BÖBREK TAŞLARI

Böbrek taşı; böbrek kanalları içerisinde oluşan mineral içerikli sert kitlelerdir.Bu taşların hangi etkenlerden dolayı oluştuğu ve oluşum mekanizması tam olarak bilinmemektedir. Ancak,ailevi yatkınlık,doğuştan idrar yolları anomalileri,bazı sistemik hastalıklar (Gut, Sistinüri vb) neden olabilir
Nerede idrar varsa orada taş olabilir, böbreğin pelvisinde ve böbreğin havuzcuğunda oluşabilir. İdrarda koruyucu olan bazı maddelerin vücut tarafından eksik üretilmesi taş oluşumuna neden olur. Sıcak, yüksek rakımlı ve tropikal ülkelerde böbrek taşı daha sık görülür. Güneşin etkisi var, güneşten dolayı vücudun D vitamin sentezi artıyor D Vitamini Sentezi başta kalsiyum olmak üzere bağırsaklarda maddelerin daha fazla emilimine sebep oluyor ve bunların idrarla daha fazla atılımından dolayı kalsiyum taşları oluşuyor.Oldukça sık görülür.Erkeklerde kadınlara oranla 3 kat daha fazla görülmektedir.
Tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları böbrek taşları açısından risk doğurur. Bunun dışında sistinüri gibi böbrek hastalıkları, tiroid hastalıkları benzeri metabolizma hastalıkları veya kronik pankreas hastalığı böbrek taşı oluşumuna zemin hazırlayabilir. Bir tür romatizmal hastalık olan gut, vücutta ürik asit oranını arttırır ve ürik asit taşlarının sıklıkla oluşmasına neden olur. Ürik asit taşları, kadınlara oranla erkeklerde daha çok görülür. Kronik bağırsak iltihabı da, sık sık böbrek taşı oluşmasına neden olan hastalıklardan biridir.
Taş oluşum riskini artıran faktörler;Gün içerisinde yeterince sıvı almamak,genetik faktörler,ailesinde taş öyküsü olanların taş oluşturma olasılığı yüksektir.Böbrek taşı hastalığı çoğunlukla 30-50 yaş aralığında görülür.Az hareket veya hareketsizlik ve yenilen yiyeceklerde etkendir.
Değişik şiddette ağrı,Bulantı / Kusma,İdrarda kan en büyük böbrek taşı bulgularıdır.
Böbrek taşının tanısında görüntüleme yöntemleri ve laboratuar tetkikleri kullanılır. Röntgen filminde böbrek taşı varsa genellikle görülür. Bu film çekilirken hasta yatırılır. Fakat bütün taşlar direkt röntgen filminde görülmeyebilir. Bütün taşların görüldüğü sistem bilgisayarlı tomografidir.
Engelleyici önlemler alınmaması ve bir takım hayat tarzı değişikliklerine gidilmemesi halinde, böbrek taşlarının çevresel ve genetik faktörler sebebi ile tekrar etme riski oldukça yüksektir.
Taş oluşumunu önlemek için hayat tarzı değişiklikleri son derece önemli bir rol oynar. Hızlı beslenmekten uzak durmak, bol sıvı tüketmek ve egzersize ağırlık vermek gibi bir takım önlemler ‘önleyici değişiklikler’ olarak sayılabilir. Bunların yanında doktor kontrolünde gerçekleştirilecek bazı ilaç tedavileri de söz konusu olur. Eşit aralıklı sağlık kontrolü ile erken tanı önem taşır.
Böbrek taşı olan kişi bol su tüketmeli (özellikle yaz aylarında bu daha da önemlidir),Çay, kahve ve kola gibi içeceklere mümkün olduğunca kısıtlama getirmeli,tuz tüketimini kısıtlamalı,düzenli egzersiz veya yürüyüş yapmalı,ani kilo kayıplarından kaçınmalıdır.
Yaşam ve beslenme tarzında birkaç değişiklik yaparak yeni taş oluşma riski azaltılabilir. Lif içeren besinler ve faydalı etkileri nedeniyle sebze, meyve tüketmek gerekir. Ancak okzalat bakımından zengin olan sebze ve meyvelerden (ıspanak, kakao, çay yaprakları, ceviz, buğday kepeği) sakınmak gerekir. Alınan kalsiyum miktarı, bu yönde önerilerde bulunmak için güçlü bir neden olmadıkça sınırlanmalıdır. Bol sıvı tüketimi yapılmalıdır.
