KIŞ GELDİ KEMİK KIRIKLARINA DİKKAT….

Kırık, çeşitli nedenlerle kemik bütünlüğünün ve devamlılığının bozulması durumudur. Kemikte, maruz kalınan darbenin şiddetine göre çatlak ya da kırık oluşabilir. Kırık tek bir kemikte ya da birden fazla kemikte olabilir. Kırık kemik uçları, kemiğin komşuluğundaki kas, sinir, damar ya da bağlarda hasar oluşturabilir. Düşme, darp (dövülme), spor, trafik ve iş kazaları kırığa neden olabilir. Özellikle ileri yaşlarda düşmeler kırığın başlıca nedenleridir.
Eğer kırık kemik deriyi delip geçmemişse ve dışardan belli olmuyorsa bunun kapalı bir kırık olduğunu söyleyebiliriz. Kırılma sırasında kemikler birçok parçaya ayrılabilir buna ufalanmış kırık denir. Kemiğin kırılmayıp sadece biraz yamulduğu kırıklara ise yeşilağaç kırığı denir. Bu kırık çeşidi daha çok çocuklarda görülmektedir.
Bu yazımızda en çok kırılan 5 kemiği inceleyeceğiz.
KÖPRÜCÜK KEMİĞİ
Köprücük kemiği üst göğüs kafesi ve kürek kemiği arasında bulunur, kolları vücuda bağladığından çok önemli bir kemiktir. Bulunduğu bölge ve uzun, düz şekli nedeniyle özellikle çocukluk dönemindeki aktivitelerle birlikte en çok kırılan kemiklerden biri haline gelmiştir.
Bebeklerde bile doğum kanalından geçtiklerinde köprücük kemiği kırıkları meydana gelebilmektedir, neyse ki çocuklarda kırık kemikler inanılmaz derecede hızlı iyileşirler.
Köprücük kemiği kırıkları spor sırasında da meydana gelebilmektedir. Özellikle de yapılan spor sırasında herhangi bir koruyucu elbise giyilmiyorsa kırıklar meydana gelebilir. Araba kazaları da sıklıkla emniyet kemerinin yaptığı etki, direksiyondan gelen darbe ya da kaputa çapma gibi nedenlerle köprücük kemiği kırıklarına sebep olabiliyor.
Köprücük kemiğiniz kırılırsa, kollarınız hareket etmeyecek ve göğsünüzde şişkinlik oluşacaktır. Eğer kırık sırasında kemiklerin yeri değişmemişse ve kırık kemiğin iki tarafı da düzgün bir biçimde duruyorsa ameliyata gerek olmaz. Ancak eğer kemik yerinden oynamışsa kemiklerin düzgün iyileşebilmesi için ameliyat gerekecektir.
KOL
Kol kırıkları o kadar yaygındır ki çoğumuz imzalı bir alçıya sahip olmuşuzdur ya da başkasının kolundaki alçıyı imzalamışızdır.
Yetişkin insanlardaki kırıkların yarısından fazlası kollardadır. Çocuklarda ise kol kırıkları köprücük kemiklerinden sonra en yaygın kırık olarak görülmektedir. Çocuklarda alt kol kırıkları üst kol kırıklarına göre daha fazla görülür.
Üst kolunuzdaki kemiği ya da alt kolunuzdaki iki kemikten birini kırabilirsiniz. Kol kırıkları düşme, darbe ya da diğer şanssızlıklardan dolayı olabilir. Kollar birçok kötü yolla kırılabilmektedir. Bileşik kırıklar (aynı kemiğin birden çok yerden kırılması) ve spiral kırıklar (uzvun dönmesi ile oluşan kırıklar) oldukça acı vericidirler.Eğer kolunuzu kırarsanız hareket ettirmeye çalışmayın. Bir tür tahta benzeri araçla kolunuzu sabitleyin ve tıbbi destek alın. Kırığın şiddetine de bağlı olarak kol kırıklarının iyileşmesi haftalar hatta aylar sürebilmektedir.
EL BİLEĞİ (Colles Kırığı)
Alt kol kemiklerinden biri olan bu kemik başparmağınıza yakındır. Bu kemiğin en uzak uçlarından biri elinize en yakın olan kemiktir. Bu uç kırıldığında bu durum uzak önkol kemiği kırığı ya da bu kırığı ilk olarak tanımlayan kişi olan İrlandalı doktor Abraham Colles’dan esinlenerek Colles Kırığı olarak adlandırılır.
