KARTAL DEPLASMANININ DEVAMI DUMLUPINAR STADI’NDA OLSUN – İSMAİL ŞAHİNER

Pazar günü oynadığımız Kartalspor maçı bitinceye kadar bedenen Kütahya’dayım ama kafa olarak maçtan gelecek sonuca endekslendim. Çok şükür ki bu sezonun ilk deplasman galibiyetini alarak hem bu deplasman galibiyetsizlik şanssızlığımızı kırdık, hem de üst sıralarla aramızı açmadık. İşte bu pencereden baktığımızda alınan 3 puan değil belki de 10 puana etkili olmuştur. Puan cetvelindeki oluşuma baktığımızda 33 puana kadar olan takımlar, hiç de rahatlamış değil. Hele biz tam bıçak sırtındayız. İnşallah maçlar lehimize olur da biz de bu ligde kalırız.

Maçla ilgili 3 puanı alan futbolcularımızı, teknik heyeti, İstanbul’a kadar giden taraftarları ayrıca maça giden ve sorasında futbolcular ve heyete yemek veren eski başkanlarımızdan Cengiz Esendemir’i tebrik ediyorum. Çünkü hepsinin emekleri kendi alanlarında çok önemlidir. Bu maçla ilgili herkesin görevinin bilincinde hareket ederek alınan 3 puanda emekleri vardır.

Fazla geçmişi irdelemek istemiyorum. Ama geçmişte yapılan hatalardan da ders çıkarmamızı bilmeliyiz. Sezon başında oluşturulan kadronun profesyonel lige yeterli bir kadro olmadığını sezon başında kendi evimizde hazırlık maçı oynadığımız Afjet Afyonspor karşılaşmasında görmüştük. Afjet Afyonspor’un da bu lige bizim gibi yeni çıktığını biliyoruz. Fakat bu maçta lige ne kadar hazır olduklarını bize gösterdiler. Oynadıkları iyi oyunun karşılığı olarak Afjet Afyonspor’un grubunda lider olacağını, bizim ise küme düşmemeye oynayabileceğimizi o maçta tahmin etmiştik. Bu fikrimde yanılmadığımı bugün her iki takımında bulunduğu konumdan anlaşılıyor.

Devre arası üstüne üstlük sezon başı kurulan takımı sil baştan yapıyorsunuz. İkinci yarıya sıfırdan yeni bir takım oluşturuyorsunuz. Bu durum apayrı bir dezavantaj oluyor. Bu şartlarda yeni takım uyum sağlayıncaya kadar geçecek zaman hep aleyhimize idi. Fakat kendi evimizde yenildiğimiz Van BBSK maçındaki performansımızı her maça yansıtabilseydik, yine de galibiyetler ve puanlar alırdık. Deplasmanda Manavgatspor maçından mutlak 3 puan beklerken 1 puana razı olduk. Evimizde, mücadele gücü üstün bir Karacabey maçı oynadık. Şans burada yüzümüze güldü. Rakibin etkili silahı olan Hurşut Meriç, sakatlanınca oyun düzenleri bozuldu. Bereket ki 3 puan bizim oldu. Kocaelispor maçından da 3 puan bekliyorduk. Ama puan olarak rahat olan konuk ekip, panik içinde oynayan bizden 3 puanı aldı gitti. Üzüldüğüm ve hayıflandığım nokta şu; Kocaelispor’da borçlarından dolayı transfer yasağı var. Transfer yapamıyor. Alt yapıdan takım kurmuş ligde üst sırada. Biz de bir sezonda iki ayrı takım kurarak transfer yapmışız ve başarısızız. Bu geçmişi niçin anlatıyorum, biliyor musunuz? Geçmişten ders alalım. Önümüze sağlam ve doğru bakalım.

Özellikle sahaya Kütahyaspor formasıyla çıkan 700 binden fazla Kütahyalı’nın adını taşıyan bir takımın oyuncusu olduğunuzun bilincinde davranınız. Bu düşünce ile sahada mücadelenizi verirseniz inanın bu takımı hızla yukarılara taşırsınız. Kocaelispor bizden 3 puan alınca nasıl sevindiklerine şahit olduk. Bunu şunun için söylüyorum. Üst sıradaki takımlarla bizim çok farkımız yok. Yeter ki özgüveniniz olsun. Mücadeleniz en üst seviyeye çıksın. Ben öyle zannediyorum ki alamayacağınız maç yok.

Maç esnasında gördüğüm eksiklerden biri de yeterince şut atılmaması. Kale sahasına giren futbolcu müsait pozisyonda olsa da şut atmıyor. Pas verecek arkadaş arıyor, tabii ki pozisyon kayboluyor. Eğer cesaretle kaleyi gördüğünüzde ve müsait pozisyonda iseniz korkmadan şutunuzu atınız. Bu özgüven yoktu ama özgüveni olmayanlardan Ömer Faruk Boz’un, Kartalspor maçında attığı şut gol oldu. Takımına da 3 puan kazandırdı. Sahadaki her oyuncu bu özgüven ile oynamalı. İdmanlarda şut çalışmalarına daha çok ağırlık verilmeli. Hatta her idmandan sonra ekstradan şut çalışmaları yapılmalıdır.

Daha önceki yorum yazılarımın birinde başlık olarak “Yalancı bahar olmasın” demiştim. Mevsim olarak da Mart ayı bahar aylarının başlangıcıdır. Futbol olarak da mevsim olarak da ortam iyice ısınmaya başladı. Bu baharın her iki yönü ile de tadını çıkartalım. İçeride ve dışarıda galip gelelim, mağlubiyeti unutalım. Bu sevinci yaşayalım. Bunu bizlere yaşatacak olan da siz futbolcularsınız. Yöneticilerin her türlü fedakârlığı yaptıklarını yakinen biliyorum. Hiçbir zaman umutlarını yitirmeden görevlerinin bilincinde omuzlarında çok ağır bir yük ile her zaman yanınızdalar.

Burada birkaç söz de taraftara diyelim; İyi günde, kötü günde her zaman takımının yanında olanlara taraftar denir. Mağlup olunduğunda “yönetim istifa” demekle taraftarlık olmaz. Hele bu maç esnasında hiç olmaz. Bu sloganların sahadaki futbolcuyu olumsuz etkilediğini de düşünmeliyiz. Yapılan sözlü ve fiili her tezahürat, söz (küfür), sahaya atılan yabancı madde, takımına maddi ve manevi zarar verdiğinin farkında mısınız? Lütfen daha dikkatli davranalım. Telafisi olmayan maçlar oynayacağız. Bu takımın profesyonel lige çıkması için 8 yıl beklendiğini ve hangi zorluklarla buralara gelindiğini iyi düşünelim. Bu duygularla Altay maçında takımımızın başarısı için “hep destek, tam destek” sloganıyla yanında bulunalım.

Kütahyaspor – Altay maçının saat 14.30’da oynanacağını da hatırlatarak takımımıza başarılar diliyorum.


Web Tasarım: Arena Ajans