BU GÜNLERE NASIL GELİNDİ? FETÖ NEDİR?

Ülkemiz son günlerde gerçekten çok sıkıntılı günler yaşıyor. FETÖ yıllardır devam eden örgütlenmelerinin sonucu, ülkemizde bir rejim değişikliği için düğmeye basarak emellerine ulaşmak için darbe girişimde bulundu. Allah’a şükür AKP, CHP ve MHP ve Türk halkı el birliği yaparak darbe yanlılarına dik ve karşı duruşlarıyla imkân vermedi.

Geçmiş yıllarda birçok aydın, akademisyen, gazeteci ve hukukçular, FETO tehlikesini yıllar önce görmüşlerdi. Yetkilileri de yazdıkları kitapları ve köşe yazıları ile uyarmışlardı. Bunların çoğu da suikastlar sonucu öldürülmüşlerdi. Birçoğunun da halen failleri belli olmamıştır.

Benim kitaplarını okuduğum ve FETO tehlikesini önceden gören 15 kişiden bahsedeyim.

UĞUR MUMCU: Araştırmacı gazetecilik deneyiminde sadece FETO için değil, laiklik karşıtı faaliyetler yürüten örgüt ve sözde tarikatlar hakkında yaptığı çalışmalarla kamuoyunu ve devleti uyarmıştır. 24 Ocak 1993’de bombalı suikast sonucu öldürüldü.

AHMET TANER KIŞLALI: Laiklik ve Atatürkçülük üzerine çalışmaları olan önemli bir akademisyendi. O da sadece FETO için değil, genel olarak laiklik karşıtı faaliyetlerde bulunan sözde tarikatlar hakkında kitaplar yazdı. Kamuyu ve devleti uyaran isimlerin başında oldu. 21 Ekim 1999’da o da bombalı saldırı sonucu öldürüldü.

NECİP HABLEMİTOĞLU: 18 Aralık 2002’de uğradığı suikast sonucu hayatını kaybeden akademisyen Necip Hablemitoğlu da FETO üzerine kitaplar yazdı. FETO hakkında yazdığı Köstebek kitabını tamamlayamadan öldürüldü. Kitap tamamlanamadan yayınlandı.

HİKMET ÇETİNKAYA: Cumhuriyet gazetesi yazarı. AKP – Cemaat çatışması başladığından itibaren FETO’nun bir örgüt olduğunu yazması ile tanınır. Kitabın adı Fetullah Gülen’in 40 yıllık serüvenidir.

NUH METE YÜKSEL: FETO tehlikesini en erken fark edenlerden biridir. Uzun yıllar DGM savcısı olarak Fetocularla mücadele etti. Sonra bir seks kaseti kumpası patlak vermiştir. AHMET ZEKİ ÜÇOK: Emekli hakim albaydır. 2009 yılında TSK içinde Gülen cemaati hakkında bir soruşturmayı yönetirken görevinden uzaklaştırılarak sonunda 4 yıl 9 ay cezaevinde yattı. Fetocuların 2008 – 2012 yıllarında Kara Harp Okulundan 1460 öğrencinin çıkarıldığını, GATA’da da cemaatin örgütlendiğini ve kendi elemanlarına yer açmak için diğerlerini ekarte ettiğini yazdı.

AHMET ŞIK: FETO’yu anlattığı “İmamın Ordusu” isimli kitabı basılmadan toplatıldı. Şık soluğu cezaevinde aldı.

NEDİM ŞENER: Ergenekon davası kapsamında tutuklanan gazetecidir. FETO üzerinde araştırmalar yaptı. İstihbarat raporlarına dayalı ve belgeler üzerine Ergenokon belgelerinde “Fetullah Gülen ve cemaat” kitabını yazdı.

HANEFİ AVCI: Emniyet teşkilatında önemli isimlerde birisidir. “Haliç’te yaşayan Simonlar” isimli kitabını yazdıktan sonra “Devrimci Karargah Davası’ndan” tutuklandı. Uzun yıllar hapishanelerde kaldı. Sağcı ve muhafazakar olan Avcı, ayrıca radikal bir sol örgüte yardım ve yataklıkla suçlanması kafalarda soru işaretleri oluşturdu.

MERDAN YANARDAĞ: Gazeteci, FETO üzerine ciddi yazılar yazdı. Fetullah Gülen’nin her kurumda kadrolaşmalarını yazanlardan.

DOĞAN YURDAKUL: Oda TV davasından tutuklandı. Emniyette FETO örgütlenmesinin olduğunu yazılarında ve tv programlarında konuştu.

NECMETTİN ERBAKAN: Deneyimli siyasetçi 90’lı yıllardan itibaren FETO’yu en fazla eleştirenlerden.

DENİZ BAYKAL: Siyasetçi, devlet içinde FETO yapılanmalarının olduğunu işaret etti. O da kaset komplosuna kurban oldu.

MESUT YILMAZ: Eski Başbakanlardan. Susurluk kazası ile ilgili Can Dündar’ın TVprogramında Fetullah Gülen’in emniyette F tipi örgütlenme ve fişlemeler olduğunu öne sürmüştür.

KAMER GENÇ: Türk siyasetinde yeri dolmayacak kişilerden. FETO ile ilgili birçok konularda belge ve dokümanlarla devlet içinde yapılanmalarda bulunduklarını söylemiştir.

MASKELER DÜŞÜYOR

Yıllardır din kisvesi altında masum insanları sömüren, devlet ele geçirmek için her türlü hilelerle kadrolaşan FETO örgütünün, artık maskeleri düşmeye başladı.

Bu hainlerin başı FETO, ABD’nin CIA ve İsrail’ın Mossat ajanları işbirliği içinde ABD’nin “Büyük Ortadoğu projesine” hizmet ettiğini önümüzdeki günlerde daha net göreceğiz.

Bugün elbette sıkıntılı günler yaşıyoruz. Bunları birlik ve beraberlik içinde Allah’ın da izni ile aşacağız.

ABD’nin CIA’sı ve İsrail’in bizleri provoke edip, kardeş kavgasına sokma gayretinde de olacaklardır. Sakın ola ki onlara itibar etmeyiniz.

Çünkü başka bir Türkiye yok.


Tagged:


Web Tasarım: Arena Ajans