KIŞ HASTALIKLARI (2)

 

ZATÜRRE (PNÖMONİ)

Dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de de çocuk ölümlerinde zatürre birinci sırada yer alıyor. Özellikle 5 yaşından küçük çocuklarda kış aylarında yaygın olarak görülüyor, yaş büyüdükçe görülme sıklığı azalıyor. Görülme sıklığı 12-15 yaş arasında binde 7-10’a kadar düşüyor. Önlem alınmadığı takdirde zatürre ölümcül olabiliyor. Akciğerdeki hava keselerinin iltihap ve sıvı ile dolması neticesinde kana oksijen ulaşamadığı için vücut hücreleri düzenli çalışamaz. Akciğerlerde ciddi bir enfeksiyona yol açması nedeniyle zatürre ölümcül sonuçlar doğurabilir. Bakteriler, virüsler ve mikoplazmalar ile iltahaba sebep olan mikroplar, mantar vb. çeşitli kimyasal maddeler hastalığa neden olabilir.

Belirtileri:

Ani ve şiddetli ataklarla gelen kuru öksürük; ateş ve titreme; bulantı ve kusma; halsizlik görülür. Bu şikâyetlerin üç günden fazla sürmesi, çocuğun hızlı ve sıkıntılı soluk alıp vermesi durumunda hemen bir sağlık kuruluşuna başvurulmaldır.

Tedavisi

Genç, bağışıklık sistemi güçlü kişiler ile erken tanı konulan vakalarda ayrıca enfeksiyonun lokal olduğu kişilerde tedaviye yanıt alınmaktadır. Doktorun önerisiyle uygun antibiyotik belirlenerek; hastalığın seyrine göre kullanılmaktadır. İyi bir terleme ve gereken durumlarda oksijen alımı ile destek tedavisi sağlanır. Yakınmalar, 7 ilâ 10 gün içerisinde azalsa da tamamen iyileşme sağlanması haftalar sürebilir. Hastalığın tekrarını önlemek için yeterli sürede istirahat gerekir.

Korunma yolları:

Zatürre genel olarak korunulabilir ve önlenilebilir bir hastalıktır. Bebeklere anne sütü verilmesi çok önemlidir. Anne sütü, bebeklerin bağışıklık sistemini güçlendirir. Birçok hastalığın zatürreye yol açtığından çocuklara hastalığa karşı kızamık, boğmaca ve tüberküloz aşıları yapılmalıdır. Zatürrenin erken tanı ve etkin tedavisi, hastalığın gidişatının kötü olmasını engeller.

AKUT BRONŞİT

Akut bronşit tedavi edilmezse zatürre gelişebilir. Bronşit, bronş adı verilen hava yolarında salgı artması ve diğer değişimlikler ile ortaya çıkan inflamasyondur. En sık rastlanan tipleri, akut ve kronik bronşittir. Akut bronşit hava yollarının salgı zarlarının yangısıdır.

Akut bronşit çoğunlukla bakteriler ve/veya virüslere bağlı olarak ortaya çıkar. Genellikle günlük aktiviteleri kısıtlamayacak şekilde hafif seyreder ve tamamen geçer. Akut bronşit üst solunum yollarının viral enfeksiyonlarından ya da soğuk algınlığından sonra görülür. Kronik sinüzit ve/veya alerjisi olan hastalarda da görülmekte olup; hastalığın ardından zatürre gelişebilir.

Belirtileri:

Burun akıntısı görülür. Çocukta halsizlik ve titremenin yanı sıra hafif ateş baş gösterir. Kaslarda ağrı vardır. Boğaz ağrısının ardından kuru öksürük ortaya çıkar. Daha sonraları balgam oluşur.

Akut bronşit tanısı, hastalığın öyküsünün alınması ve fizik muayene ile koyulmaktadır ancak tanıyı kesinleştirmek için akciğer grafisi, kan tahlilleri, kandaki oksijen miktarının ölçülmesi, burun / boğaz salgısından kültür alınması ve akciğer fonksiyon testlerinin yapılması gerekir.

