HARİKA GÜRAL : “AVRUPA ŞEHİR SATIYOR, BİZ OTEL”

Güral Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Harika Güral, HT Bloomberg TV’de Türk turizm sektörü üzerine değerlendirmeler yaptı. Avrupa’da Rus pazarında kayıp yaşandığını ifade eden Güral “Rusya, Almanya, Amerika pazarı yerine dünyayı ele almalıyız” dedi.

2016’DA RAKAMLAR YÜZDE 90 DÜŞTÜ

Güral Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Harika Güral, konuk olduğu TV programında Türk turizmini değerlendirdi. Güral, doluluk oranlarında düşüş olduğunu ifade edere başladığı konuşmasında “Belek’teki otelimizde yüzde 15, Tekirova’daki otelimizde yüzde 12 civarında doluluk düşüşü ile sezonu kapattık. Antalya’da bu rakam yüzde 35 ile 40 civarında olarak düşünüyoruz. Doluluk oranlarımızda bir düşüş oldu bu bir gerçek. Doluluk oranındaki düşüş gelire de yansıdı, fakat biz çok uzun süre önce çeşitlendirmeye gittik. Antalya bölge turistini ikiye ayırmak mümkün. Avrupa bölgesi turistini başta Almanlar, Rus ve Rusça konuşan ülkeler olarak adlandırabiliriz. Rusya ile olan bu krizi yalnızca uçak krizi olarak bağlantılı değil. Rusya ve Ukrayna arasında bir savaş vardı. Bunu sonucunda Avrupa ve Amerika’nın yaptırımları Rusya ekonomisini zora soktu. Rusya’da büyük bir devalüasyon oldu. Bunun dışında bizim göz ardı ettiğimiz bir konu var. Türkler, Rus pazarında bazı konularda dominantlar ve Ruslar bundan rahatsız oluyorlar. Özellikle inşaat ve turizmde çok başarılı işler yapıyor. Uzun süredir dile getiriliyor. Rus sermayeli şirketlere öncelik verilmesi. Uçak krizinden sonra başlayan kriterlere baktığımızda ilk kriter yüzde 100 Rus sermayeli bir tur operatörü ve yüzde 100 Rus sermayeli uçaklarla sağlandı. Bunu Rusların denge değiştirme isteği olarak yorumlanabilir. Biz bunu daha önce gördük. Rus turistlere bakıldığında 2014 yılında 3 Milyon 600 bin, 2015 yılında 2 Milyon 750 Bin civarında bu yıl ise bu rakamlar yüzde 90 düştü” dedi.

AVRUPA’DA DA KAYIPTAYIZ

Türkiye elinde bulunan değerlerden yeteri kadar faydalanamadığını söyleyen Harika Güral “Amerika’ya baktığınızda dünyada Fransa’dan sonra en çok turist çeken ülkelerden biridir. Amerika ile Türkiye karşılaştırıldığında m2 ile karşılaştıramayız. Türkiye’de bir Çatalhöyük var. Efes, Meryem Ana var. Biz bunlardan yeterince faydalanamazken Amerika’daki mili bir parka gelen turist sayısı 10 milyon civarında. Antalya’da 5 tane milli park var. 5 milli parkın Türk ekonomisine katkısı nedir? Biz bunları doğru kullanabiliyor muyuz? Burada bizim asıl dikkat etmemiz gereken şey Rusya, Almanya, Amerika pazarı yerine dünyayı ele almalıyız. Bu insanları Türkiye’ye gelmeye nasıl ikna etmeliyiz? Antalya ve bölgesinde sadece otel pazarlıyoruz. Gelen turistin ne kadar harcayacağı, ne kadar kalacağı ve ne zaman döneceği belli. Bunun da bize bir artısı ne yazık ki yok. Bu yıl Türkiye’ye gelmeyen turistler İtalya ve İspanya gibi ülkelere gittiler. Eminim güzel zaman geçirdiler ve Türkiye’yi özlediklerine de gönülden inanıyorum. Oralara gittiğinizde günlük program yapmak mümkün değil. Yani yapılacak harcama belli değil. Bizde ise turist otele girdiğinde sınırsız eğlence ve yemek alır. Biz Güral Premier’de sabah 09:00 ile 23:00 saatleri arasında çocuklara bakarız. Bunlar büyük servisler. Avrupa’nın herhangi bir yerinde hiçbir turist bu hizmeti alamaz. Biz Türkiye’de otel satıyoruz. İstanbul bir dönem kongre turizminin merkeziydi. Fakat bunlar turizmden ibaret değil. İstanbul sadece kongre merkezi olamazken Antalya’da olmamalı. Bunları çeşitlendirmeliyiz” dedi.

