Connect with us

MEHMET YAYLIOĞLU

HZ. NUH VE 80 KİŞİ

Kur’an-ı Kerim’de adı geçen peygamberlerden olan Hz. Nuh Aleyhisselam, Hz. İdris’ten sonra görevlendirilen bir peygamberdir. 950 yıl süreyle peygamberlik görevini yaptığını biliyoruz. Bazı kaynaklara göre toplam ömrü 950 yıl verilse de umumi görüş tebliğ görevinin 950 yıl olduğunda birleşir. Hz. Nuh’a tebliğ ile görevli olduğu bu 950 yıl içinde 80 kişinin iman ettiğini ve Allah yoluna girdiğini yine çok çeşitli kaynaklardan öğreniyoruz. Kur’an-ı Kerim’de bu hususta anlatılanlar, çok açık bir şekilde bu yüce peygamberin ne denli zor bir dönemde görev yaptığını açıkça bize gösterir.

Düşünsenize, bir adam çıkmış ve kendisinin Allah tarafından gönderilen bir elçi olduğunu söylüyor. Ve bu iddiasını belli bir yaşa geldikten sonra açıklıyor. Gönderildiği tarihte insanların geneli çok utanç verici işler ile uğraşan Hz. Nuh, ilk önce kendi ailesine durumu anlattı. Karısı ve evlatları o büyük peygambere inanmadılar ve dalga geçtiler. Allah’ın bir olduğunu ve görünen görünmeyen her şeyi bir emir ile onun yarattığını anlatan Nuh peygamber, görevinin ilk zamanlarında tüm kavmini buna iman etmeye çalıştı. On yıllar boyunca ve hatta yüz yıllar boyunca hep aynı tebliği yaptı. “Ey insanlar, gelin Allah’ın bir olduğuna ve benim O’nun elçisi olduğuma inanın. Doğru işler yapın, sakın ola ki haddi aşmayın. Çünkü Allah haddi aşanlarla beraber olmaz…”

Aradan geçen yüz yıllara rağmen Hz. Nuh’a iman eden kişi sayısı sadece 80 kişi idi. O 80 kişinin dışında kalanlar ki buna karısı ve oğlu da dâhil olmak üzere on binlerce kişi Hz. Nuh ile resmen dalga geçiyordu. Hz. Nuh Allah’tan aldığı emir gereği hiç yılmadan usanmadan ilk günkü heyecanı ile insanları Hakk yoluna davet etmeyi sürdürüyordu. Bir gün vahiy meleği Cebrail Aleyhisselam gelerek Hz.Nuh’a bir ilahi emri tebliğ etti. Bu emirde Yüce Allah peygamberine bir gemi yapmasını ve bunu yüksekçe bir tepeye koymasını buyuruyordu. Ceza zamanının yaklaştığını anlayan Nuh peygamber hiç sorgusuz sualsiz gemi yapmaya başladı. Kavmindeki imansızlar alay etmeyi sürdürüyorlardı. “Hey Nuh, bak marangozluk sana daha iyi yakıştı. Boş ver sen bu peygamberlik işlerini, onlar boş iş” diyorlar, her zaman dalga geçiyorlardı. Hz. Nuh hiç kimseye aldırış etmeden gemisini yapıp bitirdi. Vahiy meleği bir kez daha gelerek yeni emirleri tebliğ etti. Büyük bir tufanın geleceği ve bu tufanın işaretinin nasıl olacağı yönündeki emirlerin yanında, gemiye kimlerin ne şekilde binecekleri de tebliğ edilmişti. Nuh peygamber dışında 80 imanlı insan ve bazı hayvan türlerinden birer çift olmak üzere gemi yolcularına hazır olun emri verilmişti. Şimdi diyeceksiniz ki “hayvanlara bu emir nasıl verildi”, ilahi bir ilham ile gemiye binecek istidat sahibi hayvanlara duyuruldu. Ve o büyük tufan günü gelmişti. Sabahın ilk saatleriydi ve gökten gelen büyük bir patlama sesi ile irkildi tüm âlem. Hz. Nuh’a iman edenler yanlarına alabildikleri gıda maddeleri dışında hiç bir şey olmaksızın gemiye koştular. Yerden ve gökten sular fışkırıyor, iman etmeyenler “Nuh doğru söylüyormuş” diyorlardı. Karısı ve oğlu da bunun doğru olduğunu fark etmişti ama artık çok geçti.

Oğlu babasına “Nuh” demişti de “sen peygambersin babacığım” dememişti. Karısı hep dalga geçmişti o yüce peygamber ile. Büyük tufan kopunca herkes inandı ancak bu yeterli olmamıştı. 950 yıl süren tebliğ vazifesinin sonunda 80 insan Hz. Nuh’a tâbî olmuştu. Ve onlar kurtulanlar zümresindendi…
Sevgiyle kalın…

Bahr içinde katreyim bahr oldu hayran bana.
Fers içinde zerreyim arş oldu seyran bana.
Dost göründü çün ayan kalmadı bir şey nihan,
Tufan olursa cihan bir katre tufan bana.
Surette ne’m var benim sirettedir madenim,
Kopsa kıyamet bugün gelmez perişan bana.
Kaf-ı dil ankasıyım sırrın aşinasıyım,
Endişelen hasıyım ad oldu insan bana.
Niyâzî’nin dilinden Yunus’durur söyleyen,
Herkese çün can gerek, Yunus durur can bana.

Niyâzî-i Mısrî Hz. (k.s.)

Continue Reading

Facebook

Öne çıkanlar