Connect with us

DR. CEM ÇERKEŞ

KOLESTEROL VE TRİGLİSERİD NEDİR?

Damar sertliği (ateroskleroz) ve koroner kalp hastalıklarının gelişiminde yağ metabolizmasına ilişkin bozukluklar büyük öneme sahiptir. Kolesterol ve trigliseridler vücuttaki en önemli yağ molekülleri arasında yer almaktadır.

Kolesterol vücutta yaşamsal öneme sahip olan bir maddedir. Vücudumuzdaki bütün hücrelerin yapısında bulunan kolesterol, safranın ve bazı hormonların da temel bileşenidir. Gıdalar ile alınabildiği gibi, vücutta da sentezlenmektedir. Kanda yüksek miktarlarda bulunması zararlıdır.Trigliserid ise besinlerdeki enerjinin vücudumuzdaki hücrelere taşınmasında görevlidir.

Kolesterol ve trigliseridler suda çözünmedikleri için, dolaşımda lipoprotein adı verilen proteinler aracılığı ile taşınmaktadır. Lipoproteinlerin yoğunlukları, içeriklerindeki kolesterol ve trigliserid yapısına göre değişkenlik göstermektedir. Lipoproteinler  yapısal özellikleri, yoğunluklarına göre 5 gruba ayrılmaktadır.

HDL (High DensityLipoprotein-yüksek dansitelilipoprotein): En yoğun ve en küçük hacimli olan lipoproteindir. Damar duvarındaki kolesterolü alarak karaciğere taşımaktadır. Bu şekilde kolesterol karaciğerde safra asitlerine dönüşmekte ve barsaklar aracılığı ile vücuttan uzaklaştırılmaktadır. Kan düzeylerinin yüksekliği, kalp krizi olasılığını azalttığı için “iyi kolesterol” olarak da bilinmektedir.

LDL (Lowdensitylipoprotein-düşük dansitelilipoprotein): Yoğunluğu daha az olan bir lipoproteindir. Karaciğerde sentezlenen kolesterolü dokulara ve kan damarlarına taşımaktadır. Kan değerlerindeki yükseklik kalp ve damar hastalığı riskini arttırdığı için “kötü kolesterol” olarak da bilinmektedir.

VLDL (Verylowdensitylipoprotein-çok düşük dansitelilipoprotein), IDL (ara dansitelilipoprotein) ve şilomikron ise düşük dansiteli diğer lipoproteinlerdir.

Hiperkolesterolemi, Kandaki lipitlerin özellikle kolesterolün yükselmesine çeşitli iç ve dış faktörler sebep olur. Hastaların bir kısmında yağ metabolizmasında bir bozukluk vardır. Bunların birçoğu genetik nedenlere bağlıdır. Ailevî hiperkolesterolemi bu gruptandır. Ayrıca şeker hastalığında ve tiroit bezi bozukluğunda, nefrotiksendromda lipit metabolizması bozulur.

Dış faktörlerin en önemlisi diyetle alınan yağ miktarının fazlalığıdır. Diyetle alınan kolesterol ve doymuş yağların fazlalığı kandaki kolesterol ve lipit seviyelerinin yüksekliğine sebep olur. Diyetle alınan yağın miktarı gibi yağın kalitesi de çok önemlidir.

Doymuş yağ asitlerini içeren yağlar (hayvansal yağlar), tereyağı, yemeklik yağlar, margarinler zararlıdır. Zeytinyağında bulunan oleik asit de kısmen doymuş yağdır. Doymamış yağ asitlerini içeren yağlar ise kandaki kolesterol ve lipit seviyesini diğerleri gibi artırmazlar.

KOLESTEROL VE /VEYA TRİGLİSERİD YÜKSEKLİĞİ

Kan kolesterol ve/veya trigliserid düzeylerindeki yükseklik, günümüzde en önemli ölüm nedenleri arasında yer alan koroner arter hastalıklarının gelişimi için önemli bir risk faktörüdür.

Dolaşımdaki yüksek miktardaki kolesterol, damarların iç yüzüne yapışıp buralarda plaklar oluşturmakta, kolesterol dışındaki bazı maddelerin de eklenmesiyle bu plaklar büyümekte ve damarları tıkamaktadır. Günümüzde çok yaygın olan bu hastalık, damar sertliği olarak da bilinmektedir. Damar tıkanıklığının kalp damarlarında oluşması koroner arter hastalığına ve kalp krizine, beyin damarlarında oluşması ise beyin işlevlerinde bozukluk ve felce neden olmaktadır.

Kolesterol ve/veya trigliserid değerleri yüksek olan kişilerde, bu yükselmeden sorumlu olabilecek diğer hastalıkların varlığı da (şeker hastalığı, hipotiroidi, bazı karaciğer hastalıkları, kronik böbrek yetmezliği gibi) mutlaka araştırılmalıdır.

Günümüzde kolesterol, trigliserid ve lipoproteinler için belirlenmiş olan hedef değerler bulunmakta olup, bu değerlerin üzerinde, yükseklik derecesine bağlı olarak hastalık gelişme riski de artmaktadır. Aşağıda kandaki yağ değerleri için belirlenmiş olan hedef değerler ve yükseklik derecesinin tanımları yer almaktadır.