El bileği kırıkları en çok 75 yaş altındaki insanlarda yaygındır. Bu durumun nedeni bu kırık türünün genelde kayak, bisiklet gibi fiziksel aktiviteler sırasında oluşmasıdır. Bu kırıklar genellikle yere düşmeyi yavaşlatma amaçlı el bileğini kullanırken ya da elinizi ters çevirmeye zorlayan aktiviteler sırasında oluşur.
AYAK BİLEĞİ
Muhtemelen herkes ayak bileğinin burkulması ya da dönmesi sırasında oluşan ani ve keskin acıyı biliriz. Bu olay hemen hemen her yerde, özellikle oyun alanlarında, yürüyüş yollarında ya da çocuğunuzun etrafta bıraktığı oyuncaklar arasında yürürken oluşabilir.
Çocuğunuzun yaşı ilerledikçe ayak bileği kırıklarındaki sıklık giderek artar.
Burkulmuş bilekler kadar kırık bilekler de oldukça yaygındır ve bu ikisini karıştırmak da oldukça kolaydır. Ayak bileği kırıkları ve burkulmalarının ikisine de tendom hasarları eşlik eder. İkisi de şişer ve morarır. İkisi de hasar gören insanın uzun bir süre ayağını yere basamamasına neden olur. Daha sonra bunlara koltuk değnekleri eşlik eder. Bu sakatlıklar göründüklerinden daha ciddi olabildiklerinden tüm ayak bileği problemleri için profesyonel sağlık desteği almalısınız.
KOMPLİKASYONLAR NELERDİR?
Kırıklara bağlı komplikasyonlar nadir görülmekle birlikte aşağıdaki durumları içerebilir:
• Devam eden sertlik, ağrı ya da sakatlık: Etkilenen bölgede meydana gelen sertlik ve ağrı genellikle alçı alındıktan sonraki bir ya da iki ay içinde geçmektedir. Ancak çok şiddetli vakalarda bu sertlik ve ağrılar kalıcı hale gelebilir. Ayrıca el ve parmakların normal kapasite ile tekrar eski yeteneğini kazanması birkaç ay sürebilir. İyileşme sürecinde sabırlı olunmalı ve yardımcı olabilecek fiziksel egzersizlere devam edilmelidir.
• Osteoartrit (kemik erimesi): Eklemlerin içine doğru ilerleyen kırıklar yıllar sonra artritlere neden olabilir. Bilek veya elinizde kırılmadan belli bir süre sonra şişme ya da ağrı gibi belirtiler oluşursa doktora görünmeniz önerilir.
• Sinir veya kan damarlarında hasar oluşması: Bilek veya elleri etkileyen travmalar bitişik sinirler ve kan damarlarına zarar verebilir. Bu nedenle herhangi bir uyuşma veya dolaşım problemi fark ederseniz hemen tıbbi yardım alınız.
TESTLER VE TEŞHİS
Görüntüleme testleri kırıkların tanısında önemli yere sahiptir.
1. Röntgen
Düşük seviyelerde radyasyon ve X-ışınları kullanarak kemiklerin görüntülerini elde etmeye yarayan etkili bir cihazdır. Ancak X-ışınları kırıkların oluştuğu yerlerde net görüntüler elde edilmesinde bazen yetersiz kalabilmektedir. Röntgen çekim işlemi ağrısızdır ve birkaç dakika sürer.
2. Bilgisayarlı tomografi (BT)
BT taraması genellikle röntgen çekiminden kaçan kırıkları da ortaya çıkarabilmektedir. Yumuşak doku ve kan damarlarındaki yaralanmalar da BT testi ile kolaylıkla görülebilmektedir. Tomografi teknolojisinde, çeşitli açılardan gelen x-ışınları ile görüntüler alınıp bilgisayar ortamında üç boyutlu kesitlere dönüştürülür. Test ağrısızdır ve genellikle az 20 dakika sürmektedir.
3. Manyetik rezonans görüntüleme (MR)
MR, yumuşak dokuların ayrıntılı görüntülerini elde etmek için güçlü bir mıknatıs ve radyo dalgalarını kullanır. MR testi röntgenden çok daha duyarlıdır ve çok küçük kırık ve bağ yaralanmalarını dahi tespit edebilir. Prosedür ağrısız geçmektedir ancak bazı insanlar testin yapıldığı tünel benzeri cihazdan çekinmektedirler. Hastalarda kapalı yerlerde kalma fobisi (klostrofobi) hissi oluşmaktadır.
