Connect with us

ŞÜKRÜ ATAKAN

SİZLER BU SUÇA ORTAKSINIZ!

Yurt içi ve yurt dışındaki 89 üniversiteden değişik kariyere sahip 1128 akademisyen, “Bizler bu suça ortak olmuyoruz” başlıklı bir basın bildirisi hazırladılar ve 11 Ocak 2016 günü Ankara ve İstanbul’da düzenledikleri basın toplantısında kamuoyu ile paylaştılar. Aradan 15 gün geçmesine rağmen bu menfur bildiri Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar, bazı milletvekilleri, bazı basın kuruluşları Türk Milleti tarafından kınanıp eleştirilmeye devam ediyor.

Yazımızı akademik kariyerin ne anlama geldiğini izah ederek başlayalım. Üniversitenin bir bölümü, akademiye yaraşır şekilde çalışma, konuşma, eser meydana getirme. İlmi yüksek seviyede olan fakültelerde öğretim üyeleri ile uzmanların toplu adıdır. Görüldüğü gibi akademisyen, bir unvana sahip pek çok meziyeti üzerinde toplayan, bilim adamları kendini öyle kolay harcamamalı ve harcatmamalıdır. Ancak ne var ki “her şeyde bir hayır vardır” demişler. Bölücülere, hainlere, katillere arka çıkan bu talihsiz bildiriyi yayınlamasalardı, menfur emel ve düşüncelere sahip oldukları nasıl anlaşılırdı?

Bu girişi yaptıktan sonra uzun bildiriden seçtiklerimi sizinle paylaşmak istiyorum; “Doğunun pek çok ilinde iktidar TC vatandaşlarını haftalarca sokağa çıkma yasağı koyup, fiilen açlığa ve susuzluğa mahkûm etmiş, yerleşim yerlerine ağır silahlarla saldırmış, halkı işkencelere tabi tutmuş, uluslar arası sözleşmeler, hak ve özgürler ihlal edilmiştir… Devlet, başta Kürt halkı olmak üzere tüm bölge halkına katliam uygulamaktan derhal vazgeçmelidir… Türkiye Cumhuriyeti kasıtlı ve planlı bir şekilde katliam yapmakta, bilinçli sürgün politikaları uygulamaktadır… Hükümet; Kürt siyasi iradesinin taleplerini içeren bir yol haritası oluşturmalı ve müzakerelere derhal başlamalıdır. Müzakere görüşmelerinde akil adamların ve kendilerinin de aralarında yer aldığı bağımsız gözlemciler bulunmalıdır…”

Görüldüğü gibi bildiriyi hazırlayanlar hükumeti, güvenlik güçlerini tek taraflı tehdit, tahrik ve karalama politikası uygulamışlardır. İsimleri önünde Prof, Dekan, Doç. vs. bulunması ne olursa olsun kimseyi aydın yapmaz. Böyle hallerde küçültüp vatana ihanet edilmiş sayar. Peygamberimiz (SAV) bir hadisinde, “zalimlerle beraber olanlar da zalimdir” buyurmuşlardır. Öyle ise bu açıklamayı yapan sözde aydınlar da zalimdirler. Bildiriye imza atanlar, hendekler kazıp evleri silah deposuna çevirip, tuzaklar kurup, uzaktan kumanda ile hazırladıkları bombaları patlatarak güvenlik güçlerini kalleşçe şehit edip ocaklar söndüren, okul bahçelerine, sınıflara el bombaları ve Molotof kokteyli denilen bombalarla saldırıp, öğrencileri ve kendi vatandaşlarını öldüren, cami, okul yakan, karakollara roket atan vatan haini canilerle aynı suçu işlemişlerdir. PKK terör örgütü ve yandaşlarından hiç bahsetmeyip, kınamayıp, ekmeğini yediği suyunu içtiği, varlığının ve kariyerinin sebebi olan devletine ihanet eden, bu hayâdan, edepten yoksun adamların üniversitelerden ilişkileri kesilip hak ettikleri cezalar verilmeli ve hadleri bildirilmelidir. Bu yolda tek çözüm, pkk’nın silah bırakması olduğu herkes tarafından bilinmelidir.
Diğer yandan milletimiz olaylara duyarsız ve çaresiz kalırken, muhalefet de hükumete rakip, halkımıza umut olamıyor.

Kalın sağlıcakla…

Continue Reading

Facebook

Öne çıkanlar