cc2

MİDE ÜLSERİ VE GASTRİT

GASTRİT
Gastrit, yaş sınırlamasına bakmaksızın herkes de görülebilen bir hastalıktır ve midenin iç kısmında (yüzeyde) yer alan mukoza tabakasının iltihaplanması sonucunda görülür. Çoğunlukla erişkin kişiler görülen gastrit, pek çok kişinin ortak hastalığı durumuna gelmiştir. Gastrit sorunun kişiler de ilk belirtisi açık olarak midede şişlik, karın bölgesinde ağrı, bulantı ve kusma ile başlayıp devamında gerginlik durumu ile kendini belli etmektedir. Ancak belirtiler herkes de aynı şekilde görülmeyebilir. Yemeklerin arkasından ortaya çıkan bir bulantı ve yemekten tiksinme gibi durumlarda gastrit sorunu olan kişilerin ortak şikâyetleri arasında yer alır.
Gastrit çok yaygın bir hastalıktır ama ülsere göre daha yüzeysel hasarı olmaktadır. Ancak önlem alınmamış ve ilerlemiş gastrit zamanla derinlemesine kadar inip kanser veya ülser hastalığının oluşmasına yol açabilir. Genel olarak bakteriyel enfeksiyon sonucunda oluşan gastrit, düzenli ve kontrol altında alınan antibiyotik ile düzelebilir. Gastritin oluşum nedenlerinden biri olan helicobakter pylori virüsü, kişilerin vücuduna girdiği andan itibaren gastrit oluşumuna zemin hazırlayıp ileri de ciddi tehlikelere yol açabilir. Aynı zamanda hiç bir belirti vermeksizin gelişebilen gastrit, günümüzde her iki kişiden birinin sorunu haline gelmiştir.
Gastrit Nedenleri
Hastalığın oluşmasına yol açan en büyük etken kronik pylori adı verilen bir enfeksiyondur. Çoğunlukla gelişmekte olan ülkeler de daha çok görülen bu bakteri gastrit hastalığının oluşmasına yol açmaktadır. Çevresel etkenler, beslenme ve yaşam tarzı hastalığın gelişmesinde önemli rol oynamaktadır. Özellikle düzensiz beslenen, sigara tüketen, abur cubur besinler ile beslenen ve fazla alkol içen kişiler de gastrit hastalığı diğer kişilere oranla daha sık görülmektedir. Bilhassa çok sigara içen ve sigaranın yanında asitli içecek içen kişilerde mide asidi fazlalaşıp yoğunlaşır ve bu asit de zamanla gastrit oluşumuna yol açar. Yaşam tarzında stres olan ve panik sorunu yaşayan kişilerde gastrit hastalığı daha sık görülmektedir. Stres pek çok hastalığının ana sebebi olduğu gibi gastrit hastalığının nedenleri arasında da bulunmaktadır. Düzenli ve sağlıklı beslenme, stresten uzak bir yaşam ve egzersiz hastalığı bir nebze uzaklaştıracaktır.
Gastrit Belirtileri
Gastrit hastalığın da diğer hastalıklar da olduğu gibi birden fazla belirti görülebilir. Bu belirtiler arasında en fazla görüleni ise hazımsızlık şikâyeti ve mide ağrısıdır. Ancak sadece bu iki belirti bile hastalığın kişiler de var olduğuna yetebilir. Eğer yetersiz geliyor ise kişiler karın ağrısı, iştahsızlık, yemekten tiksinti ve mide bulantısı olup olmadığına bakılır. Çoğunlukla gastrit şikâyeti ile hastaneye gelen hastalar da mide bulantısı, ağza gelen acı su ve kusma gibi belirtiler olduğu müzmin bir şekilde ifade edilmiştir. Lakin her kişinin gastrit belirtisi aynı şekilde olmayıp hastalığın ilerlemesi veya hastalığın kişiler de yeni oluşmaya başlaması ile belirtiler de farklılık gösterebilir. Kişilerde alkol alımı ve fazla aspirin içmesi sonucunda görülen mide ağrısı bir gastrit belirtisi olmayabilir.

Gün içerisinde tüketilen sağlıksız gıdalar ve asitli içecekler mide bulantısı, kusma, mide ağrısı ve hazımsızlık sorununa yol açabilmektedir. Böyle durumda ara, ara görülen bu belirtiler eğer bir haftada 3 defa görülmeye başlamış ise kronik bir gastritin belirtisi olabilmektedir. Akut olan bir gastrit hastalığınız var ise daha az belirti verebilir veya hiç belirti vermeksizin bölgede gelişebilir.
