PROF.DR. VURAL KAVUNCU: “TERMAL TURİZM İÇİN MARKA OLMAK LAZIM”

AK Parti Kütahya Milletvekili Prof. Dr. Vural Kavuncu ile yapılan söyleşide sağlık turizmi, termal merkezler ve fizik tedavi rehabilitasyon merkezi konuları ele alındı. Prof.Dr. Kavuncu, “Tüm kaplıcalarımız ile birlikte diğer turizm seçeneklerimiz için de önemli bir tanıtım sağlanmış olacak” dedi. Vural Kavuncu ile yapılan soru-cevap söyleşi.

KAPLICA TEDAVİLERİ NEDEN İLGİ GÖRÜYOR?

Şifalı sıcak suların tedavi amacıyla kullanımı neredeyse insanlık tarihi kadar eski. Tüm dünyada da termal su kaynaklarının bulunduğu bölgelere bakarsanız buralar genellikle birer sağlık, turizm ve dinlenme merkezi haline gelmiştir. Anadolu insanı için de kaplıcalar ve Türk Hamamları eskiden beri kültürlerinin ve gündelik yaşamlarının geleneksel bir parçası. Günümüzde doğal tedavi yöntemlerine ilgi de giderek artıyor. Her yıl milyonlarca insan dinlenmek ve sağlık bulmak için kaplıca ve ılıcaları ziyaret ediyorlar.  Kaplıcaya giden ve bir programı çerçevesinde sulardan yararlanan kişiler daha sağlıklı, ağrısız ve rahat oluyorlar.

Dünyada kaplıcanın sağlık alanında kullanımı nasıl?

Kaplıca ve sağlık turizmi denince dünyada aslan payını alanlar Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Almanya, İspanya ve İtalya gibi Avrupa ülkeleri ile İsrail. Uzakdoğu ülkelerinden Japonya ile Amerika’da ise sıcak sular daha çok keyif ve eğlence aracı olarak ilgi görüyor. Bugün için sadece Almanya’da 1500’e yakın kür kliniği var. Bu kliniklere sevk raporu ile hastalar gönderiliyor ve standart olarak 3-4 haftalık kürler uygulanıyor. Sigorta şirketleri bu kliniklerle her şey dahil (yatak, ilaç, yemek, tedaviler) günlük bir rakam üzerinden anlaşma yapıyorlar. Özellikle Kuzey Avrupa Ülkeleri belirli sayıda hasta için konaklamalı kaplıca-sağlık hizmetini ihale ederek diğer ülkelerden alma yolunu tercih ediyorlar. Her yıl milyonlarca insan bu turizm hareketliliğine dahil olarak önemli bir kaplıca pazarı oluşturuyor. Türkiye’de ise şu anda planlı olarak sadece İzmir Balçova Kaplıcalarına, Kuzey Avrupa ülkelerinden düzenli olarak hasta geliyor.

Almanya’da bu tedavilerin yapıldığı kür klinikleri için kür şehirleri oluşturulmuş. Bu konuda Çek Cumhuriyeti’nde Karlova Vary, Almanya’da Baden Baden bölgesi en bilinen yerlerden. Bu merkezler havaalanlarına yakın mesafede ve ülkelerinin her tarafından tren ile ulaşılabilir özellikte. Bu kür şehirlerinde klinikler dışında günübirlik ziyaretçiler ve hastane dışında konaklamalar için otel, motel, pansiyonlar, restoranlar, kafe ve spor tesisleri bulunmakta, şehirde sosyal ve sanatsal organizasyonlar yapılıyor. Bu kasabaları dünyaya tanıtan bir web sayfası olur. Bu sayfadan yörenin özelliklerini, sanat ve festival organizasyonlarını, turistik yerleri, hastane ve kür merkezlerini, müze, restoran, otel, pansiyon ve kaplıcalarını görmeniz gerektiğinde rezervasyon yapmanız mümkün. Bazılarında kışın kayak ve kış sporları, yazın teleferik ile Alp dağlarına çıkış, yamaç paraşütü, dağ yürüyüşleri, çim kayağı ve kızağı, göl de yelkenli ve kürek sporu, tenis, yüzme, bisiklet, parklar ve alışveriş merkezleri, yemek ve dinlenme ve tabiî ki kaplıcası ile tatili ve sağlığı bir arada sunan bu kasabalar her gün binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. Bu kaplıcalarda termal suların içeriği, nasıl kullanılacağı, hangi hastalıklarda iyi sonuç alınacağı ayrıntılı olarak belirtilmiş.