Tedavisi

Tedavi; hastanın yaşı, genel sağlık durumu, tıbbi geçmişi, ilaçlara karşı toleransıla hastalığın diğer hastalıklar üzerine oluşabilecek etkisi göz önünde bulundurularak düzenlenir. Akut bronşit çoğunlukla virüs enfeksiyonlarına bağlı oluştuğundan, antibiyotik tedavisi genellikle gereksiz olup; destek tedavisi yeterlidir. Ateş düşürücüler ve ağrı kesiciler, öksürük şurupları verilmeli ve sıvı alımının artması sağlanmalıdır.

SİNÜZİT

Sinüzit baş ağrısına neden olabilir ancak günlük yaşamda karşılaşılan baş ağrılarının küçük bir kısmını sinüzitler oluşturur. Kafatasının daha çok ön bölümüne bulunan içi hava dolu boşluklar olan sinüslerin görevlerini normal olarak yerine getirebilmesi için kanalların açık, salgı yapısının normal ve bunları taşıyan tüylü hücrelerin de sağlıklı olması gerekir. Sinüslerden biri, birkaçı ya da hepsinin iltihaplanması durumunda da sinüzit meydana gelir.

Belirtileri:

Yüzde ağrı görülür, burun tıkanır, iltihaplı akıntı vardır, koku alma bozukluğu ortaya çıkar. Ağız kokusu başlar. Dişlerde ağrının yanı sıra öksürük, ateş ve halsizlik gibi belirtilerle karşılaşılır.

Sinüziti diğer hastalıklardan ayıran belirtiler ise şunlardır: Sinüzit nadir olarak bronşitle bir arada görünebilir. Burun ve sinüslerdeki dolgunluk ve tıkanıklıkta olduğu gibi baş ağrısını da sinüzit olarak yorumlanabilir. Sinüzite bağlı baş ağrıları, tipik olarak soğuk algılığı ile burun tıkanıklığının arkasından gelir. Sinüzitte daha çok alın, göz çevresi ve yüzde ağrı oluşmakta ve ağrı yere eğilmekle birlikte artar. Sinüzitte burun akıntısı, hem yapışkan hem de iltihap nedeniyle sarımsı yeşil renkte olabilir. Alerjik burun hastalıklarında ise akıntı, bol miktarda ve su gibidir. Sinüzit nadiren komşu olduğu göz ve beyinde enfeksiyonlara neden olabilir.

Koruyucu mekanizmaların bozulması sonucu sinüzit baş gösterir. Bu mekanizmaların en önemlisi tüylü hücrelerin yaptığı temizliktir. Hücrelerin çalışması daha çok soğuk algınlığı denilen virüslerle bulaşan hastalıklar sırasında bozulmakta; bu esnada ayrıca sinüslerin içini döşeyen örtü de kalınlaşır. Bu durum, sinüslerin burunla bağlantısını sağlayan kanalların tıkanmasına yol açar. Tıkanıklığın ardından bakteriler sinüs içerisinde çoğalarak, sinüzite neden olur. Her zaman bakteriler ile oluşmayan hastalığa, virüsler ve mantarlar da neden olabilir.

Özel durumlarda sinüs kanallarından gelen akıntı, bakteri araştırması için laboratuvara gönderilebilir. Şikâyetlerin iki ay kadar devam etmesi veya sık sık tekrarlanması durumunda ise kronik sinüzit söz konusudur. Bu durumda sinüslerin yapısını ve hastalık nedenlerini ayrıntılı olarak görebilmek için bilgisayarlı tomografi tetkiki yaptırılmalıdır.

 

Tedavisi:

Sinüzit tedavisinde; sinüslerin havalanmasını kolaylaştıran dekonjestanlar (tablet, süspansiyon ve burun damlası şeklinde) ile antibiyotikler kullanılır. Eğer belirlenen durumun ilaçlarla tedavisi mümkün olmayacaksa; cerrahi tedavi önerilir. Son zamanlarda yaygın olarak kullanılan Fonksiyonel Endoskopik Sinüs Cerrahisi (FESS), kronik sinüzitlerin tedavisinde eskiye oranla daha başarılı sonuçlar elde ediliyor.

