Connect with us

PROF. DR. HÜSAMETTİN İNAÇ

İki Eşitin Müzakeresi: Brüksel Zirvesi’nin Ardından…

18 Mart 2016 şimdiye kadar şahit olduğumuz zirvelerden birisi değildi. Zira Türkiye ile adaylık ve müzakere sürecinde belki de ilk defa taraflar masaya eşit pozisyonda oturdu. Bu zirveyi diğerlerinden farklı kılan en dikkat çekici unsur, ricacı pozisyonundaki tarafın değişmesi oldu. Öyle ki, yirmi sekiz Avrupa ülkesi ağzını açmış Davutoğlu’nun ne diyeceğini bekliyorlardı.

Nitekim daha önceki müzakere süreçlerinin neticesinde on üç fasıl açılmış ve bunlardan bir tanesi kapatılmış ve yeni fasılların açılması beklentisi Avrupa Birliği tarafından müzakere dahi edilemeyecek derecede imkânsız hale getirilmişti. Bu defa ilişkinin yörüngesi çok farklı boyutlar kazandı. Suriye’den gelen ve gelmesi muhtemel olan mülteci akını Batı’nın gözünü öyle bir korkutmuştu ki bu insanların beraberinde inançları, dinleri ve kültürlerini de getirmeleri bir kâbus olarak algılandı. Kendi kültür ve inançlarına güvenmeyen Batılılar,  İslam korkusundan kurtulmak için yine başka bir Müslüman ülkenin yardımına muhtaç birer zavallıya dönüşmüşlerdi artık…

Bu korku kendini ilk kez Fransa’da gösterdi. Fransız Cumhurbaşkan Hollande, tek başına koyduğu blokajı kaldırarak “Mali ve Bütçesel Hükümler” başlıklı otuz üçüncü faslı müzakereye açmakla kalmadı, yeni fasılların açılması ve müzakerelerin hızlandırılması yönünde karar bildirdi. Öte yandan genel seçimler öncesi tarihe göçmen sorununu çözen Avrupalı lider olma hayalini taşıyan Alman Şansölyesi Merkel, insanüstü bir gayretle diğer üyeleri bir uzlaşıya varma hususunda zorladı.

Zirvede mülteciler konusunda varılan anlaşma Türkiye ve Avrupa Birliği arasında düzensiz göçün önlenmesinde etkili bir işbirliği ve ortak çalışma dönemi açtı. Eğer dikkatle tatbik edilirse bu işbirliği iki taraf arasında karşılıklı güveni tazeleyecek ve ilişkilerde yeni bir ivmenin yakalanmasını mümkün kılacaktır.

Ege adalarından Türkiye’ye iade edilen her Suriyeli için Türkiye’den bir Suriyelinin Avrupa Birliği ülkelerine yerleştirilmesi (kota yetmiş iki bin civarında) ve Türk vatandaşları için vize serbestisinin Haziran ayında gerçekleşmesi tekliflerinin Avrupa Birliği tarafından kabul edilmesi göz doldurucu bir diplomatik başarıdır.

Ancak vize serbestisinin sağlanabilmesi için Türkiye’yi – muhalefet desteğiyle ancak aşılabilecek –  zorlu bir ay bekliyor. Zira Komisyon değerlendirmesine göre yetmiş iki kriterden henüz otuz beşi yerine getirilmiş durumda. Burada hala ifa edilmesi beklenen deve dişi gibi hususlar var: Pasaportların Avrupa Birliği ile uyumlu hale getirilmesi, Avrupa Konseyi’nin ilgili sözleşmelerinin kabulü, vize sisteminin Avrupa Birliği ile uyumlu hale getirilmesi, sınır kontrollerinin takviye edilmesi…

Burada dikkat çeken bir husus daha var: Göçmenlerin Yunanistan’dan Türkiye’ye iadesi hususu, Türkiye’nin mülteci haklarının muhafaza edileceği ve mültecilere uluslararası koruma sağlayacak “güvenli bölge” olarak kabulüne dayanıyor. Türkiye’ye iadelerin başlaması ile birlikte başlayacak bu uygulama için, Komisyon, Avrupa Birliği Ajansları, Üye Devletler ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Komiserliği’nin yer alacağı bir mekanizma oluşturulacak. Hali hazırda Yunanistan’da 892 görevli bulunuyor. Hâlbuki mülteci iade ve kabul mekanizmasının etkin ve etkili bir biçimde uygulanabilmesi için 2300 görevlinin Yunanistan’da konuşlanması gerekiyor.

Netice itibarıyla, Türkiye’nin vize serbestisi, otuz üçüncü faslın açılması, mülteci kabul ve iade mekanizmasıyla Türkiye’nin “güvenli ülke” olarak tescillenmesi ve en önemlisi Batı’nın kibirli aktörleriyle eşit bir ortak olarak kabul görmesi Türkiye’nin çok büyük diplomatik başarıları olarak tarihe geçti. Ne var ki bu göz kamaştırıcı başarının enerji, yargı ve temel haklar, adalet, özgürlük ve güvenlik, eğitim ve kültür ve ortak savunma ve güvenlik politikası fasıllarının açılması, Güney Kıbrıs’ın blokajlarının kaldırılması ve Suriye’de kalıcı çözüm için Türkiye’nin “güvenli bölge” ve “uçuşa yasak bölge” tezlerinin ivedilikle kabulü gibi parametrelerle taçlandırılması gerekiyor.

Prof. Dr. Hüsamettin İNAÇ

husamettininac@yahoo.com

 

Continue Reading

Facebook

Öne çıkanlar