Connect with us

DR. KADİR GÜLER

KÜTAHYALI MEVLEVÎ BAHÂRÎ DEDE

Bu coğrafyanın en köklü çınarıdır Kütahya, Germiyândan günümüze inanç atlasıdır. Bünyesinde İslâmın köklerine bağlı tarikatları barındırır. Her bir çınarı Mevlevîdir, Halvetî- Bayramîdir, Kadirîdir, Nakşîdir, Bektaşîdir, Rufâidir.

Hz. Mevlânâ soyuna dayanan Kütahya Mevlevîliği Sultan Veled’in kızı Mutahhara Âbide Hatun’un oğlu Argun Çelebî eliyle Kütahya’da kök salmış ve Kütahya, Konya’dan sonra önemli bir Mevlevîlik merkezi olmuştur.

Kütahya Arguniyye Mevlevîhânesinde yetişen Çelebîler, on yedinci asırdan itibaren İstanbul’da Dede olarak vazifelendirilince İstanbul Mevlevîhânelerinin birçoğunun Çelebî Dedelerinin soyunun Kütahyalı Mevlevîlerine dayandığı görülmektedir.

İstanbul’da meşhur beş Mevlevîhâne mevcuttur. En eski Mevlevîhâne Galata, eski adıyla Kulekapı Mevlevîhânesi 1491 yılında II. Bâyezîd zamanında Beyoğlu’nda kurulmuştur. Bu Mevlevîhâne’nin ilk Şeyhî Kütahyalı Abapûş Velî Balı Sultân’ın Afyon Mevlevîhânesinde Şeyhlik yapan ve Sultân Dîvânî adıyla meşhur oğlu Semâî Mehmet Çelebî Dede’dir.

Yenikapı Mevlevîhânesi Şeyhî Kütahyalı Ali Nutkî Dede tarafından yetiştirilen Şeyh Gâlib’in Dedelik döneminde önemi artan Galata Mevlevîhânesi, 1816 yılında Kütahyalı Sahîh Ahmet Dede’nin oğlu Kudretullah Dede ve 1871 yılında Kudretullah Dede’nin oğlu Atâullah Dede tarafından 1910 yılına kadar yaklaşık doksan dört yıl idare edilmiştir. Kısaca Galata Mevlevîhânesi’nin kuruluşunda ve son yüzyılında Kütahyalı Mevlevîlerin önemli katkısı vardır.

Osmanlı sınırları içerisinde meşhur on iki âsitâneden biri ve İstanbul Mevlevîhânelerinin ikincisi olan Yenikapı Mevlevîhânesi 1597 yılında Mevlânâkapı’da açıldı. 1746 yılında Kütahya Köprüörenli Seyyid Ebubekir Dede’nin bu âsitâneye Şeyh olarak atanmasından sonra Yenikapı Mevlevihânesinde tekkelerin kapatıldığı 1925 yılına kadar yani 179 yıl Kütahyalı Mevlevîler şeyhlik yaptı.

İstanbul Mevlevîhânelerinden Kasımpaşa Mevlevîhânesi 1610 yılında kurulmuş üçüncü mevlevîhânedir. Beşiktaş Mevlevîhânesi olarak da bilinen Bahâriyye Mevlevîhânesi 1621 yılında İstanbul Eyüp’te kurulan dördüncü Mevlevihânedir. Üsküdar Mevlevîhânesi 1792 yılında İstanbul’da açılan son Mevlevîhânedir.

Mevlevîlik tarihine Konya’dan sonra damga vuran ikinci şehir olan Kütahya’nın başta Galata ve Yenikapı Mevlevihaneleri olmak üzere İstanbul Mevleviliğine hizmet eden evlatlarından biri de Bahârî Dede’dir. İstanbul’un Eyüp semtinde yer alan Bahârîye Mevlevîhânesi’nin Çelebîlik makamı tarafından tayin edilen son şeyhlerinden biri olan Midhat Bahârî, 1875 yılında Eyüp Taşlıburun Sâdî Dergâhı’nda doğdu.  Babası Kütahya’da doğmuş ve Kütahya’da eğitimini tamamladıktan sonra Askerî Mahkeme Başkâtipliğine kadar yükselmiş olan Muhammed Nuri Efendi, annesi Sâdî Dergâhı şeyhi Süleyman Efendi’nin kızı Fatma Âliye Hanım’dır.

