörüyü, icra etmiş oldukları sanat ve zanaat dallarıyla kazanmışlardır.Edebiyatla, şiirle ve müzikle ilgilenip besteler yapan sultanlar da olmuştur, kendi göz nurunu ve ruhunu katıp kıymetli taşları işleyen sultanlar da…Tıpkı Kanuni Sultan Süleyman gibi. Ecdadımız sanat vezanaatla ilgilenmekle kalmamış, Osmanlı saraylarında,medreselerde ve saray nakkaşhanelerinde pek çoksanatçı ve ilim adamını da himaye etmiştir.

Cumhuriyetimizin kurucusu ulu önder Atatürk’ te , sanatı seven, sanatçılara değer veren ve onları destekleyen bir devlet adamıdır. Çocukluğundan itibaren sanata ilgi duymuş ve sanatın bazı dallarıyla çok yakından ilgilenmiştir. Atatürk, 1 Mart 1923’te TBMM’de yaptığı bir konuşmada güzel sanatlara ilişkin görüşlerini açıklarken, “Vatanın önemli merkezlerinde modern kitaplıklar, müzeler, konservatuarlar, güzel sanat sergileri kurmak” gerektiğini ve amacını ortaya koymuştur.

Atatürk, sanatkârlara büyük değer vermiş, onların yaptıkları işlerin öneminin büyüklüğünü ise şu sözlerle açıklamıştır, “Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz; hatta Cumhurbaşkanı olabilirsiniz, fakat sanatkâr olamazsınız.”

Bir milletin çağdaş bir seviyeye ulaşmasında, güzel sanatların da önemli bir rolü olduğunu vurgulayan Atatürk, “Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.” diyerek, milletlerin oluşmasında ve ileriye gitmesinde güzel sanatların büyük etkisine dikkati çekmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin temelinin Türk kültürü olduğuna inanan Atatürk’e göre, “Güzel sanatlarda başarı, bütün inkılapların başarılı olduğunun en kesin delili”dir.

Kütahya Ak Parti Milletvekilimiz Prof.Dr.Vural Kavuncu; Kütahya da sanat anlamında müthiş bir potansiyel gördüğünü,gelecekte Kütahyanın dogasıyla,tarihiyle kültür ve sanatı ile turizmde de ön plana çıkabilceği inancını taşımakta. Buna yürekten inana n Prof.Dr.Vural Kavuncu ; ‘Müthiş bir alt yapı var sanata karşı yatkınlık ilgi alaka var.İnsanımızın genlerinde ,taşında toprağında sanat var’.Hemen hemen gerek Kütahya da gerekse ve şehir dışında Kütahyalı hemsehrilerinin açmiş olsuğu tüm sanatsal sergi,fuar ve festivallere katılmaya özen gösteren kişiliğiyle örnek bir milletvekili olma özelliğini taşıyor.

Prof.Dr.Vural Kavuncu ; bu güne kadar sanatkarlarımıza maddi ve manevi destek ve himayelerini esirgememiştir.Sanatkarlarımıza daima moral vermeye çalışmıştır.Olaylara ve olgulara geniş bir perspektiften bakmayı başarabilen, sanatın ve kültürün de yeni paradigmalarını iyi okuyabilen ve en önemlisi bir liderde olması gereken ileriyi görebilme becerisiyle hadiselere doğru yön verebilen nadir milletvekillerimizden birisi olma özelliğini taşımaktadır.

Milletvekilimiz Prof.Dr.Vural Kavuncu ya buradan tekrarhem Kütahyalı sanatkarlarımız adına ,hemde Dumlupınar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi adına teşekkür etmek istiyorum.Özellikle Kütahyamızın piri ;gözbebeğimiz,mübarek insan , hocamız ressam Ahmet Yakupoğlu adına düzenlediğimiz; ‘Ressam Ahmet Yakupoğlu’na Saygı Kütahya ya Övgü’ amaçlı “Resimlerle Rengarenk Kütahya” konulu projemize başlangıcından bu yana destek vererek yanımızda olmuştur.

Hem Kütahya’nın tanıtımında,hem de üniversitemizin adının bu saygın camialarda yankılanmasına vesile olmuştur.Bu sergilerimizin 16 aralık 2014 tarihinde,Ankara ‘da T.B.M.M Mustafa Necati Kültür Evinde sergimizin açılmasında referans olmuş sergimizi de bizzat gelerek kendisi açmıştır.Üçüncü sergimizin ;8 eylül 2015 tarihinde ,İstanbul Dolmabahçe Sarayı Sergi Salonunda açılmasında himaye destekleri büyüktür.
Kendisine siz değerli okurlarımın huzurunda bir kez daha şükranlarımı sunuyorum.Sanat ve sanatçı himaye ve destek ister.Tarihe not düşülen bu özlü söz ne çok şeyi anlatıyor : ‘Bilim ve sanat iltifat görmediği yeri terk eder’.İşte sayın milletvekilimiz Prof.Dr.Vural Kavuncu da; sanatı ve sanatçıyı koruyan maddi ve manevi her şartta himaye etmeye gayret eden hamiyetli ve mütevazi kişiliğiyle diğer vekillerede örnek teşkil etmektedir.

Dumlupınar Üniversitesinin temel misyonu, bizi bizyapan, “değerli” kılan kadim değerlerimizi, mana tarihimizi, köklerimizi yeniden keşfetmek, bu süreçte ortaya çıkarılanları yeniden yorumlamak, zamanın ruhuna ve yaşadığımız yüzyılın idrakine geleneği bugüne ve geleceğe taşıyarak varmaktır.

Biz Dumlupınar Üniversitesi olarak öncelikle “kendi değerlerimiz” diyoruz. Geçmişten günümüze kadar her devirde geleneksel değerlerine sahip çıkan, onları koruyan bir neslin devamı olduğumuzun idrakindeyiz.Kendi değerlerimizi terk etmeden, evrensel değerlere gözümüzü kapatmadan, dengeli bir yol haritası oluşturma gayretindeyiz. Hüsn-i hat, tezhip,minyatür ,ebru, çini ve katı gibi daha pek çok geleneksel sanatımızın bugün halen yaşıyor olması,bu bilincin bir sonucudur.

Zira sanat, her toplum için kültürün mührüdür.Geleneksel değerler korunurken, sanat bundan bağımsız düşünülemez. Çünkü değerlerimiz bizlere nasıl yaşamamız gerektiğine işaret eden anlam haritalarımız; eylemlerimiz için ufuk noktalarıdır. Dumlupınar Üniversitesi olarak bizde , kurtuluşun ve kuruluşun başkenti Kütahya’mızda sanatı ve sanatçıyı desteklemeyi sürdüreceğiz. Ülkemizin köklü zengin kültürünü yansıtmada gösterdikleri zarif ve üstün başarı karşısından Kütahyalı tüm sanatçılarımızı kutluyorum.

Bilimle ve sanatla güzelleşen, sevgi, saygı ,barış ve
hoşgörüyle dolu bir yıl ve dünya dileklerimle….

Yrd.Doç.Dr.Pınar YAZKAÇ


Web Tasarım: Arena Ajans