LARENJİT (YALANCI KRUP)

Her yaşta görülebilen larenjit, gırtlağın ve ses tellerinin iltihaplanması olarak tanımlanıyor. Virüs ve mikrobik nedenlerden kaynaklanan çeşitleri bulunan larenjit, çocukları ciddi solunum zorluğuna sokabiliyor.

Belirtileri: “Yalancı krup” da denilen larenjit gece aniden başlıyor, çocuk nefes almakta büyük zorluk çeker. Virüs kaynaklı larenjit ise başlangıçta yalancı kruptan daha hafif görülür, ama hastalığın gelişmesi çok daha ciddi olur. Mikropların neden olduğu larenjitte ise ateş oldukça yükselir ve çocukta yutma ve nefes alma zorluğu başlar. Tablo ise giderek ağırlaşır.

Tedavi: Hastalığa bakterinin mi, yoksa virüsün mü neden olduğunu anlamak için laboratuvar muayenesinin yapılması gerekir. Bakteriden olduğu saptanırsa antibiyotik tedavisi uygulanır. Eğer larenjitin nedeni virüsse, ilaç tedavisi yerine çocuğunuza ılık ve rahatlatıcı sıvılar içirmeniz iyileşmesini kolaylaştırır.

BRONŞİYOLİT

Bronşiyolit, akciğerlerin en küçük hava yollarından olan bronşiollerin herhangi bir nedenle tıkanması sonucu oluşan tablodur.En sık iltihabi tıkanıklık nedeniyle oluşur. Genellikle virüs kaynaklıdır. Kış aylarında çok sık görülür. İlk  yaşta ,özellikle ilk birkaç aylık bebeklerde daha sık karşımıza çıkar.Grip olan çocuklarda beklenen komplikasyonlardan biridir. Gripten sonra bronşiyolit gelişimini önlemek mümkün değildir.

Belirtiler:

Genellikle bir üst solunum yolu enfeksiyonunu takiben gelişir. Hışıltı,hızlı soluk alıp verme,solunum sırasında göğüs ve karında yükselme – alçalma ile karakterizedir.Bazen hafif ya da yüksek ateş olabilir. Ağır vakalarda tırnak yatağında ve dudakta morarmada görülebilir. Sık bronşiyolit atakları geçiren ya da bronşiyolit atakları iki yaşından sonra da devam eden çocuklar, alerji ve astım başta olmak üzere birtakım hastalıklar açısından da yakından takip edilmelidir.

Tedavi:

Hafif vakalarda ilaçlı buhar uygulanması,hışıltıyı azaltan ilaçların verilmesi ,burnun açık tutulması ve aktivitenin kısıtlanması yeterlidir.Hasta çocukların hastanede yatırılmaları gerekmez..Bakteriyel enfeksiyon düşünülmüyorsa antibiyotiklere de  gerek yoktur. Ağır vakalar (solunum sayısı çok fazla,morarma, kalp yetmezliği bulguları, beslenmede problem . gibi) hastanede yatırılarak tedavi edilir. Hastalık genelde 7-10 günde iyileşir. Sık bronşiyolit atakları geçiren çocuklar için evde soğuk buhar üreten aletlerin bulundurulması yararlı olur.

Korunma: Bronşiyolitli çocukları sigara dumanından uzak tutmak gerekir.

ASTIM

Astım, solunum yoluna giren havanın içindeki çeşitli alerjik maddelere tepki olarak ortaya çıkar. Solunum güçlüğüne neden olur. Çocukluk ve ergenlik dönemlerinde ortaya çıkabilen astım, süt çocuklarında tetikleyen en önemli olay ise grip ve nezle gibi üst solunum enfeksiyonlarıdır.

Belirtiler: Çocuklarda çoğu zaman alerjik olarak ortaya çıkan astım, kesik kesik öksürmelerle başlıyor ve zamanla nefes alma güçlüğüne dönüşüyor. Şikayetler tıkanmalar, şiddetli öksürük ve yorgunluk olarak devam ediyor.

