Connect with us

ŞÜKRÜ ATAKAN

ET FİYATLARI VE HAYVANCILIK

Türkiye; Üç tarafı deniz ile çevrili, 7 iklim bölgesine ayrılmış, yer altı ve yer üstü zenginlik kaynakları ile tarım ve hayvancılık alanlarında kendine yeterli, hatta fazlasını satan dünyadaki nadir ülkelerden biri iken, bugün dışa bağımlı bir hale geldik. Bugünkü yazımın konusu, et ve ürünlerinin pahalılık nedenleri.
Kırmızı et fiyatlarının düşmesi için, ülkemizdeki kesimlik hayvan sayısının, talepten fazla olması şarttır. Şimdiki durumda kesimlik büyükbaş ve küçükbaş hayvanlar halkın ihtiyacını karşılamaktan uzaktır. Et fiyatlarını düşürmek için, tarım ve hayvancılık bakanlığı, et ve süt kurumu aracılığı ile et ithalatına karar verdi. Devlet üretimi yani hayvan sayısını arttıracak tedbirler yerine kolay yolu seçip, et ithalatına başlıyor. İthal et piyasaya girince besici de karkas et fiyatlarının düşeceği endişesine kapılıp, elindeki hayvanları yok pahasına satacak, piyasaya çok miktarda ithal et girip, yerli hayvan kesimi de artınca fiyatlar geçici bir süre düşecek. Ancak kesilen hayvanların yerine yenileri yetişmez ise et fiyatları bir müddet sonra tekrar yükselişe geçecektir. Çünkü ithal et hiçbir zaman yeterli olmaz ve Türk milletinin damak zevkine uymaz.
Araştırmalarım sonucu edindiğim bilgilere göre Kütahya’da 2013 yılında sığır sayısı 180 bin, koyun sayısı 340 bin, keçi sayısı 140 bin. Keçi sayısının az olması yıllar önce orman bakanlığının kıl keçinin ormana zarar verdiği gerekçesi ile yasaklaması yanında, tiftik fiyatlarının düşmesi ile bu keçiden de vazgeçilmesine bağlıdır. Bunların yerine ithal Saanen keçilerinin ilimiz iklim ve mera şartlarına uygun olmaması da bir etkendir. Benim, Akoluk köyünde öğretmenlik yaptığım 1960’lı yıllarda 200 hanelik köyden her biri 200’er başlık 50 kıl ve tiftik sürüsü çıkardı. Şimdi o köyde hiç sürü kalmadı. Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) Bölge Müdürlüğünün yaptığı açıklamalara göre 2014 yılında Kütahya’da sığır adeti 173 bin rakamına, koyun adeti 338 bin rakamına, keçi sayısı ise 130 bin sayısına kadar düşmüş durumda.
Ülke geneline gelince, 15 milyon sığır, 46 milyon koyun ve keçi varlığımız var. Yılda 4 milyon adet sığır, 6 milyon adet koyun ve keçi kesiliyor. Hayvan sayımızın artmama nedenlerine gelince; Her geçen gün çayır, otlak ve meraların azalması yanında doğu ve güney doğu bölgelerindeki terör olayları ile çoban bulma sıkıntısıdır. Diğer yandan besi ve süt yemleri ile ilaç ve veterinerlik hizmetleri pahalı, süt ve ürünleri ucuzdur.
Hayvancılıkta ileri boyutta olan ülkelerde beslenmede mera yani otlak payı %50, yem ve saman payı %25 iken bizde ise bunun tam tersidir. Bu nedenle o ülkelerde sığır eti fiyatları düşüktür. Ülkemizde hayvan besicileri 5 yıl önce 1 kg et satıp 35 kg yem alırken, bugün 1 kg et karşılığı 20 kg yem alabiliyor. Yem, saman, ilaç ve diğer giderler et ve süt fiyatlarının çok önünde gitmektedir.
Çözüm ithal et değil, mera ve otlak alanların ıslah edilmesi ile besiciye, sıfır faizli hayvan ve yem kredisi verip süt de destekleme primini arttırma ile olacaktır. Ve netice; İthal et fiyatı ucuzlatmaz. Ancak besiciyi öldürmeye yeter. Kalın sağlıcakla.

Continue Reading

Facebook

Öne çıkanlar