Bir turizm örneği olarak Almanya’da Schwangau kür ve turizm kasabasından da bahsetmek isterim. Herşeyden önce bu kasabayı dünyaya tanıtan bir web sayfası bulunmaktadır (www.schwangau.de). Bu sayfadan yörenin özelliklerini, sanat ve festival organizasyonlarını, turistik yerleri, hastane ve kür merkezlerini, müze, restoran, otel, pansiyon ve kaplıcalarını görmeniz gerektiğinde rezervasyon yapmanız mümkün. Bölgeye ün kazandıran ve turist çeken tarihi Neuschwanstein kalesi adeta turizmin tetikleyicisi olmuş. Kışın kayak ve kış sporları, yazın teleferik ile Alp dağlarına çıkış, yamaç paraşütü, dağ yürüyüşleri, çim kayağı ve kızağı, göl de yelkenli ve kürek sporu, tenis, yüzme, bisiklet, parklar ve alışveriş merkezleri, yemek ve dinlenme ve tabiî ki kaplıcası ile tatili ve sağlığı bir arada sunan bu kür kasabası senede yaklaşık 3.5 milyon ziyaretçiyi ağırlıyor, bütün turizm ticari alanları ile ciddi bir ekonomik girdi sağlanıyor.

Ülkemizde kaplıca işletmelerinin şu anki durumu nedir?

Ülkemiz zengin ve kaliteli sıcak suyun olduğu bir coğrafyada yer alıyor, hemen neredeyse her ilimizde sıcak sular var ama ekonomik olarak bu kaynakların çoğu atıl durumda bekliyor. Dertler ortak; kaplıca sularımız bol ama nasıl yararlanılacak, nasıl turizme açılacak ve ekonomik katkıya nasıl dönüşecek belli değil. Belediye ya da özel işletmeciler tarafından işletilen kaplıcalar daha çok yerel halka günübirlik hizmet veriyorlar. Kimi yerde de sıcak su kaynağı var ama banyoların, havuzların standartları nedir, sağlık tesisi nasıl yapılır bir bilgi sahibi olunmadığı için tesisler rastgele alaturka bir mimari ile yapılmış. Çok rağbet görebilecek değerli bazı kaynaklarda kurulan iptidai ve standart dışı yapılar maalesef buraların turizm açılım potansiyellerini daha baştan yok ediyorlar. Sağlık Bakanlığı’nın standartlarını sağlayamamış olmaları nedeniyle çoğu tesis kaplıca işletme ruhsatı alamıyor. Çoğu kaplıca işletmesi bırakın getiriyi belediyelerin sırtında bir yük halinde, dahası hijyen, bakım ve sağlık açısından önemli sakıncalar taşıyor. Diğer taraftan son yıllarda gerekli standartları taşıyan tesislerde ciddi bir artış oldu. Ama halen dünyadaki örneklerine baktığımızda ülkemizde sağlık turizmi ve ekonomik getirisi açısından kaplıcalardan yeterli derecede yararlanamadığımız aşikar.

Kütahya termal turizm açısından nasıl bir potansiyele sahip?

Kütahya’mız da ilçe ve beldeleri ile birlikte önemli sıcak su kaynakları bulunuyor. Her birinin ayrı özelliklerde su kalitesi olan; Kütahya Yoncalı, Ilıca, Tavşanlı Göbel, Emet ve Günlüce, Simav Eynal, Çitgöl, Naşa, Gediz Ilıca’da değişik tesisler var. Örneğin Günlüce-Dereli kaplıcalarında Türkiye’nin en yüksek debili ve kükürtlü suları, Gediz Murat Dağı’nda, zirvede hem soğuk hem de sıcak su kaynağının yan yana olduğu dağ kaplıcasının benzerleri yok. Göbel’in suyu ise adeta cilt doktoru, bütün bere, çatlakları hemen onarıyor, ağrılı hastalarda alışkanlık yapıyor.