Bahârî Dede’nin asıl adı Ahmet Midhat’tır. Soyadı kanunundan sonra Beytur soy ismini alan Bahârî Dede, çocuk yaşlarda babasını kaybetti. Dedesi Süleyman Efendi’den ilk dinî ve ilmî eğitimini aldı. Hamîdî Mektebini ve Eyüp Askerî Rüşdiyesi’ni bitirdi. Bu yıllarda Bitlis defterdarı olan ağabeyi İsmail Zihni Bey’in yanında İdâdî okudu. 1897 yılında Maliye Kalemi’nde memur olarak vazifeye başladı. Bir ara Akşehir’de Edebiyat öğretmenliği yaptı.

Bir diğer ağabeyi Mustafa Re’fet Efendi’den ve Bahariye Mevlevîhânesi şeyhi Hüseyin Fahreddin Dede’den Farsça dersleri aldı. İstanbul Dârü’l-fünûn’u müderrislerinden Hüseyin Avni Efendi’den Arapça öğrendi. 1898 yılında Eyüp Hatuniye Nakşibendî Dergâhı Şeyhi Hoca Hüsâmeddin Efendi’den mesnevîhânlık icâzeti aldı.

Bahârî Dede, bu yıllarda Eyüp Sultan Bahariye Mevlevîhanesi Şeyhi Hüseyin Dede’den sülûkunu tamamladı. 1916 yılında Veled İzbudak Efendi tarafından Kasımpaşa Mevlevîhânesi’ne mesnevî-hân olarak vazifelendirildi. Bahariye Mevlevihânesi Şeyhi Hüseyin Fahreddin Dede’nin riyasetinde çilesini çıkarıp semâzen ve akabinde 1924 yılı sonlarında Konya Makam Çelebîsi Abdülhalim Çelebî’den destâr alarak Şeyh oldu. 1925 yılında dergâhlar kapatıldığında Mesnevîhân olarak vazife yapıyordu. Tekkelerin kapatılmasından sonra bir süre Devlet kademelerinde vazifelendirildi. Türkiye Sanayi Bankası’nda ve Sümerbank’ta memur, başkâtip ve şef olarak çalıştı. 1945 yılında emekli oldu. 1959 yılında açılan İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü’nde bir süre Farsça dersleri verdi.

Küçük yaştan itibaren şiir yazan ve çeşitli gazete ve dergilerde yazılar kaleme alan Bahârî Dede, emekliliğinden sonra Mevlevîlik araştırmalarına hız verdi. Ehl-i Beyt ve Mevlânâ aşığı olan Bahârî Dede, “Mesnevî Gözüyle Mevlânâ” adlı bir eser yazarak Mevlânâ’nın felsefeci ve hümanist olmadığını, İslâm’ı bilmeden Mevlânâ’yı anlamanın mümkün olamayacağını anlattı. Ona göre gerçek Mevlevîler ölüm korkusu duymaz, kınanmaktan korkmaz ve yaşlılık dönemlerinde bunamazdı.

1971 yılında vefat eden/sırlanan Bahârî Dede’nin kabr-i şerifleri İstanbul Göztepe Sahra-yı Cedîd Kabristanı’ndadır. Said Efendi’nin kızı Fıtnat Hanımla evlendi. Mutahhara ve Destina adlı iki kızı olan Bahârî Efendi’nin çok sayıda eseri ve tercümeleri mevcuttur. Kütahyalı bu Mevlevi Şeyhiyle ilgili Emin Işık Hoca’nın önemli araştırmaları mevcuttur.

ŞİİRLERİNDEN SEÇMELER

Zarf-ı dildâr açılup leyl nehâr oldu bize

Bir güneş yüzlü mehin aşkı şiâr oldu bize

Feyz-i Pîrim ile bak şimdi bahâr oldu bize

Ne şuyuz, ne buyuz, bâğ-ı Hudâ bülbülüyüz

Mevlevîyiz, Alevî, şâh-ı velâyet kuluyuz.

*********

Sanma beyhude döner vecde gelen âşıklar

Mest-i cânân olarak akla vedâ eylerler

Nâydan bang-ı elestiyi duyup âh ederek

Hakkı âguşa sorar öyle semâ eylerler.

*********

Hâk olur pâyine hep kafile-i illiyyin

Kıble-i vechine hep secde eder ehl-i yakîn

Ayn-i Hak nur-i ilâhidir onun bürhânı

İşte vaz’ ettiği dîn, işte şu Kur’an-ı mübîn

*********

Döner bembeyaz tennurisiyle Mevlevî sanki

Sabah-ı aşktır doğmuş tecelligâh-ı vahdetten

O bir şehbâz-ı Haktır, kolları açıkta bir seyr et

Uçar sermest-i aşk olmuş cemâl-i rabb-i izzetten

Continue Reading

Facebook

Öne çıkanlar