Gastrit Tanısı
Hastalığın tanısı için ilk olarak gastroenterolog uzmanına veya dâhile uzmanına görülmeniz yeterli olacaktır. Hastalığın tanısını koyabilmek için uzman doktor için muayene de hastalığın hikâyesini dinlemesi yeterli olabilir. İlk muayene de hastalığın tanısı koyulmamış ise endoskopi tekniğine başvurulabilir. Ancak Endoskopi çoğunlukla 40 yaşı üstü kişiler de tercih edilmektedir. Gençler de görülen gastrit sorunu ilk muayene de anlaşılıp ilaç tedavisine başlanılıp ilaç verilir ve mide de yer alan ve gastrit sorununun oluşmasına neden olan asitler azaltılmaya çalışılır.
Gastrit Tedavisi
Gastrit tedavisine geçilmeden önce hastalığın oluşum nedenine bakılır. Eğer hastalığın oluşumuna mide asitleri yol açıyor ise mide de bulunan asitleri gidermek için kişiye öncelikle ilaç verilir. Verilen bu ilaç ile mide asidi giderilmeye çalışır. Eğer gastrit oluşumuna H. pylori adı verilen bir bakteri yol açıyor ise kişiye en az 2 tane farklı antibiyotik takviyesi ve sadece iki hafta kullanılması gereken ilaç önerilir. Gastrit sorunu olan kişinin eğer kullandığı aspirin ve anti romatizmal ilaçlar var ise kişilerin bu ilaçları bırakması gerekir veya kullanım gerekliliği tekrar gözden geçirebilir.
MİDE ÜLSERİ
Mide ülseri genellikle mide zarında meydana gelen enfeksiyonlar neticesinde oluşur. “H.pylori” adlı bakteri bu enfeksiyonların ve mide ülserinin başlıca nedenidir.
Sağlıklı bir mide zarı sindirim için üretilen mide asidine dayanıklıdır ancak, mide ülseri olan bir kişide mide zarının aside karşı koruması ortadan kalktığı için yarayla temas eden mide asidi şiddetli ağrılara neden olur. Bu ağrılar karnın üst kısmında yoğunlaşır ve aralıklarla görülebilir.
Mide ülseri erken teşhis edilirse ilaçlarla tedavisi mümkündür fakat belirtiler ciddiye alınmazsa ve ülser kanamaya başlarsa hayati tehlike yaratabilecek kadar ciddi bir sağlık sorunudur.
Ülser Belirtileri
Ülser belirtileri, ülserin hangi aşamada olduğuna göre değişebilir. Ülserin neden olduğu, mide zarındaki açık yaralar başlangıç aşamasındaysa çok ayırt edilemeyen hafif belirtiler gösterir. Ancak yara büyüdükçe belirtiler, özellikle karın ağrıları şiddetini arttırır.
Ağrı: Mide ülserinin başlıca belirtisi karnın üst kısmında görülen ağrılardır. Bu ağrılar gelip geçici olabilir (bir kaç dakikadan bir kaç saate kadar sürebilir) ve mide asidi azaltıcı tabletlerle hafifletilebilir.Ancak bu tabletler ülseri tedavi etmez ve geçici bir rahatlama sağlar. Ağrılar yemeklerden sonra şiddetlenebilir ve gece sizi uykunuzdan uyandırabilir.
Diğer Belirtiler: Mide bulantısı, kusma, iştah kaybı, şişkinlik, halsizlik, sık geğirme ve kilo kaybı mide ülserinin diğer belirtileri arasındadır.
Kanamalı Mide Ülseri Belirtileri:
Mide zarındaki ülser kanamaya başladığında koyu renkli, kanlı veya katrana benzer dışkı, kan kusma, kilo kaybı, karnın orta ve üst kısmında çok şiddetli ağrılar görülür. Kanamalı ülser ciddi bir sorundur ve en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna gidilmelidir.
Mide Ülseri Ne Kadar Ciddi Bir Sorundur?
Mide ülseri çoğunlukla mide asidi düzenleyici ilaçlar ve antibiyotiklerle tedavi edilebilmektedir. Antibiyotik tedavisi genellikle ülserin tekrar etmesini önler.Ancak ülserin belirtilerini ciddiye almazsanız ve doktora gidip ilaç tedavisine başlamazsanız ülseriniz hayati risk taşıyan kanamalı ülsere dönüşebilir.Ülserin kanaması ve buna bağlı yaşanan ciddi komplikasyona sık rastlanmaz (50 kişiden 1’inde görülür) ancak bu “hiç risk yok” anlamına gelmemektedir.Mide ülseri mide zarının delinmesi veya gıdaların sindirim sisteminde hareket etmesine engel olan “mide tıkanması” gibi çok ciddi rahatsızlıklara yol açabilir.
İç kanama tedavi edilmeyen mide ülserinin tehlikeli komplikasyonları arasında yer almaktadır. Özellikle 60 yaş üzerindeki yetişkinler mide ülseri tedavisine kısa sürede başlamalı ve tedavi sonrası kontrolleri aksatmamalıdır.
