KÜTAHYA’DAN ÇOK ŞEY OLUR

Cem Yılmaz’ı yıllardır çok severek izlerim. Kendine has üslubu ile herkesimden insanı güldürür, eğlendirir ve yüzünde tebessüm bıraktırır. Yaptığı her işte samimiyet vardır, işin özü vardır, kalite vardır. Yapmacık komedi ile beyin bulandırmaz. Sahtekâr değildir kısaca…

Konumuz tabii ki Cem Yılmaz değil hâliyle… Cem Yılmaz’ın son olarak yaptığı İşbankası reklamını çoğunuz izlemişsinizdir. O reklamı izlerken aklıma nedense Kütahya’da “olmaz” diyen insanlar geliyor. Cem Yılmaz’ın o reklamını izlemeyenler, bu yazıyı okumaya başlamadan önce mutlaka izlemelidir.

Osmanlı’nın son dönemleriyle, cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren günümüze kadar bakıldığında Kütahya’da ciddi şekilde karamsar insanların olduğunu görürsünüz. Yerel tarihimizi şöyle yüzeysel bir araştırma ile kurcalarsanız, tren istasyonuna bile karşı gelen ailelere rastlamanız mümkündür. Ehlikeyif insanlar zümresinin oturduğu yerden kestiği ahkâmları, parasının yedi sülalesine yeteceğini düşünen cahil beyinleri eskilerin anlattığı kadarıyla ben de biliyorum. Dedelerimi dinlemeyi çok sevdiğim için onlar da benim dikkatle dinlediğimi bildiklerinden anlatırlar da anlatırlardı. Hepsine rahmet olsun.

“Kütahya’dan bir şey olmaz” mantığı yüzünden hep geriye gittik. Her şeyin sıfatında kalarak işin özüne varamadık bir türlü. Kendi menfaatlerimiz için şehrin gelişmesinin önüne taş bile koyduk zamanı geldi. Fakat nesil değişti. Artık insanlar bir tuşla dünyanın öbür ucuna gidip oradaki her türlü gelişmeyi anında öğrenebiliyor. Kahve köşelerinde yapılan dedikodu, karalama ve karamsarlıklar eski nesillere birlikte toprağın altına girmeye başladı.

İnanıyorum…

Kütahya yeni nesilleri ile gelişecek… Gelişecek ki bu cennet topraklarda yaşamaktan bir kez daha gurur duyalım. Kütahya, masum Anadolu’nun garip şehri…

Senden çok şey olur… İnanıyorum…


Web Tasarım: Arena Ajans