ERCAN-KOLKU

DARBE İÇİN KAÇ, TURŞU İÇİN KAÇ HIYAR GEREKİR?

Malum süreçle biraz paranoyak bir toplum olmaya doğru gidiyoruz. Komple teorileri,oda varmış buda varmış teraneleri vs… O sebeple sosyal paylaşalım sitelerinde paylaşımlara çok dikkat etmemiz gerekiyor.

Adı darbe veya kalkışma.Her ne ise, devleti ve milleti kendilerinden üstün gören zatı muhteremlerin düpedüz halt yemesi…Onca vatandaşımızın şehadeti…İdam geri gelsin seslerinin yükselişi.

Sahi toplam kaç kişiyle yapılmaya kalkışıldı bu kalkışma bilgisi olan var mı? Üst kademede kaçtı.Altta kaç? Ve dahi toplamda kaç kişiydiler?Bilen var mı?

Bu hafta pek mi yorum yok… 2 güzel fıkrayla olaya farklı açılardan bakmayı tercih ettik. Yorum ve kıssa çıkarmak yine siz değerli okurlarımızın takdirine kalmış.

BEN OKUDUM, 3 DEMİŞ, 5 HIYAR DEMEMİŞ?

12 Eylül döneminde Ali Baransel, tüm basın-yayından sorumlu kişi olarak atanır. Bir gün gazetelerden birinde bir fıkra yayınlanır. Kenan Evren bu fıkrayı görünce çılgına döner. Fıkra şöyledir:

Güney Amerika’da bir uzmana sormuşlar; darbe yapmak mı daha kolaydır, yoksa turşu yapmak mı? Uzman, “Darbe yapmak daha kolaydır. Çünkü hıyar turşusu yapmak için aynı boy taze hıyarları seçeceksin, onları uygun kıvamda tuz, limon, sirkeli suyun içinde uygun süre bekleteceksin vs. oldukça uzun iş. Ama darbe yapmak için üç hıyarı yan yana getirmek yeterlidir” demiş.

Kenan Evren, bu fıkrayı okuyunca derhal Ali Baransel’i çağırmış; “Bu ne rezalet, böyle bir saçmalığın yayınlanmasına nasıl izin verirsin, neden kontrol etmezsin” diye çıkışmış.

Ali Baransel ne olduğunu anlamak için gazetedeki fıkraya bir göz atmış ve “Sayın paşam, boşuna üzülüyorsunuz, bakın burada üç hıyar diyor, beş hıyar demiyor ki” demiş. Bunun üzerine Kenan Evren gazeteyi alıp fıkraya tekrar bakınca hak vermiş…Evet, 3 demiş…

1 DOLARA OKUNACAK DUADA ANCAK BÖYLE OLUR?

Yani…

Bazı konularda bakıyorsunuz Ak parti, CHP ve MHP tüm vekiller destekliyor. Vatandaş “Ya bunların başına taşmı düştü” derken diğeri meclis bombalanmasını hatırlatarak ekliyor;”Ne taşı? Bomba düştü bomba”

Ama akıl tutulması da yok değil.Sayın Başbakan bu konuda uyarıyor ve diyor ki;”Asıl suçlular cezasını bulacak.Suçsuz insanlar mağdur edilmeyecek”Zaten doğrusu da bu.Öyle bir algı oluştuki soruşturma kapsamında açığa alınmış olan her vatandaşa hain, ülkeyi bölmeye çalışan, fetöş’u lideri kabul etmiş adam gözüyle bakamayacağımız da bir gerçek…

Zaten emniyet ve adli mercilerde bu konuda oldukça hassas davranıyorlar. Yani düne kadar aynı safta namaz kıldığınız,ancak ama cahillikle, ama bilinmeyen otomatik ödeme emriyle talimat verenleri ,imamlar,abla ve ağabeylerle bir tutulmamak gerektiği de bir gerçek.

Yaşadığımız durum benim daha önce yazdığım bir hikayeyi hatırlattı. Müsaadenizle tekrar yazmak istiyorum;

Küçük kasabanın birinde, bir caminin tam karşısında arazisi olan adam, arazisi üzerine bir genelev inşa etmeye başlamış. İmam ve cemaat buna şiddetle itiraz etmişler, ancak mal sahibinin kendi arazisi üzerine nasıl bir iş yeri açacağına da yasal olarak karşı çıkamamışlar. Tüm cemaatin tek yapabildiği şey, imamın öncülüğünde bu genelev için her gün beddua etmekten öteye geçememiş. İnşaat ilerlemiş ve açılışına birkaç gün kala her nasılsa şiddetli bir yıldırım düşmesi sonucu genelev yerle bir olmuş.Caminin cemaati bu olaydan duydukları büyük memnuniyeti saklamaya gerek görmemişler, Ancak genelev sahibi adam, cami imamının ve cemaatin direk veya endirek olarak bu hasardan sorumlu oldukları iddası ile camiye karşı tazminat davası açmış.

Cami imamı ve cemaat, savcılığa verdikleri savunmalarında bu konuda herhangi bir şekilde sorumlu tutulmalarına şiddetle itiraz etmişler, Bu olayın kendi dualarından dolayı meydana gelmiş olabileceği iddiasını da kabul etmemişler. Gerekli tüm belgeler tamamlanıp mahkeme günü geldiğinde hakim dosyayı dikkatle incelemiş ve taraflara dönüp: “Bu konuda nasıl bir hüküm verebileceğimi bilmiyorum,” demiş. Ancak dosyadaki tutanaklara bakarsak ortada tuhaf bir durum var. Taraflardan birisi duanın gücüne inanan bir genelev sahibi, diğeri ise duanın gücüne kesinlikle inanmayan bir imam ve cemaati…!” Nefis bir anekdot.. Aynen günümüzde olduğu gibi Kimi dinsizlerin menfaat ve çıkarları uğruna nasıl dindar gözüktükleri ile, kimi dindarların çıkarları uğruna nasıl dini inkar ettiklerinin hikayesi..Ve bu süreçte bunları çok iyi ayırt etme zamanı.Allah emniyet ve adli personellerimize güç kuvvet,ve gerçeği ayırma azmi versin…


Web Tasarım: Arena Ajans