Kalsiyumlu gıdalar, çilek ve kuruyemiş taş yapmaz.Kişide taş oluşumu genetiktir ve her tür yiyecek taş yapabilir. Önlemi bol sıvı tüketmekten geçmektedir.Çok su içmek böbrekleri yormaz.Böbreklerin vücuda giren suya göre sıvıyı ayarlama yetenekleri oldukça yüksektir. Bu nedenle fazla sıvı böbreği yormaz.
Tek böbrekle sorunsuz 100 yıl yaşamak bile mümkündür. Böyle binlerce hasta vardır. Böbreği etkileyecek bir hastalık olmadığı sürece (yüksek tansiyon, diyabet, taş, vb.) tek böbrekle yaşamakta sorun yoktur.Böbrek taşı düşürmede taşın boyutu önemlidir.
5 mm’nin altındaki taşlar kendiliğinden düşebilir. Bol su ve hareket taşların düşmesine yardımcı olur. Üreter kanallarını genişletici İlaç tedavisi ile taş düşürmek mümkün. 5 mm üstü taşları da operasyon yolu ile düşürülmektedir.
6mm üstündeki taşlar müdahale ile düşürülür. 4-6 mm arasındaki taşların bazılar kendiliğinden bazılarıda müdahale ile düşer. 4 mm altındaki taşlar ise kendiliğinden düşer.
Araştırmalarda limon suyunun bazı taşların meydana gelmesini engellediği tespit edilmiştir. Limonatadaki sitrat böbrek taşına karşı etkili olmaktadır. Bu nedenle sıvı gereksiniminin bir bölümü limonata şeklinde alınabilir.
Böbrek taşı tedavisi;
Medikal Tedavi: 5 mm’ye kadar olan taşların büyük çoğunluğu verilen ağrı kesici, antispazmodik ilaç tedavisi ve bol sıvı alımı ile düşürülebilir. Taşın boyutu büyüdükçe müdahalesiz düşürme olasılığı azalır.
ESWL: Vücut dışından şok dalgaları ile taş kırma
Perkutan Nefrolithotomy (PNL): Böbrek içindeki taş 2 cm’den büyük olduğunda veya ESWL ile kırılamadığında uygulanan güncel bir yöntemdir. Genel anestezi altında bel bölgesinde 1 cm’lik kesiden oluşturulan bir yoldan böbreğin içerisine girilerek taşlar bir bütün halinde veya kırılarak aynı yoldan dışarı çıkartılır. Endoskopik yani kapalı bir ameliyat yöntemi olan perkütan nefrolithotomy ameliyatında görüntüler endokamera ile bir televizyon ekranına büyütülmüş olarak taşınır. Taşlar genelde pnömatik, ultrasonik veya lazer taş kırıcılar ile parçalanırlar.
Üretoroskopi (URS): Üreter kanalı içerisindeki taşlar düşmezse veya ESWL ile kırılamazsa idrar yolundan üreteroskop denilen aletler yardımıyla girilerek tedavi edilebilirler. Üreteroskoplar 2.5-3 mm çapında, uzunlukları boyunca bir çalışma kanalı ve görüntüyü sağlayan bir mercek bulunan cihazlardır. Rijid yani sert üreteroskoplar ile dış idrar yolu ve mesane geçilip üreter içine girilirek taşlar Holmium lazer veya pnömatik taş kırıcı ile kırılarak tedavi edilir. Bu üreteroskoplar ile alt ve orta üreterdeki taşlar tedavi edilebilirler. Fleksibl yani kıvrılabilen üreteroskoplar ise uçları çeşitli yönlerde ve açılarda döndürülebildiğinden hem üst üreterdeki, hem de böbrek içinde havuzcuk ve kalis adı verilen ceplerdeki taşların tedavisinde kullanılırlar.Üretereroskopik taş tedavisi sonrası hastalar aynı gün veya bir gün sonra evlerine taburcu edilirler.
Risksiz ameliyat diye bir şey yoktur. Açık ve kapalı böbrek taşı ameliyatlarının riskleri birbiri ile aynıdır. Kanama en sık rastlanan komplikasyondur. Yapılan çalışmalarda kan vermeyi gerektirecek kadar kanama olma ihtimali %1 ile %10 arasında bulunmuştur. Her ameliyatta olduğu gibi bu ameliyatta da enfeksiyon ihtimali vardır. Bu riski en aza indirmek için ameliyat öncesinde idrarda mikrop varlığını araştırmak ve ameliyat sırasında önleyici (profilaktik) antibiyotik başlamak gerekir. Çok nadir olarak bu ameliyat sırasında böbreğe giriş işlemi röntgen cihazı ile “kör” olarak yapıldığı için barsak ve çevre organ yaralanması görülebilir. Özellikle çok zayıf hastalarda bu risk daha fazladır.

SAĞLICAKLA KALIN….


Web Tasarım: Arena Ajans