BİLİM ÖNCÜLERİMİZ – SEVGİLİ ÖĞRENCİLERİMİZ

Çarşamba günü Kütahya İmam-Hatip Lisesinde Tübitak Bilim fuarının açılış programına katıldım.

Doğrusu, her ne kadar belli etmemeye çalışsam da gerçekten merak ediyor ve heyacanlanıyordum.

Merak ve heyacana sebebler çoktu.

Ömrümün en önemli çağının yaklaşık üçte birini öğretmen ve kahır ekseriyetini de yönetici olarak geçirdiğim bu okulda; heyacanımın sebeblerinin hangisinden başlayayım ve hangisinden devam edeyim..

Tüm duyguların harmanlandığı günler..aylar..ve yıllar..

Dünya değirmeninin ömrümle cedelleştiği en mühim vakitler..

Neyse uzun hikayeyi kısa keserek konuya dönelim.

Açılıştan sonra fuar salonunda karşılaşacağım manzara heyacanımı artırıyor; öğrenciler, öğretmenler ve ne yapıp ettikleri merakımı kamçılıyordu.

Bir de insanın emek verdiği öğrencilerinin aynı okulda yönetici ve öğretmen olarak bulunmaları ayrı bir duygu seline kapılmama sebeb oluyordu. 

Açılış yapıldı.

Bilim fuarının standlarını gezmeye başladık. 

Aman! Allahım! Neler neler..

Hemen girişte; Matematikle Aritmetiğin farkını  anlatan, el emeği göz nuru çalışmalar ve öğrencilerin anlatımları..

Öğretmenlerinin haklı gururlarıyla öğrencilerinin gayretlerini öven ve takdirlerini ifade eden sözleri..

Bir öğrencinin okuduğu Asr suresinin, anlamı ve İngilizcesinin diğer iki öğrenci tarafından yapılması..

Fizik, Kimya konularının laboratuar ortamında pratik öğrenme yönteminin anlatıldığı stantlar..

Ebru ve hat sanatlarının icra edildiği öğrenci gösterileri ve eserlerinin sergileri..

Edebiyata dair özgün eserlerin sergilendiği stant ve anlatımlar..

Ve daha neler neler..

Anlattıklarım bilim fuarını gezdiğinizde göreceklerinizin çok az bir kısmı.

Doğrusu ben hayranlıkla gezdim ve gururla öğrenci ve öğretmen arkadaşlarımı dinledim.

Bu kadarını beklemiyordum doğrusu.

Benim tahminimin fevkinde bir manzara ile karşılaştığımı söylesem kendi adıma mübalağa etmiş olmam.

Mesela; tatile çıktınız. Evde çiçekleriniz var. Onların su ihtiyaçlarını sizin olmadığız zaman diliminde nasıl karşılanacağına ait bir çalışma. 

Giderseniz görürsünüz. Ben anlatmayayım da gitmenize vesile olsun. 

Ondan da öte afacan bakışlı, hafif saçları afili taramış, kendinden emin ufak tefek Yusuf ve keşfini anlatışı, bitirim mi bitirim..

Yusuf’un adını da fuar gezimden sonra öğrendim aslında.

Bir esnafımızı ziyaret ederken geldi Yusuf. 

Konuşmalarından esnaf arkadaşımızın oğlu olduğu anlaşılıyordu. Elindeki çantadan da öğrenci olduğu..

Tebessümle “Hangi okula gidiyorsun?” dedim.

Kütahya İmam Hatip Orta okuluna dedi.

“Bi dakika dedim. Sen biraz önce İmam Hatip Lisesindeki açılışını yaptığımız fuarda çiçeklerin kendi kendilerini sulamalarına ait pratik yöntemi anlatan öğrenci değil misin? Hatta ben sen konunu anlattıktan sonra Belediye Başkanımıza park ve bahçe işleri müdürün hazır başkanım demiştim” dedim.

Yusuf hemen “Evet! Evet! Tamam. Öyle demiştiniz. Bildim.” dedi.

Ve o tanışıkla Yusuf bana, güzel yazı yazma yeteneğini sergileyen eserlerini de takdim etti heyacanla.

Yusuf kitap okumayı da çok sevdiğini ifade ederek, benim teşekkür ve takdirlerimin de muhatabı oldu.

Yusuf’un babasının bu diyaloğumuzdan haklı olarak büyük keyif aldığını da müşahede ediyordum.

Bu arada esnaf arkadaşım bana Yusuf’u İmam – Hatibe gönderme nedenlerinin başında inancını öğrensin arzusu olduğunu da ifade ettiği sohbet sonrası ayrıldık.

O gün daha bir keyifiydim. 

Manzara umuttu.

Çocuklarımızın gözleri çakmak çakmaktı.

“İlim Çin’de de olsa arayın bulup, alın” önder buyruğunu konu alan öğrenci fuarı bir ufuktu.

Ufukta bilgi vardı..

Gayret vardı..

Heyacan vardı..

Ufukta aydınlık yarınların kurucu bireyleri öğrencilerimizin çalışmaları ve keşifleri vardı.

Yeni Türkiyenin geldiği noktanın işaret taşları vardı.

Basınımız her halde daha  sonra burada olacak diye aklımdan geçti bir an. 

Bence çok çok önemli ve çok çok anlamlı bir etkinlikti.

Vesile ile bu bilim fuarının kotarılmasında; başta sevgili öğrencilerimizi, öğretmenlerimizi, yöneticilerimizi, Tübitak yetkililerini ve emeği geçen tüm kişi ve kurumları ve hassaten okul Müdürümüz Hasan Ali Sarıtaş’ı candan kutluyorum.

Sürdürülmesi dileklerimle..


Web Tasarım: Arena Ajans