En çok yatak kapasitesi de Simav’da ki kaplıcalarımızda var. Yoncalı, Ilıca ve Emet’de kaplıca otellerimiz var. Yoncalı’da 200 yataklı bir Fizik Tedavi ve Hidroterapi Hastanemiz var. Şimdilerde ise hemen her kaplıcamızda bir gelişme, yenilenme, tesisleşme gayreti göze çarpıyor. Şaphane ve Simav’da jeotermal enerji kullanımı hazırlıkları var. Gene teknolojik termal sera açısından da teşebbüsler başladı. Diğer turizm alanlarında da çalışmalar sürüyor. Tarih turizmi Çavdarhisar-Aizonai, Frig Vadisi, Osmanlı Konakları-eserleri, Dumlupınar şehitlikleri; Yöresel kültürümüz festivaller, rahvan at biniciliği, çilek, kiraz şölenlerimiz; El sanatlarımız; çini-porselen, el işleme giysilerimiz, sanat eserlerimiz; dağ turizmi Domaniç, Simav-Gölcük, Kütahya Çamlıca, Gediz Murat Dağı; Baraj göllerimiz; Porsuk, Enne, Kayaboğazı, Yenice ve de en önemlisi konuksever halkımız ile ciddi bir zenginliğe sahibiz. Bence bütün bu potansiyel için tetikleyici ve itici olacak Yoncalı Termal Kent aslında kentin çehresini değiştirecek ve iddialı bir termal turizm destinasyonu (varışı) olacak bir proje. Tüm kaplıcalarımız ile birlikte diğer turizm seçeneklerimiz için de önemli bir tanıtım sağlanmış olacak.

Termal sağlık turizminde markalaşmak nasıl olmalıdır?

Markalaşmanın altında yıllarca süren emek, üretim ve tanıtım çabaları yatıyor. Eğer termal ve kaplıca ile ilgili bölgemizin de markalaşması hedefleniyor ise aynı şekilde yoğun bir çaba sarfetmek gerekecektir. Öncelikli olarak yapılması gereken halkımızın turizmin önemi ve getirisi konusunda bilinçlendirilmesi. Toplumda bir heyecan ve istek olmadığı takdirde atılacak adımlar desteksiz ve tabansız kalacak, yatırımcıların önüne pek çok sorun çıkacaktır.

Planlama, işin en önemli ve stratejik aşamasıdır. Biz genellikle “kervan yolda düzülür” örneğinde olduğu gibi işe hemen başlar, sonrada düzeltmeye çalışırız. Onun için önce uzmanlar nezaretinde 10, 20, 50 yıllık gelecek turizm planlamaları ve hedefler masaya yatırılmalı, kamuoyu ile paylaşılmalı, sonrasında da izlenecek yöntemler, kaynak ve finansman ve iş takip ölçütleri belirlenmeli.

Ulaşım ve altyapı çalışmaları öncelik arzediyor. Hava yolları, uzak bölgelerden hasta konuk gelmesi için olmazsa olmazlardan. Zafer Havalimanı ile bu konuda önemli bir mesafe aldık. Karayolları açısından da Kütahya’mız tarihinin en önemli yatırımlarını alıyor.

Kaplıcaların yanı sıra turizm olanaklarını çeşitlendirmek için çalışacağız; dağcılık, kış sporları, doğa yürüyüşleri, at biniciliği, çim kayağı, doğa yaşamı gözlemciliği, yayla turizmi, tarih ve kültür turizmi için ayrı ayrı uğraş verilmeli.

Termal tesisler Uluslararası standartlara göre projelendirilmeli, gelen turistin sağlığı, emniyeti ve konforu açısından gerekli önlemler alınmalı. Kaplıcaya gelen bir turist kaygan banyo zemininde düşüp kalçasını kırarsa,  kaplıca suyundan mikrop kaparsa, şehirde yediği yemekten zehirlenirse bunlar da turizm açısından olumsuz referanslardır.

Engelliler ve yaşlıların kent içinde ki yaşantıları için geniş olanaklar oluşturulmalı, tuvalet, toplu taşım ve diğer özel ihtiyaçları için mimari düzenlemeleri yapılmalı. Kentlerimiz, tesislerimiz, sokaklarımız engelsiz olmalı.

Hidrojeolojik olarak su kaynaklarının analizi yapılmalı ve suyun ek tesisler için yeterli olup olmadığı tespit edilmeli. Su kaynaklarının biyolojik kirlenmeden korunmasına çok büyük önem verilmeli. Suyun hoyratça kullanımı önlenmeli, kullanımdan sonra uygun koşullarda reenjeksiyon (uygun koşullarda tekrar yeraltına geri pompalama) uygulanmalı.

Termal yatak kapasitesi çeşitlendirilmeli; 5 yıldızlı otellerin yanı sıra, butik oteller, motel ve ev pansiyonları da konaklama seçenekleri arasında olmalı.

Gelen konukların sosyal gereksinimlerini karşılamak üzere restoran, kafe, park, yerel motifli çarşı ve pazarlar, tiyatro, müze, gösteri ve sanat merkezleri planlanılmalı.