4. Kemik taraması
Bu teknik, tekrarlayan travmalar nedeniyle oluşan kemik kırıklarının belirlenmesinde etkilidir. Kemik taraması sırasında bir miktar radyoaktif madde kan dolaşımına enjekte edilir. Enjekte edilen madde özellikle kemiklerin iyileştiği yerlerde toplanır ve tarayıcı cihaz tarafından tespit edilir.
TEDAVİ VE İLAÇLAR
Kemiklerin kırık uçları düzgün ve uyumlu şekilde değilse, doktorunuz bu kemikleri uygun hizaya getirmeye çalışacaktır. Bu işlem kırılan kemikleri tekrar yerine oturtma işlemidir. Ağrı ve şişkinliğin şiddetine göre işlem öncesi kas gevşetici ve sakinleştirici almanız ya da genel anestezi uygulanması gerekebilir.
KEMİKLERİ SABİTLEME
Kırılan el ve bilek kemiklerini fazla hareket ettirmemek, erken iyileşme için çok önemlidir. Bunu sağlamak için ilgili kemiklerin bir atel veya alçı ile sabitlenmesi gerekir.
İLAÇ KULLANIMI
Ağrı ve iltihaplanmaları azaltmak için “asetaminofen” veya “ibuprofen” etken maddeli ağrı kesiciler önerilebilir. Eğer ağrılar çok şiddetli “kodein” gibi uyuşturucu etki gösteren bir ilaç kullanmanız gerekebilir.
TEDAVİ
Alçı veya ateller açıldıktan sonra kırıklı alanlardaki sertliği azaltmak ve bilek-el hareketlerini tekrar kazanmak için egzersizler yapmanız veya fizik tedavi görmeniz gerekebilir. Ağır yaralanmalarda tam iyileşme için uygulanacak rehabilitasyon işlemleri yardımcı olabilir ancak birkaç ay sürmektedir.
CERRRAHİ İŞLEMLER
Kırık oluşan kolun hareketsizleştirilmesi çoğu zaman iyileşme ile sonuçlanmaktadır. Ancak, iyileşme sürecinde kemiklerin uygun konumunu korumak için yapılan ameliyatlar ile plakalar, çubuklar, vida veya kemik greftleri gibi aygıtlar yerleştirilebilir. Cerrahi işlemle kemiklere bu tür cihaz takılmasını gerektiren durumlar şunlardır:
• Çoklu kırıklar
• Stabil olmayan (kararsız olan) veya yerinden çıkan kırıklar
• Eklemlere girebilen gevşek kemik parçaları
• Kemikleri çevreleyen bağlarda hasar oluşumu
• Eklemlerin içine geçen kırıklar
• Kırıkların kemik ezilmesine neden olan bir kaza sonucu oluşması
Bazı durumlarda, cerrah harici fiksasyon cihazlarını kullanarak kırıkların hareketsiz kalmasını sağlayabilir. Kırık kemiğin her iki tarafına çubuk şeklindeki metallerle sabitleme yapılır.
NASIL ÖNLENİR?
El ve bileklerde kırılmalara sebep olacak kazaları önceden kestirmek çoğu zaman güçtür. Ancak alınacak bazı tedbirler ile bu tür durumlarla karşılaştığınızda daha az zararla atlatma imkânınız olabilir:
1- Kemiklerin güçlendirilmesi:
Aşağıdaki öneriler ile kemiklerinizi kazalara karşı daha korumalı hale getirebilirsiniz:
• Yeterli miktarda kalsiyum ve D vitamini içerecek şekilde beslenme
• Menopoz dönemine girmiş kadınların kalsiyum takviyesi alması
• Tempolu yürüyüşler ve egzersizler yapılması
2- Düşmelerin önlenmesi:
• Düşmenize sebep olmayacak ayakkabılar giyiniz
• Evde düşme tehlikesi yaratacak etkenleri ortadan kaldırınız
• Yaşam alanınız yeterince aydınlık olsun
• Banyoda kaymayı önleyici malzemeler kullanın
• Merdivenler küpeştesiz olmasın
• Mümkün olduğunca kaygan ve buzlu yerlerde yürümekten kaçının
-Sportif aktivitelerinde koruyucu giysiler kullanın…SAĞLICAKLA KALIN…..


Web Tasarım: Arena Ajans