tuncayvarol

O HALDE KUCAKLAŞILIR

15 gündür biri 10, diğeri 14 yaşında olan iki çocuğuma cevap vermekte zorlanıyorum. Sorular o kadar basit, cevapları ise bir o kadar karmaşık. Neden birbirimizi vuruyoruz, neden Türk askeri Türk askerini tutukluyor, bunlar kim, okullar ne olacak, OHAL de ne demek, ne olacak?  Sorular sorular… Çocuklarımızın ruh halini bozanlara, iki cihanda hakkımı helal etmeyeceğim.

Ama buradan çıkış ve soruların cevabı da bir o kadar basit. OHAL de kucaklaşacağız ve safları sıkı sıkı tutacağız. Bu alçak ve beyinsizce kalkışmaya katılmamış, düşünmemiş ve zekasının kenarından bile bunlara prim vermeyen herkesle kucaklaşacağız. İnanılmaz güzel bir fırsat yakaladık. O gece sokakta  bu geri zekâlılar (darbeciler) dışında en ufak bir halk kitlesi yoktu. En marjinalinden, en uç guruplara kadar kimse bu aptalca kalkışmaya prim vermedi. İşte o kesimin tamamı ile kucaklaşma ve ortak çıkarda buluşma vaktidir. 2. dünya savaşında yerle bir olan Almanya ve kafasına iki bomba yiyen Japonya bu kalkınmayı gerçekleştirdi. Sıra bizde, ortak çıkar, ortak sevda derdinde olan herkes kucaklaşma iklimine girmeli. Sağı solu, doğusu batısı, etnik köken farklılıkları. Bunların dert olmadığı herkesin ortak sevdasının bu ülke olduğunu bir kez daha gördük. Bu farklılıklarımızın dert olduğunu bizlere dikta etmeye çalışan dış güçler geçmişte çok canımızı yaktı. Artık buna fırsat vermemek gerektiğini bir kez daha gördük. Ricamdır, herkes kendi görüşünde olamayan bir kişiyi alsın ve kucaklasın, bir dinlesin, empati kursun. Ne diyor bu, niye böyle düşünüyor, haklı olabilir mi bizler yanılıyor olabilir miyiz diye düşünsün. Çünkü kim olursak olalım bu ülkeyi hiç birimiz bir diğerinden daha çok seviyor olamayız. Hepimizin ortak sevdası bu ülkede huzurlu ve zengin yaşamaktır. Çok hatalar yaptık hala da yapıyoruz. Ön yargıdan ve kişisel ihtiraslardan ayrılamıyoruz, hala “Kamil başkan o gece neredeydi”, yok “meydanda yanlış bir pano vardı.” Yapmayın etmeyin kucaklaşma iklimine siz de girin. Kişisel dertleri bir kenara bırakın ve bu ortak çıkarda kucaklaşın. Safları sık tutarsak aramıza şeytanı sokmayız.

Biraz da bizden. Uzun süredir yazmıyordum, fakat sevgili kardeşim Mehmet Yaylıoğlu’nun “yaz” demesi ile yeniden başladık. Sağ olsun var olsun.

Demokrasi nöbetlerini ihmal etmeyin, insanları incitmeyin. Demokrasi nöbetinden tam puan alanları ve Kütahya değerlendirmesini bir sonraki yazımızda yapalım. Kim kimdi? Kim ne yaptı? Bunu da bir dahaki yazımızda sizlerle paylaşalım. Tekrar ediyorum, safları sık tutun, aramıza şeytanı sokmayın. Herkes bu ülkeyi çok ama çok seviyor. Ne sen benden fazla, ne de ben senden daha fazla.

Saygı, sevgi ve hoşgörü ile…



Web Tasarım: Arena Ajans