FARKLILIKLARI ORTAYA KOYMALIYIZ

Türkiye’yi farklı bölgelere ayırdığımızda farklı yemek kültürlerinin öne çıktığını görüyoruz. Ben Ege Bölgesindenim. Bizim için zeytinyağlı, doğuya giderseniz et yemekleri, Karadeniz’e giderseniz balık yemekleri. Biz aslında her damak tadına uygun yemek sunabiliriz. Bizim yaptığımız tek şey Yunanlılarla baklava üzerine kavga etmek. Yunanistan baklavayı dünyaya tanıttı. Biz şunu ifade etmeliyiz Yunanlılara. Bakın bu Yunan bu da Türk yoğurdu, bu da Türk baklavası dememiz lazım. Senin baklavandan şöyle ayrıyım demeliyiz. Onlarla kavga etmeye gerek yok. Hepimiz benzer coğrafyalardan gelen insanlarız. Etkileşimler olacaktır. Önemli olan farklılıkları ortaya koyabilmek. Türkiye’nin rakibi Yunanistan mıdır? İspanya mıdır? Portekiz midir? Bunlar Türkiye’nin rakibi değildi. İspanya ve Portekiz gibi ülkelere baktığınızda şehir satarlar. Orada da yemeği, kültürü, sanatı satarsınız. İnsanları yerel halka bir araya getirip o halkın yaşamın bir parçası olma şansını satıyoruz. Antalya’ya geldiğiniz de ise ne yazık ki turisti gündelik hayatla birleştiremiyorsunuz. Otelden hava limanına, hava limanından otele geliyor. Dışarıya çıktığında bir hayat yok. İnsanlar yerel halka birleşemiyor. Alışveriş yapacak, gece kulübü yok. Bizim gelir oranlarımız her yıl giderek düşüyor. Krizle birlikte oteller fiyat indirimine girdi. Fiyatları indiriyorsanız bunları daha sonra yukarı çıkarmak çok zordur. Bizden istenen düşük fiyat ve yüksek kalite ama bu da mümkün değil. Giderlerimiz belli. Yüksek kalitede hizmet verebilmek için yüksek fiyat almak zorundasınız. Avrupa’nın orta gelirli ve çocuklu aile grubunun tercihi Türkiye’dir. Turist otelden çıktıktan sonra gastronomi, eğlence sunmak zorundayız. Bu Rusya krizi sonrası devletimiz bize bir teşvik sundu. Bu sistem içerisinde biraz daha oynamak istiyoruz”

DEVLET DESTEK VERDİ

12ay maaş bulmak için yetişmiş elemanın sektörden ayrıldığını ifade eden Güral “ Devlet bize hakkımız olmayan sahil şeridini kullanma hakkı, cirodan pay, 3 yıl içerisinde ödeme fırsatı veriyorum dedi. Bu aslında sıfır faizli krediye benziyor. Biz bunu sadece bu yıl değil önümüzdeki senelerde de talep ediyoruz. Devlet bize 9 ay açık kalan otellerin son üç ayki SGK primlerini ödeme garantisi verdi. Antalya ve civarına baktığınızda 9 ay açık kalan otel yok. İspanya’da ve İtalya’da var. Türkiye’de yok. Antalya dışında Ege’ye doğru gittiğinizde sezon maksimum 6 ay. Biz bunun aşağıya çekilmesini talep ediyoruz. Güral Premier olmak üzere ara elaman yani 12 ay maaş veremediğiniz gençler belirli bir süre sonra sektör dışına çıkmak istiyorlar. Yıllarca personeli eğitiyorsunuz ama ‘ben 12 ay maaş bulmak için ayrılıyorum’ diyor. Hâlbuki turizm bacasız sanayidir. Turizmin geliştirdiği yan sanayiler vardır. Gıda, ulaşım ve eğlence gibi” dedi.

DÜNYA İÇİN ÜTERİYORUZ

Güral son olarak sadece Türkiye için değil Dünya için porselen ürettiklerini ifade ederek “ Biz Çin’in dünyadaki en büyük pazarından biriyiz. Ev grubunun en büyük pazarı. Bunun önüne nasıl geçeriz? Üretici olarak halka en iyisini sunmaya gayret ettik. Bundan 10 yıl önce bon porseleni üretmeye başladık. Güral Porselen üretmiyor Bon porselen de üretiyoruz. Yani hem yuvarlak hem kare üretiyoruz. Yalnızca Türkiye için değil Dünya için de üretiyoruz. Dünyanın kabul ettiği ürünlerin de hak ettiği yere geleceğine inanıyorum” dedi.


Web Tasarım: Arena Ajans