Mide Ülseri İçin Yapılan Testler
Endoskopi: Doktorun, ucunda kamera bulunan ince bir boru ile mideyi görüntülemesini sağlayan endoskopi mide ülserinin teşhis edilebilmesi için en sık kullanılan yöntemlerden biridir.Kamera sayesinde ülserin tam olarak midenin hangi bölgesinde bulunduğu, büyüklüğü ve hangi aşamada olduğu bu yöntemle net olarak belirlenebilmektedir.
Bakteri Testi: Mide ülserinin başlıca nedeni olarak gösterilen H.pylori bakterisinin tespiti için çeşitli testler yapılabilir. Bu testler arasında dışkı testi, nefes testi ve kan testi bulunmaktadır.
Ayrıca endoskopi sırasında mide ülserinden örnek alınarak (biyopsi) H.pylori bakterisi bulunup bulunmadığı incelenebilir.
Biyopsi: Endoskopi ile görüntülenen ülserden daha sonra laboratuvar ortamında test edilmek üzere bazı örnekler alınabilir ve buna biyopsi adı verilir.Mikroskopla incelenen bu örnekler sayesinde ülserin nedeni ve kanserli olup olmadığı konusunda net bir bilgi sağlanabilmektedir.
Ülser Tedavisinde Kullanılan Yöntemler
Mide Asidini Dengeleyici İlaçlar: Ülser belirtilerini şiddetlendiren mide asidinin azaltılması için asit dengeleyici (azaltıcı) ilaçlar kullanılabilir.
Eğer ülser başlangıç aşamasındaysa mide asidinin azalması ile ülserin bulunduğu bölgede önemli oranda iyileşme sağlanabilir.
Ancak ülser bakteri nedeniyle oluştuysa bu tip ilaçlarla tam tedavi mümkün değildir. Önce vücudun bakteriden temizlenmesi gerekir.
Bakteri Kaynaklı Mide Ülseri: Bakterinin yol açtığı mide ülseri tedavisinde öncelikli olan enfeksiyonun temizlenmesidir. Enfeksiyon tedavisi için antibiyotik kullanılır ve bu süreçte mide asidinin azaltılması için antiasit ilaçlarında kullanılması önerilir.
İlaç Kullanımı Kaynaklı Mide Ülseri: Bazı durumlarda mide ülseri iltihap önleyici aspirin ve benzeri ilaçların sık kullanımı nedeniyle oluşmaktadır.
Bu tip ülser tedavisinde ilk olarak mide zarını tahriş eden ilaç bırakılmalıdır ve genellikle ilacın bırakılması ülserin tedavisi için yeterli olmaktadır.
Romatizmal ağrılar için veya kan inceltici olarak düzenli aspirin kullanmanız gerekiyorsa, mide asidini dengelemek için aspirinle birlikte hangi ilaçları kullanmanız gerektiği konusunda doktorunuzdan bilgi alabilirsiniz.
Ameliyat: Cerrahi müdahale seçeneği geçmişte mide ülserinin tedavisinde oldukça yaygın olarak kullanılmaktaydı ancak günümüzde ülsere neden olan bakteri net olarak bilindiğinden ve bu bakteriye karşı etkili özel antibiyotikler üretildiğinden ameliyatsız tedavilerde önemli bir başarı sağlandı.
Ameliyat seçeneği ülserin hayati tehlike yarattığı (kanamalı ülser veya sindirim sisteminin tıkanması) durumlar dışında tercih edilmemektedir.
Tedavi Sonrası
Mide ülseri tedavi edildikten sonra ülserin tekrar edip etmediğinin belirlenmesi için doktorunuz düzenli kontroller isteyebilir.
Bu kontrollerde bakterinin tekrar aktif olup olmadığını öğrenmek için testler yapılabilir. Bu testler genellikle tedaviden en az 4 hafta sonra yapılmaktadır. Bakteri tamamen temizlenmemişse antibiyotik tedavisi tekrar uygulanabilir.
Mide Ülseri Hastaları Nasıl Beslenmeli?
Bu konuyla ilgili olarak en doğru bilgileri doktorunuzdan alabilirsiniz ancak ülseri olanlara genel olarak önerilen bazı beslenme alışkanlıkları bulunmaktadır.
Besin lifi bakımından zengin gıdalar mevcut ülserin iyileşmesine ve ülser oluşumunun önlenmesine yardımcı olur. Acı ve çok baharatlı gıdalar ülser belirtilerini şiddetlendirebilir.
Alkol ve sigara kullanımı ülserin iyileşmesinin önündeki en büyük engeller arasındadır. Stres, kahve, gazlı içecekler ve çay mide ülserini tetikleyebilir.
SAĞLICAKLA KALIN…..


Web Tasarım: Arena Ajans