KÜTAHYA DA REHABİLİTASYON VE SANATLA TERAPİDE ÖRNEK ADIMLAR……

  

Sevgili okurlarım; son günlerde Kütahya ‘da sağlık sektörü  ve sanatsal faaliyetlerin  birleştirildiği rehabilite çalışmalarının önemli adımları atılıyor.Geçtiğimiz hafta sonu Ak parti milletvekilimiz sayın Prof.Dr.Vural KAVUNCU’nun DPÜ Evliya Çelebi Eğitim Araştırma Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi ne yapmış olduğu ziyarette  hastanede ;sanatla terapi ve rehabilitenin yeri ve önemi üzerine konuşmalar gerçekleştirildi. Hastanemizde ;hem termal tedavi hem de fizik tedavi yöntemlerinin yanı sıra sanatla terapi eğitimi de uygulanmaya başlanıyor. Türkiyede bir ilk olma özelliğini taşıyan hastane butik otel konseptinde hazırlanarak hastalarına hizmet vermeye başlamış durumda.Hastanemizde  başlayan sanatla rehabilite çalışmalarında amacımız; hastalarımızın(misafirlerimizin) olabildiğince hayatın içinde tutmak ve rehabilite etmek, üretken hale getirmek, sosyalleşmelerini sağlamak ve gündelik yaşama uyumunu arttırmak için kurumlar arası işbirliği sağlanarak Dumlupınar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi & Gelenekli Türk El Sanatları Topluluğu ve DPÜ Evliya Çelebi Eğitim Araştırma Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi   ile birlikte yürütülecek olan ‘Sanatla Rehabilite ve Terapi’ çalışmaları başlatılmasında büyük yarar görülmektedir.

Sanat yoluyla terapi yada bir diğer adıyla ; ‘Meşguliyet Terapisi ’  dünyada ve artık ülkemizde pek çok tıbbı ve sosyal kurumlarda insanlar üzerinde ki olumlu etkilerinden dolayı uygulanmaktadır.Sanatla terapiye olan ilgi gün geçtikçe artmaktadır.Hastahanelerin Psikiyatri klinikleri,Ruh Sağlığı Koruma Merkezleri,özel eğitim okulları,üstün yetenekli çocukların eğitiminde,engellilerin merkezlerinde ve hapishanelerde olumlu sonuçları tespit edildiği için gittikçe artan bir eğilim ve talep söz konusudur.

SANAT TERAPİSİ NEDİR?

Sanat terapisi kişilerin yaratıcılıkla ve sanatla kendilerini ifade etmelerini destekleyerek duygularını anlamalarını sağlar. Grup halinde, bireysel ve aile terapisiyle birlikte uygulanabilen sanat terapisi iletişimi, paylaşımı kolaylaştıran eğlenceli bir tekniktir.

Sanat terapilerine katılmak için hasta olmak gerekmiyor, yaşamın her döneminde ruh sağlığını korumak için, kendisini keşfetmek için, günlük stres, çatışma, gerginlik vb. duyguları patlama noktasına gelmeden olumlu yönde gidermek için de “sanat” seçilebilecek yollardan birisidir.

Sanat terapisinde resim, müzik, heykel, ebru, film, dans, şiir, fotoğraf vb. sanatlar kullanılmaktadır.

Sanat terapisi bir psikoterapi yöntemidir. Hastaları, doktorları, psikologları ilgilendirdiği gibi aileleri de ilgilendirir. Tedavinin esası hasta ile söze dayalı değil, görsellik, işitselliğe ve beden diline dayalı bir iletişim kurulmasıdır.

Hasta sözel olarak ifade edemediği, belki kendisinin bile farkında olmadığı bilinçaltı duygularını yaptığı resimle, müzikle, dansla yansıtır.

