HAREKETLERİMİZE ENGEL; EKLEM AĞRILARI

Eklem terimi yalnızca eklemi oluşturan kemikleri değil, onları saran kapsülleri, ayrıca bağları, kirişleri, kasları, yumuşak dokuları, keseleri vb. de kapsar. Dolayısıyla herhangi bir eklem ağrısı, anatomik ve işlevsel özellikleri birbirinden farklı çeşitli yapılardan kaynaklanabilir. Eklem ağrılarının nedenleri ve ortaya çıkış mekanizmaları çok değişik olabilir; travmalar (darbeler), enfeksiyonlar, bağışıklık sisteminden kaynaklanan süreçler, metabolizma bozuklukları ve tümörler bunlara örnektir. Gene de birçok durumda neden bulunamaz.

Eklem hastalıklarında değişik şiddette belirti ve işaretler görülür. Ağrı, sertlik, şişkinlik, kızarıklık ve hareket güçlüğü bunların başlıcalarıdır. Eklem ağrıları ciddi bir nedenden kaynaklanabileceği gibi bazen genel bir hastalık durumunun habercisi de olabilir. Bu açıdan doğru tanı konması büyük önem taşır. Hastanın muayenesinde eklem dikkatle incelenir ve elle muayene edilir, olası şişkinlikler araştırılır, önemli eklemlerin hareketleri kontrol edilir. Daha sonra kan tahlilleri yapılarak kan hücreleri sayılır, sedimantasyon hızı saptanır, romatoid faktör  vb.  araştırılır.

Eklem ağrıları üç ana grupta incelenebilmektedir:

1-Travma nedeniyle oluşan eklem ağrıları (Burkulmaya, incinme bağ ve tendon yaralanmalarına, meniskus yırtıklarına, kıkırdağın hasar görmesine bağlı olarak gelişen ağrılar ve kemik hasarıyla meydana gelen kırık çıkıklarda yaşanan ağrılar).

2-Halk arasında “kireçlenme” olarak adlandırılan “Dejeneratif” eklem hastalıklarına bağlı ağrılar.

3- Romatizmal kaynaklı ağrılar.

Bu sorun herkeste görülebileceği gibi, ailesinde eklem ağrıları olan kişilerde daha etkili olabilir. Bu nedenle genetik olabileceği söylenebilir. Bunun dışında kırmızı eti fazla tüketenlerde, dengesiz ve ağır yük kaldıranlarda, eklem rahatsızlığı olanlarda, metabolizması ve bağışıklık sistemi zayıflamış olanlarda daha sık meydana gelir.

Eklem ağrılarının en fazla görüldüğü etkenler;

Osteoartrit (Kireçlenme): Eklem iltihabı farklı şekillerde oluşsa da, en fazla görülen osteoartrittir. Bu sorun genellikle orta yaşlı kişileri etkiler. Eklemlerin arasında olan kıkırdağın yani esnek dokunun yıpranması sonucunda oluşur. Bu etki ağrı, halsizlik gibi etkilere neden olur. Obez olanlar, sakatlananlar, devamlı aynı hareketi yapanlar bu konuda daha fazla risk altındadır.

Bursit (Kesecik iltihabı): Tendonları koruyan içi sıvı dolu kese olan bursaların tahriş olarak şişmesi olan bursit, çok ağrılı bir durumdur. Eklemlerde ağrı, kızarıklık, sertleşme, vücutta halsizlik gibi etkilere neden olur. Spor yaparken eklemlere aşırı yüklenme, aşırı kilolu olma, eklem hastalıkları gibi etkenler bursit sebebi olabilir. Vücutta en fazla kalça, omuz, topuk, diz ve ayak başparmağını etkisi altına alır. Dinlenme ve tedavi sayesinde kısa sürede geçirilebilecek bir sorundur.

Tendinit: Kasların kemiklere bağlanmasını sağlayan tendonlarda iltihaplanma, şişme ya da tahriş olma gibi durumlar tendinit olarak tanımlanır. Bu sorun yaşlılık, tendonların esnekliğini kaybetmesi ve aşırı kullanma sonucunda oluşabilir. Vücutta yaygın ağrı, halsizlik, yorgunluk gibi etkilere neden olur.

Eklemleri aşırı kullanma: Uzun süre eklemleri aşırı kullanma kireçlenme etkisi gösterebilir. Egzersiz programlarına başlamadan önce, hafiften ısınma hareketleri yapmak, eklemlere fazla yüklenmemek gerekir.

