ALAETTİN-GÜVEN

YAŞAMAK BÖYLE BİR ŞEY

Her kişinin

İlkin hayata dolu dizgin:

Yürümeyi unutarak koştuğu

Yorulmayı lügatlerden sildiği

Gezegenini tek dünya bildiği

Güç zehirlenmesi yaşadığı

Hep ben türküsü söylediği

Yürürken yeri delebileceğini sandığı

Başının dağlara ulaşabileceğini ve hatta aşabileceğini düşündüğü

Ölmeyecekmiş gibi dünyaya yapıştığı

Önden gidenlerden ibret almadığı

Önderi ve öncüleri yatsıdığı

Eşyanın içinde boğulduğu

Altında ezildiği

Mal ve evlat hırsının hat safhaya vardığı

Kulaklarının sadece kendi arzularını dinlediği

Gözlerinin kendinden başkasını görmediği

Biriktirme hırsının gönlünü daralttığı

Zenginleştikçe fakirleştiğinin farkına varmadığı

İnançla terbiye edilmemiş gururun erdemden uzaklaştığı

Yalnızlığını farketmediği

Zayıflığını bilmezden geldiği

Ezip geçmeyi marifet saydığı

Anayı babayı unuttuğu

Dostluğu çıkar ilişkisi sandığı

Çıkarlarının esaretine kapıldığı

Sendelediği

Sersemlediği

Uyuduğu

Unuttuğu

Zamanlar olur…

Sonra tüm bunlara:

Sırtını döndüğü

Eyvah dediği

Ah u figan eylediği

Gençliğim elime bir geçse dediği

Ah bu aklım önceleri olsaydı dediği

Sıhhatim dönüp gelse diye iç geçirdiği

Boşa giden vakitlerine dövündüğü

Kırdığı gönüllerden kaçtığı

Pişmanlıklara gark olduğu

Vakitler gelir..

Kalmışsa eğer kolundan tutunup dayanabileceği biri

Tutar kolundan

Yaslanır

Döner arkasını yaşanmış bir hayata

Ve O’na doğru yürür gider..

Elinde varsa eyvallahı

Tevbeye yaslanmışsa

Duaya kalkmışsa elleri

Bırakmışsa ardında hoş bir sada

Zengindir

Güçlüdür

Ve vaadedilen kutlu beldeye doğru yürüyordur

Ne mutlu ona..

Ve hayatına..


Web Tasarım: Arena Ajans