Connect with us

ALAADDİN UYGUN

İNSANA SAYGI VE GÜRÜLTÜ

İnsanlar son zamanlarda malesef insan olduklarını unuttu ve etrafmız magandalarla, bribirine saygı göstermeyenlerle, yaşlıya, engelliye hor bakanlarla, gürültü senfonisi ile, hemen kavgaya tutuşanlarla doldu taştı.

Eski kültürümüz ile şimdiki kültürümüz arasında dağlar kadar fark oluştu. Bu farkın farkına varmadığımız müddetçe bakalım daha neler yaşayacağız. Yine eskiden gürültü yaparak satış yapması gerkenler, yani seyyar satıcılar, bir sokağa girdiğinde önce pencerelere bakardı, eğer pencerede sarı çiçek sakısısı varsa fazla gürültü etmezlerdi, yani o çiçekle satıcıya mesaj veren içeriğin önemini bilen satıcıda o pencerenin önünde gürültü yapmaz ve hastaya saygı adına susar geçerdi. İşte bu ince nüansın kaybolduğu günümüzde öyle korkunç gürültü şekilleri çıktıkı şamamak mümkün değil.

Arabalarında yüksek sesle müzük d,inleyip çıkardıkları cıtak, cıstak sesle hava atanlarmı ararsın, egzozunu maksus çatlattırp etrafı aşırı yüksek egzoz sesi ile kulakları sağır edenlerimi, evinde yüksek seslem müzik dinleyip alt, üst komşusunu taciz eden öyle çokki. Böylesi örnekler çoğalır. Halıcı geldi, hurdacı geldi, sebzeci geldi sesleri öyle çoki, inanın pazar yerinden bile fazla ses çıkmakta etrafımızda . Sese duyarlılık azaldıkça toplumsal cinnet halimiz arttı. Birbirine saygısı olmayan bizlerin neden bu kopuş sürecinde kendimizi düşünür olup etrafa saygı duymayan bir yapıya neden büründük iyice sorgulanması lazım bir konu.

Çevreye duyarsızlık, insana duyarsızlık derken, süs çiçeklerini koparan, yere tüküren, piknik yerindeki musluğu söken, ambulansa yol vermeyen, acil çağrı merkezini sapıkça meşgul eden yaya geçidinde durması yavaşlaması gereken sürücünün gaza basması , egzozoundaki gürültüden haz duyan bir ruh halinin nasıl bir ruh hali olduğunu uzmanlar bile akıl erdiremezken acaba diyorum bu işin çözümü yasal yani cezai yaptırımlarlamı çözülür derken, Gürültü kirliliğine karçş yasalarımız var, acaba tam uygulanmıyormu yada, ceza uygulanıyorsa neden caydırıcı değildir buna bakmak lazım.

Yere tüküren birine illet olurum, birine ya yatın be adam dedim, sana ne ulan lafını duydum, yani adam hem suçlu hemde beni dövecek bir ruh halinde, işte sorun bu. Çözüm yasal cezai yollarla dahi çözülmüyor demekk, ahlaki bir sorun var. Camilerde hocalarımız bu konuyu ele almalı, hem dini hem ahlaki yönler, anlatması lazım. Sorun artık sorun olmaktan çıkmış, içinden çıkılmaz bir hal almıştır. İnsanım insan yabancı değil şiirimdede betimlemiştim, önce insan olduğumuzu hatırlayıp bir birimize saygıyı öğrenmek zamanıdır şimdi deyip, ahlaki bir sorgulama içine girmek zorundayız.

Günün sözü… İyiliğe gücün yetmiyorsa, bari kötülük yapma

 

Continue Reading

Facebook

Öne çıkanlar