Sanat terapisinin en önemli noktası hastanın kendi tedavisine aktif olarak katkıda bulunmasıdır. Terapi bir süreçtir, terapi sonucu ortaya çıkan ürünün değerlendirilmesinden önce terapi sırasında gözlemlenenler, hastanın terapiye başlama ve terapi sonundaki davranışları, katılımındaki süreklilik öncelikle değerlendirilmelidir.

Hastanın yaptığı resimdeki semboller ve imgeler bize tanıdık ve anlamlı gelebilir. Oysa bunlar evrensel olmaktan çok kişiseldir, özeldir. Anlamları ancak hasta tarafından ifade edildiğinde anlaşılır.

Sanat terapistinin hem sanat hem de psikoloji alanında eğitim almış olması önemlidir. Sadece sanat eğitimi alan bir kişinin terapi yapması sakıncalı olur, sanat eğitimi ya da sanat terapisi eğitimi almamış olan bir psikolog ise yeterli performansı gösteremeyebilir.

EBRU ve TERAPİ:

Bir hastanın yaptığı ebruları değerlendirmeden önce bu çalışmaya katılımı sürekli mi, grupla uyum sağlayabiliyor mu, sıkılmadan çalışmanın sonuna kadar aktif katılım sağlayabiliyor mu öncelikle bunları, daha sonra da yaptıkları ilk ebruyla taburcu olmadan önce yaptıkları son ebruyu değerlendiriyorum.

Ebru yaparken hastaların içdünyalarının dışavurumunu ve yaratıcılıklarını ortaya koyabilmelerini sağlamak için malzemeyi özgürce, spontan olarak kullanmalarını teşvik ediyorum ve kenara çekiliyorum. Ancak gerekli durumlarda, zorlamamak için hastalara yardımcı oluyorum.

Ebruyu kağıda aldıkları zaman ellerinde kendi yaptıkları ürünü tutmanın ve beğenilmesinin sevincini yaşıyorlar.

Çoğu hastamız yaptıkları ebruları çocuklarına, eşlerine hediye olarak veriyorlar, belki de ilk kez kendi yaptıkları bir ürünü hediye ediyorlar, bu da ayrı bir mutluluk veriyor.

Ebru ile yapılan terapilerin sürekliliğinin yararlılık açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum.

Ebru’nun terapi özelliği

Ebrunun rahatlatıcı özelliği kullanılan malzemenin tamamen doğal olmasından kaynaklanır; su, toprak boyalar, gül dalı, geven dikeninin reçinesi olan kitre, sığır öd’ü, at kılı.

Özellikle su, hareket eden su pozitif iyonlar yaydığından insanlar üzerinde olumlu etkileri vardır. Herkes denizi seyrederken, göl ya da akarsu kıyısındayken kendini dinlenmiş, rahat ve huzurlu hisseder.

* Ebru, öncelikle sabırlı olmayı öğretir, geliştirir.

* Kontrolün tamamen ebru yapan kişide olmaması, özellikle takıntısı olan kişilere “olanı kabul etme” yi öğretir.

* Ebru, kişiyi günlük hayatından çıkarıp başka dünyalara götürür ve ruh dinginliği sağlar.

* Ebru yapan kişi, o an ki duygu ve düşüncelerini, renk ve desen olarak dışavurabilir, kendisiyle ilgili yepyeni bir bakış açısı kazanır.

* Kişi dikkatini suya ve renklerin hareketine yoğunlaştırdığında gerginliği azalır, zamanın nasıl geçtiğini fark etmez.

* Ebru yaparken insanın aklına kötü bir şey gelmesi imkansızdır, çünkü statik değildir, hareket vardır, sudaki renk ve desenler sürekli değişir.

* İnsanın oyun oynaması bir ihtiyaçtır, çocukluğunu neredeyse unutmuş olan yetişkinlere suyla ve renklerle oyun oynama fırsatı verir ebru.

 

Uğraşı terapilerinin tedavici edici etkisi var mıdır?