Tedavi: Astımın tedavisi erken teşhis edildiği sürece güç değil. Sprey ya da toz halindeki ilaçların akciğere hava yolu ile verilebilmesi için özel araçlar geliştirilmiş durumda. Solunum yollarına çekilerek alınan bu ilaçlar bronşlara ve küçük hava yollarına giderek solunumu kolaylaştırıyor.

ORTA KULAK İLTİHABI

Orta kulak iltihabı daha çok altı aylık bebekler ile üç yaş arasındaki çocuklarda görülür. Orta kulak iltihabı, kulaktaki östaki borusunun görevini yapamamasıdır. Orta kulakta bakteriler çoğalır, üst solunumu yolları hastalıkları, alerji ve bağışıklık sistemindeki yetersizlikler gibi nedenlerle ortaya çıkar. Genellikle nezle, grip ya da boğaz enfeksiyonunun takipçisidir, bu rahatsızlıkları takiben bir hafta içinde meydana gelebilir. İltihaplanma beslenme ve yutkunma sırasında ağrıya neden olur.

 

Belirtileri:

 

Kulak ağrısı en büyük belirtidir. Üst solunum yolarından kaynaklanan iltihaplanmalarda burun akıntısı ve öksürük gibi yakınmalar da ortaya çıkar. Ateş görülür. İşitme azlığı ortaya çıkar. Enfeksiyonun ilerlediği durumlarda kulak zarının hasar gördüğü için sarı renkli bir iltihabi akıntı dış kulak yoluyla dışarı çıkar.

Tedavi:

Antibiyotik kullanılır. Tedavi en az 10 gün devam etmelidir. Doktor eğer gerekirse kulak zarından girerek iltihabı boşaltır , bu da çocuğu bir nebze olsun rahatlatır.

MENENJİT

Beyin zarının iltihaplanması olan menenjit, mikropların çeşitli yollarla beyin-omurilik sıvısına girmesiyle meydana gelir. Virüs ya da bakteriler menenjite yol açar. Eğer menenjik virüs kaynaklıysa buna viral menenjit denir. Daha sık görülen viral menenjit daha az tehlikelidir.

Meningokok türü bakterilerin neden olduğu menenjit ise salgınlara neden olur. Diğer bir menenjit türü olan Hemofilus influenz menenjiti ise daha çok dört yaşın altındaki çocuklarda görülür.

Menenjit, genellikle tedavi edilen bir hastalık olmasına karşın tanı geç konulursa hastalık sonrası sakatlıklar görülebilir ya da hastalık ölüme neden olur.

Belirtileri:

Viral menenjit şiddetli baş ağrısıyla seyreden hafif bir nezleyle ortaya çıkar. Antibiyotik tedavisinin gerek duyulmadığı bu menenjit türünde iyi bir bakım iyileşmek için yeterlidir. Ancak meningokok menenjitin çok ağır olan ilk çeşitidi baş ağrısı, yüksek ateş, kas ve eklem ağrıları, ensede sertlik ve bütün bedende çürüğe benzer morluklarla belirlenir. Kısa zamanda ölüme yol açar. Bu nedenle bu vakada acil tedavi önemlidir. İkinci ve daha sık görülen tipinde ilik iki gün nezle görülür, ardından şiddetli baş ağrısı, kusma ve döküntü gibi ağır belirtiler nükseder. 12 ayın altındaki bebeklerde ateş yerine vücut ısısında düşme göze çarpar. Bebek huzursuzdur, bıngıldağı şişer, meme emmek istemez ve dikkat çekecek kadar huzursuzdur.

Tedavi:

Belirtiler görülür görülmez mutlaka doktora gitmek gerekir. Meningokok menenjitinde  penisilin, Hemofilus influenz menenjitininde ise antibiyotikler kullanılır. Ayrıca hemofilus influenz mikrobunun aşısı karma aşıyla birlikte 2- 4-6 ve 18. aylarda yapılabilir.

SAĞLICAKLA KALIN……


Web Tasarım: Arena Ajans