DÜNYA 5’TEN BÜYÜKTÜR!

Cumhurbaşkanımız R.Tayyip Erdoğan, batının ülkemize ve mazlum ülkelere karşı takındıkları hasımâne tutum ve davranışlar karşısında uluslar arası toplantılarda sıkça gündeme getirdiği çok önemli ve yerinde bir söz var. “Dünya 5’ten büyüktür” Bununla ABD, İngiltere, Fransa, Çin ve Rusya’yı kastediyor. BM’de dünya meseleleri ve ülkelerin sorunları görüşülürken 5 daimi üyeden 1 tanesi red oyu kullanınca o karar çıkmıyor. Bu uygulamada hak, hukuk, adalet, eşitlik yoktur. Herhangi bir ülke BM’ye bir konunun halli için müracaat etse, daimi üyelerden 1 tanesi karşı oy kullansa o öneri reddedilmiş oluyor. Oturumlarda her üye ülkenin eşit oy hakkı olmalıdır. “En güçlü biziz öyle ise bizim dediğimiz olur” mantığı ile hareket etmeleri yanlıştır.

İnsanlar nerede yaşıyor olursa olsunlar huzur ve barış halinde rahat bir yaşamın özlemini duyarlar. Hiç kimse doğacağı yere, annesini, babasını, akrabalarını, derisinin rengini, zekâ ya da varlık durumunu seçme imkânına sahip değildir. Bunun için insanlar birbirini sevip, sahip çıkıp saygı göstermek zorundadır. Bireylerden meydana gelen toplumlar ve bu toplumların meydana getirdiği devletler de birbirini sevip saygı gösterip, adalet ölçüleri içinde davranış sergilemeleri gerekir. Güçlü, kalkınmış devletlerin zayıf, geri kalmış ülkeleri inançlarından dolayı ezmesi, katletmesi ve sömürmesi insanların varoluş nedenlerine aykırıdır. Kendi iktidarları ile refah ve mutluluklarını başka ülkelerin yok olmasında arayan liderler er ya da geç ilahi gazaba uğrayacaklardır. Hâlbuki aynı toplum içinde yaşayan insanların da, diğer ülke insanları arasında da yardımlaşma, dayanışma, barış halinde hoşgörü içinde bulunmaları insani değerlerin başında gelir. Bu değerlerin korunmasında fertlerde olduğu kadar tüm ülkelerin kalkınıp, gelişip büyümesinde yararlı olacağı kesindir. Yaratanımız olan Allah, yarattığı insanlar için yer altı ve yerüstünde canlı ve cansız tüm varlıkları insanların emrine bahşetmiştir. Ortak kullanma yolları aranmalı. Kimse mağdur edilmemelidir. Savaşlar olmasın, insanlar ölmesin diye kurulan NATO, BM, UNESCO vb. kuruluşlar bu yolda hakkı ile görev yapmıyorlar.

Ülkemize gelince; 15 Temmuz darbe girişimi sonucu içte sağlanan birlik ve beraberlik, işbirliği ruhu, dıştan gelecek her türlü tehlikelere karşı da sağlanmalıdır.

Ve netice;

Asil, necip Türk Milleti olarak FETÖ’nün darbe girişimine karşı nasıl tek vücut, tek ses olup tanka tüfeğe karşı koymuş isek tüm saldırılara ve terör örgütlerine karşı da birlikteliğimizi korumalıyız. Ülkeyi yöneten iktidarı, muhalefeti, devletin tüm kurum ve kuruluşları ile bu asil Türk Halkı’nın daha iyi şartlarda yaşayabilmesi için tüm imkânlar seferber edilmelidir.

Türk’üm, doğruyum, cesurum, çalışkanım, ülkemi ve insanlarını seviyorum. NE MUTLU TÜRK’ÜM ben… Varlığım Türk varlığına armağan olsun. Bu duygu ve düşünceler içinde kalın sağlıcakla.


Web Tasarım: Arena Ajans