Total kolesterol ;          İstenen Düzey :  200 mg/dl nin altı

Yüksek               : 200-239 mg/dl

                                        Çok Yüksek        :  240 mg/dl nin üzeri

Trigliserit            ;           Normal              : 150 mg/dl nin altı

                                         Sınırda Yüksek  : 150-199 mg/dl

Yüksek                :200-499 mg/dl

                                         Çok Yüksek         :500mg/dl  ve üzeri

LDL-Kolesterol  ;           Optimal                 :100 mg/dl nin altı

                                         Optimale yakın   : 100-129 mg/dl

                                         Sınırda yüksek     : 130-159 mg/dl

Yüksek                  : 160-189 mg/dl

                                          Çok yüksek           : 190 mg/dl nin üzeri

HDL-Kolesterol  ;            Düşük                   : 40 mg/dl nin üzeri

Yüksek                  : 60 mg/dl nin altı

HİPERKOLESTEROLEMİNİN VÜCUDA ETKİLERİ

Kanda aşırı miktarda bulunan kolesterol yavaş yavaş (yıllar içinde) damar duvarında birikir. Bu birikim sonucu o damarda daralma, tıkanma ortaya çıkar. Bu durum bir su borusunda pisliklerin birikmesine benzetilebilir. Kolesterol hangi damarda birikmişse o damarla ilişkili sorunlar ve hastalıklar ortaya çıkar. Kolesterol yüksekliğinde belirti ve bulgular çoğu zaman ani kolesterol yükselmesine bağlı değildir, uzun süreli kolesterol yüksekliğinin damar duvarında kolesterol birikmesine yol açmasının sonucudur. Yani kolesterolünüz şu andaki değerinin 2-3 katına yükselse ve 3-4 saat yüksek kalsa size bir zararı olmaz. Asıl sorun sizde daha önce uzun süreli kolesterol yüksekliği olmasıdır. Kalbi besleyen damarlarda (koroner arter) kolesterol birikimi bu damarlarda tıkanma ve daralmanın sonucu göğüs ağrısı, kalp krizi ve kalp yetmezliği gibi sorunlara neden olur. Bunların sonucu hasta koroner bypass ameliyatı (cerrahi olarak darlığın ortadan kaldırılması) veya anjiyoplasti (balonla daralmış koroner arterin genişletilmesi) işlemine ihtiyaç duyabilir. Beyini besleyen boyun damarlarında kolesterol birikimi olması felçlere, konuşma bozukluklarına, dengesiz yürümeye, bilinç kaybına yol açar. Böbrek damarlarında kolesterol birikimi yüksek tansiyon ve böbrek yetmezliğine yol açabilir. Ana atardamarda (aort) kolesterol birikimi de tehlikelidir. Buradan kopan kolesterol birikintileri daha küçük damarları tıkayarak çok değişik sorunlara yol açabilirler: Bağırsağı besleyen damarları tıkayarak bağırsak ölümüne, göz damarlarını tıkayarak körlüğe, bacak damarlarını tıkayarak kangrene yol açabilirler.

Kolesterol yüksekliğine bağlı sorunlar ortaya çıktığı zaman hasta geç kalmış olabilir; bu nedenle kolesterol yüksekliğini önlemek, yükselmişse düşürmek çok önemlidir.

Kolesterol ve yüksek tansiyon arasında doğrudan bir ilişki yoktur. Yani kolesterol yüksekliği yüksek tansiyona, yüksek tansiyon kolesterol yüksekliğine yol açmaz. Ancak ikisinin hedefi ve zarar verdiği organ aynıdır: Kan damarları. Yüksek tansiyon kan damarındaki basıncı yükselterek aşınma, yırtılmalara neden olur. Bu durum su borusu içindeki basıncın artmasına bağlı sorunlara benzetilebilir. Yüksek kolesterol de damar duvarında kolesterol birikimine yol açarak damarlarda daralma, tıkanmalara yol açar. Yüksek tansiyon ve kolesterol yüksekliği kan damarına diğerinin verdiği zararın şiddetini arttırır ve ortaya çıkmasını çabuklaştırır. Bu nedenle hem kolesterol yüksekliği hem de yüksek tansiyon tedavi edilmelidir.

TEDAVİ

Hiperkolesterolemiyi tedavi etme nedeni, kolesterol düzeyini dar bir aralığa sokmaktan çok, koroner arter hastalığı (KAH) riskinizi azaltmaktır. KKH riskini azaltmada kullanılan temel tedavi, beslenme ve yaşam tarzının değiştirilmesidir. Hipertansiyon gibi diğer durumların da tedavi edilmesi gerekebilir. KAH riskiniz yüksekse, diyet ve yaşam tarzı değişiklikleriyle işler yeterince yoluna girmediği takdirde, kan kolesterol düzeyini düşürmek için ilaç kullanmanız gerekebilir.

Birkaç yaşam tarzı değişikliği, KAH riskini azaltır. Bunlar arasında sigaranın bırakılması, Alkolün makul miktarda tüketilmesi, kilo vermek ve aerobik egzersizi artırmak vardır.

Sigara alışkanlığı

Sigarayı bırakan tiryakilerde, KAH riskinde hızla (bir yılda %50) azalma olmakla birlikte, risk düzeyi yıllardan beri sigara içmemiş olan kişilerdekine yaklaşmaz. Sigarayı bırakmanın güçlüğü ortada olmakla birlikte, bu konuda yardım görmek de mümkündür. Özellikle bırakma yönünde motivasyonu çok güçlü olanlar için, nikotinli deri flasterleri ya da nikotin sakızının yararı olabilir. Sigarayı bırakmak kan kolesterol düzeyini düşürmezse de, sigara içmeyenlerde yüksek kolesterol düzeyinin KAH’ye neden olma olasılığı daha düşüktür.

Alkol tüketimi

Aşırı Alkol tüketmenin sonuçları iyi bilinmektedir. Sosyal etkinlikler üzerindeki etkilerinin yanı sıra, kalıcı karaciğer hasarı, obezite, hipertansiyon ve kalpte hasar dahil olmak üzere, belirgin tıbbi riskler de söz konusudur.

SAĞLICAKLA KALIN…

DEVAMINI OKU

Facebook

Öne çıkanlar