Yaralanmalar: Darbe sonucunda eklem ağrılarının meydana gelmesi söz konusu olabilir. Bu tür eklem ağrıları için dinlenmeyle hafifleme etkisi görülür. Ancak bazı ciddi yaralanmalarda eklemlerde osteoartrit gelişmesi gözlenebilir.

Gut hastalığı: Bu rahatsızlık eklem iltihaplanması şeklinde yaşanır. Vücutta ürik asit üretiminden kaynaklanan gut hastalığında, vücutta biriken asit eklemlerde sertlik, şişme, ağrı gibi etkiler yapar. Bu daha çok genetik özelliklerden, cinsiyet, alkol kullanımı, fazla et tüketimi gibi etkenlerden kaynaklanır.

TEDAVİ

Ağrı tedavisine yönelik olarak tedavide ağrı kesicilerin ve topikal ilaçların kullanımı oldukça sıktır. Ama bu tip ilaçların düzensiz ve çok kullanılması vücuttaki bütün organlara zarar vermekte ve başta mide sorunları, karaciğer ve böbrek yetmezliği gibi  daha bir çok soruna yol açmaktadır. O yüzden Aile Hekiminizin önereceği ilaçları kullanmak gerekmektedir. Eğer ilaçla tedaviye yanıt alınamazsa aşağıdaki müdahaleler ve uygulamalara geçilmelidir.

Akupunktur Tedavisi:  Eklem ağrıları tedavisinde genellikle 2 farklı yöntem uygulanmaktadır. Bunlar, geleneksel akupunktur ve şok tedavileri şeklinde sıralanır. Bu yöntemlerle oluşan eklem ağrıları önlenmeye çalışılmaktadır.

Kaplıca Tedavisi: Kaplıcalar, içinde bulunan ısı ve mineral suların verdiği etkinin yanı sıra, oluşan basıncın etkisiyle belli bir süre uygulanan kaplıca tedavisi eklem ağrıları tedavisinde kullanılmaktadır. Ama birçok eklem ağrılarına karşı sıcak kaplıca uygulaması tavsiye edilmemektedir. O yüzden ilgili Doktorun önerilerine göre hareket ediniz.

Cerrahi Müdahale; “Dejeneratif” olarak adlandırılan eklem hastalıklarında, örneğin kireçlenmelerde genellikle diz ve kalça eklemleri etkilenmektedir. Hastalığın ilk evrelerinde tedavi için kilo vermek, uygun egzersizlerin yapılması ve fizik tedavi yöntemlerinin uygulanması yeterli olabilmekteyken; ileri safhalarda tedavi için eklem protezleri gerekebilir.

Protez Ameliyatları; Eklem protezleri, hastalarda ağrının tamamen geçmesini sağlamakta oldukça başarılı bir yöntemdir. Gelişen teknolojiler sayesinde başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir ancak protez ameliyatını gerçekleştiren ekibin alanında uzman ve tecrübeli olması büyük önem taşır. Öte yandan, hastaya protez yapılmadan önce vücudunun herhangi bir yerinde enfeksiyon odağı olmadığı tetkik edilmelidir. Örneğin ufak gibi görünen bir diş ve dişeti iltihabından, basit bir idrar yolu enfeksiyonuna kadar, enfeksiyon odakları saptanmalı ve hastada bu tür enfeksiyonlara rastlandığı takdirde, öncelikle enfeksiyon odakları kurutulmalı sonrasında ameliyat yapılmalıdır. Eklem protezleri hastanın şikayetlerine son verme özelliğine sahip olmasına karşın; belli bir süre sonra gevşeyebilmektedir. Öte yandan, günümüzde ileri teknoloji ve tekniklerle yapılmış eklem protezlerinin ömrü 15-20 yıla kadar uzamıştır. Ağrı nedeniyle uyuyamayan ve yürüyemeyen eklem hastaları için bu göze alınabilir bir durumdur.

Unutmamak gerekir ki; Siz hiçbir zaman bir Doktorun yerini tutamazsınız. O yüzden Doktorunuza danışmadan hiçbir şekilde kendi başınıza karar vermeyin. Bu tip bir rahatsızlığınız varsa Aile Hekiminize mutlaka danışın… SAĞLICAKLA KALIN…..


Web Tasarım: Arena Ajans