OKAN GÜR’ÜN ARDINDAN

Muhalif bir duruşu vardı. Ulusalcı, Atatürkçü ve iyi bir Milliyetçi idi. Çok kimsenin el pençe divan durduğu zamanda O, Fetullahçılara esip gürlüyordu. Ergenekon davasının kocaman bir yalan olduğunu hep söyledi. Yardımsever, gönüllü bir dava adamıydı. Sevimli, sevgili ve iyi bir kalbin sahibiydi. O kocaman kalbi, bu dünyanın yalanlarına dayanamadı. Allah rahmet eylesin. Nur içinde yat güzel insan.

Nafi Güral ile aram açıldığında beni telefon ile arayıp, birçok telkinde bulunmuştu. Kendisini büyük bir saygı ile dinleyip durumu anlatmıştım. O da bana saygı göstermişti. Telefonu kapatırken, “oğlum ölümlü dünya, bugün varız yarın yokuz. Küslük iyi değil, sen git barış bu işi bitir. Nede olsa senden yaşça büyük bir insan” demişti. Onun bu isteğini yerine getiremediğim için üzgünüm.

Okan abinin de dediği gibi gerçekten dünya bir gölgelik. Bugün varız, yarın yokuz.

Son 4-5 yıldır sürekli sağlık sorunları yaşıyordu Okan abi. Arada sırada telefon ile arayarak kendisinin hâl ve hatırını sorardım. Hiç hâlinden şikayet etmezdi bana. Yakınıp durmaz, kendisi ve sorunları ile barışık yaşardı. Türklük davasındaki duruşuna her zaman hayranlık duyardım.

Ölüm haberini alınca çok üzüldüğüm ender kişilerin arasına girdi Okan abi…

Geride kalanlara sağlık ve sabır diliyorum.

Sevgiyle kalın…

“Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür, ve bir orman gibi kardeşçesine, bu hasret bizim…” Nazım Hikmet Ran


Web Tasarım: Arena Ajans