Turizm hizmet sektöründe insan faktörü büyük önem taşıyor. Bu nedenle her çalışma alanı için personel yetiştirilmesi ve sürekli meslek içi eğitime tabi tutulması, yabancı dil konuşulabilirliğinin yaygınlaştırılması gerekir. Kaplıca turizmine katkı sağlamak için Üniversite’lerin bilgi transferi, organizasyon ve personel eğitimi açısından sektöre yeterli desteği de vermesi gerekir.

Turistlerin yaşamlarını kolaylaştırıcı şekilde kent rehberleri, haritalar, aktif çalışan turizm büroları olması önemlidir. Vilayet, Belediyeler, Üniversite, kamusal kurumlar, sivil toplum örgütleri ve özel kuruluşlar tarafından organize edilen festival, eğlence, spor ve sanatsal etkinlikler bir düzen ve sıra içinde tüm seneye yayılmalı, her ay gerçekleşecek olan etkinlikleri gösteren broşürler hazırlanmalı. Yapılan hizmetlerin sunumu ve pazarlanması da büyük önem taşıyor. Kentin PR (halk tanıtımı) çalışmaları için profesyonel firmalar ile işbirliği yapılarak işlevsel bir web sitesi yönetimi, tanıtım katalogları ve DVD’ler, büyük illerde bilboard ilanları ve diğer reklam unsurları, medya tanıtımları yapılabilir. Otel ve diğer konaklama tesislerinin seçiminde insanlar interneti giderek daha çok kullanır olmuşlardır. Her türlü turizm olanağı internet üzerinden tanıtılıp pazarlanır hale getirilmelidir. Valiliğimizin bir projesi olan 360 ° Kütahya hoş bir görüntü sağlıyor.

Kütahya açısından Termal Sağlık Turizmi bir fırsat mı?

Dünyada tüm ürünler ve hizmetler artık küreselleşmeye gidiyor. Herkes “daha iyiyi daha hesaplı almak” peşinde ve bu sınır da tanımıyor. Bölgemize baktığınızda termal kaynaklar yeterli ve çok kaliteli, giderek daha yüksek standartlarda tesisler de yapılıyor. Yakın gelecekte Avrupa’daki diğer kaplıca / termal tesislere ciddi rakip olacağımızı düşünüyorum. Yeter ki iyi bir organizasyon yapılsın ve yeterli alt yapı kurulsun, daha da önemlisi kendimizi etkin bir şekilde tanıtalım. Bence termalin tedavi amacıyla kullanıldığı sağlık turizmi Kütahya için önemli fırsatlar sunacak yeni bir alan. Yoncalı Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi gerek fiziksel gerekse de rehabilitasyon kurgusu açısından yıpranmış ve sağlık turizminin gereklerini yerine getirebilecek özelliklerde bir hastane değil. O nedenle Sağlık Bakanlığı’na hastanenin yenilenmesi ile ilgili bir proje sunduk. Şu anda Üniversite içindeki binamızın geleceği ile ilgili de teknik çalışmalar yapıyoruz. Bu çalışmalardan sonra binanın hastane standartlarına dönüşme olanağı ve maliyeti ortaya çıkacak. Buna göre karar verilecek. Bu hastanelerin bölgede sağlık turizmi için bir başlangıç misyonu sağlaması gerekir. Asıl olarak hedeflenmesi gereken Yoncalı bölgesinde, özel teşvik ve kurallar taşıyacak olan “Serbest Sağlık Bölgesi” oluşturmaktır. Bunun için de görüşmelerde bulunduk. Ancak bu bölge ilanı için belirli bir yurtdışı hasta potansiyeli ve döngüsünün olma koşulu aranacak.

Sağlık Turizmi nasıl destekleniyor?

Bilindiği üzere ülke genelinde teşvik paketi uygulamaya geçti. Kütahya 4. Teşvik bölgesi imkanlarından yararlanıyor. Termal turizm alanında 3 yıldız ve üstü tesisler de 4. Teşvik bölgesi olanaklarından yararlanacaklar. Ayrıca sağlık turizminde yurt dışı tanıtımlar, hastaların uçak ulaşım bedellerinin bir kısmının karşılanması ve vergi indirimleri gibi önemli teşvik kalemleri bulunuyor. Bu nedenle dünya turizm ağlarına dahil olarak planlı hasta gelişlerinin sağlanması için şu anda en uygun ortam bulunuyor.


Web Tasarım: Arena Ajans