AĞZIN BAL YESİN BE MEHMET HOCA!

Kütahya Belediyesi tarafından yeni evlenen çiftlere dağıtılan ve adına da “hizmet” denilen kitap için en güzel açıklamayı Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Mehmet Görmez yaptı. Açıklamayı internet sitemizden ve gazeteden okumuş olmalısınız. Kitabın içeriğinde tartışma konusu olan hususların tamamının, yanlış geleneklerin din haline gelmesinden kaynaklandığını anlatan Görmez, geleneklerdeki kadın tasavvurunun, İslam’ın yeryüzünde bütün insanlara kazandırmak istediği kadın tasavvurundan uzak olduğunu vurguladı. Görmez, yerel yönetimler ve kamu hizmeti yapanlara çağrıda bulunarak, “lütfen eğer topluma dini kitaplar dağıtacaksanız, sizin ülkenizde Diyanet İşleri Başkanlığı gibi bir kurum var. Din İşleri Yüksek Kurulu gibi bir müessese var. O kitapları mutlaka bize gönderin. Biz inceleyelim. Yanlışlarla, doğruları birbirinden ayırt etsinler. Din İşleri Yüksek Kurulumuzun süzgecinden geçmiş kitapları dağıtın.” dedi.

Dinimiz İslam’da olmayan binlerce hurafeyi, sanki Kur’an’da varmış gibi gösterenler yüzünden yaşamımız resmen altüst ediliyor. Bu kitap olayı da en güzel örnek anlattığım durum için. İnsanlar çeşitli hurafeleri hayatının başköşesine oturtmuş. “Kur’an ne diyor” diye açıp okumayan insanlar, özellikle sosyal medyada gördükleri ile ahkâm kesiyor.

Yeni doğan çocuğun dindar olması için göbek bağını keserek cami avlusuna bırakmak, konuşmayan çocukların konuşabilmesi için cuma namazından sonra müezzin tarafından cami anahtarını çocuğun ağzına sokup çıkarmak, gelinin kucağına erkek çocuk verilince çocuğunun erkek olacağına inanmak, iki bayram arasında nikâh yapmak, duaların kabulü için mübarek gecelerde ziyaretgahlarda mum yakmak, gece vakti tırnak kesmek, cuma ve arefe günlerinde çamaşır yıkamak, dikiş dikmek, temizlik yapmak, akşam sakız çiğnemeyi ölü eti çiğnemek gibi kabul etmek, gece aynaya bakmak gibi şeylerin uğursuzluk getireceğine inanmak…

Yaz, yaz bitmez… Daha neler neler… Yukarıda yazdığım hurafeler diyanetin belirlediği saçmalıkların hayatımıza sanki dinde varmış gibi girmesi. İslam dini, kemâlatını tamamlamış, zerre miktarı bile olsa eksiği kalmayan bir dindir. Böylesine mükemmel bir dini kenara bırakıp hurafelere inanır olmak çok acı bir durumdur.

Dünyada İslam adına ortaya çıkan dev bir kesim var. Kur’an’dan habersizler. Kendi türettikleri, hurafelerden oluşan batıl bir dini yaşıyorlar. Kur’an’da olmayana “Kur’an’da var” diyorlar. Helâli haram kılıyor, yeni bidatler üretiyor ve sevgi ve barış dini olan İslam’ı nefret ve savaş dini haline getirmeye çalışıyorlar. En tehlikeli yönlerinden biri de yaşadıkları bu dine İslam adını veriyor ve İslam adı altında yaptıkları uygulamalarla gerçek İslam’a en büyük zararı veriyorlar. Onların dininde her şey yasak. Onların dininde gülmek, mutlu olmak, eğitimli ve bakımlı olmak, Allah’ın verdiği ve helal kıldığı bütün nimetler yasak. Onların dininde nefret, öfke ve mutsuzluk var. O din kapkaranlık, çünkü hakkı uygulamıyorlar. Onlar hakkın yerine batılı koymuşlar. Kur’an’a aykırı olan uydurma sözleri hadis diyerek Peygamberimiz (sav)’e iftira atıyorlar. Kur’an’ı kendilerince değiştirmeye kalkıyor, yeni bir din getirmeye çalışıyorlar. Ürettikleri dini ise aslında kendileri de uygulamıyorlar. Bu karanlık dinin hurafecileri sayıca az olsalar da etkiledikleri kesim büyük. Pek çok insan İslam denince sadece bu modeli görüyor. Pek çoğu da İslam adına bu hurafeleri uygulaması gerektiğini düşünüyor. Bu hurafecilere Kur’an’a dokunmak yasak edilmiş, bu yüzden kendi dinlerini bilmiyorlar. Sadece hurafeleri öğreniyor ve bunu din olarak uyguluyorlar.

Kur’an’da Allah’ın helâl kıldıklarını haram kılanlar şu şekilde tarif edilir: “De ki: Allah’ın kulları için çıkardığı ziyneti ve temiz rızıkları kim haram kılmıştır? De ki: Bunlar, dünya hayatında iman edenler içindir, kıyamet günü ise yalnızca onlarındır. Bilen bir topluluk için ayetleri böyle birer birer açıklarız. (Araf Suresi, 32)

Ayette yüce Allah önemli bir gerçeği belirtmektedir: “Helâlleri haram kılan kişilerin varlığı.” Günümüzde elbette haramları helâl gibi görüp umarsızca yaşayan insanlar da bulunmaktadır.  Fakat ayette, Allah’ın helâl kıldıklarını “din adına” haram kılan insanlardan bahsedilmektedir. Yani bu insanlar aslında dini değiştirmekte ve Allah’ın adını kullanarak farklı bir dinin propagandasını yapmaktadırlar.

Dikkat etmek lazım… Çok konuşmamak lazım… Ahkâm kesmemek lazım…

Ehline müracaat etmek lazım…

Sevgiyle kalın…

Aklıselim ile düşünmelidir,

El ele vererek direnmelidir,

Maske düşmez ise bilinmelidir,

Hurafeler bir gün dine dönüşür.


Web Tasarım: Arena Ajans