Uğraşı terapistleriyle gerçekleştirilen rehabilitasyonun hastaları tedavi edici etkisi bulunduğuna dair bilimsel çalışmalar mevcuttur. Örneğin 2003 yılında yapılan bir araştırmada hastaların bir grubuna yalnızca ilaç tedavisi, diğer gruba ise ilaç tedavisi ve rehabilitasyon birlikte uygulanmıştır. Araştırma sonunda ilaç tedavisi uygulanan gruba nispeten ilaç ve rehabilitasyon uygulanan grubunun daha çok iyileşme gösterdiği ortaya çıkmıştır.

Hasta eğer bir uğraşa yönelirse bu onun ruh sağlığına nasıl etki eder?

Herhangi bir şeyle uğraşmış olmak, ona emek vermiş olmak, bir insanın ruh sağlığı için koruyucu, geliştirici bir etki yapar. Mesela rahatlık duygusu sağlayabilir. Bir kişi eğer saldırgansa, bir işle uğraştığında rahatlayabilir ve bu saldırganlığı azaltabilir. Veya aşırı enerjik bir kişiyi bir şeyle uğraştırırsanız enerji oraya kanalize olur ve yatıştırıcı etki sağlayabilir. Bazen de bir iletişim yöntemi olur. Size hiçbir şey anlatmayan hasta, resim yaparak kendini ifade edebilir. Hele başarılı oldukları bir alan yakalayabilirseniz, duygularını ifade etmesinde çok önemli bir kanal açmış olursunuz. Ayrıca tamamen iç dünyasına yoğunlaşmaktan ziyade dış dünya için de bir şey yapmasına yol açarsınız. Çünkü ruhsal hastalıklarda iç dünya bir çıkmazdır. O yüzden o iç zihnin karmaşasından dış dünya uğraşısına dönmek gerekir. Aynı zamanda bu türden aktiviteler bir toplulukla beraber yapıldığı için insan ilişkilerini geliştirir. Bu da ruh sağlığı için önemli bir adımdır.

Bu terapi yöntemi kimlere uygulanabilir?

Herhangi bir yaş sınırlaması olmaksızın gelişimsel engellilerden, ruh hali rahatsızlıklarına (mood disorders-depresyon, bipolar), kaygı bozukluğundan (panikatak, fobiler)yeme bozukluklarına,kişilik bozukluklarından (paranoid, borderline, obsesive comp-osd) şizofren ve diğer psikotik bozukluklara, duygusal, fiziksel veya cinsel tacizden cinsel çeşitli travmalara, öğrenme güçlüğünden kanser tedavisi, Parkinson, romatizma gibi tıbbi rahatsızlıklara, geriatrik rahatsızlıklardan bağımlılık ve yanlış madde kullanımına kadar ya da sadece kişisel gelişim amaçlı kullanılıyor.

YST dünyanın hangi ülkelerinde daha yaygın olarak kullanılan bir terapi yöntemi?

Özelikle Amerika Birleşik Devletlerinde, Kanada’da ve Avrupa’daki hastanelerde, kliniklerde uygulanıyor.  İsrail ve Uzakdoğu’da Çin, Japonya’da da büyük bir hızla yaygınlaşmakta.

Prof.Dr.Vural KAVUNCU’nun gayret ve çalışmaları ile Kütahyamıza çok değerli bir hastahane kazandırılmış oldu. Hastane müdürü sayın Yusuf KARGILI’nın ve yeni ekibinin hızlı ve titiz çalışma neticesinde yeni bir hastaneyi Kütahya’ya kazandırmış olmanın sevincini ve haklı gururunu yaşıyoruz.Emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler….Türkiyede bir ilk olan  DPÜ Evliya Çelebi Eğitim Araştırma Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi sanatla terapi ile taçlandırılarak Kütahyalı hemşehrilerimize büyük bir hizmet sunmaktadır.Hasta kabul eden hastanemizin resmi olarak açılışının,  önümüzdeki aylarda üst düzey devlet protokolünün katılımıyla gerçekleşmesi  bekleniyor.


Web Tasarım: Arena Ajans