OLUMLU YA DA OLUMSUZ CEVAP VERİLİNCEYE KADAR KONUNUN ÜZERİNDE DURACAĞIM

“Bu Proje Kütahya’yı bitirir”  ve “Gerçekten ne düşünüyorsanız bari onu söyleyin” başlıklı yazılarıma okuyucularımdan çok mesajlar ve yorumlar alırken, esas ilgili olanlardan maalesef “TIK” yok.

Hani; “Müftü kör, kadı sağır, sen durma bağır” demişler ya atalarımız, ben durmadan bağırmaya devam edeceğim.

Çünkü Kütahya için çok önemli olan bu konunun üzerinde ısrarla duracağım.

Ne yazmıştık: “Uzun yıllardır düşünülen ve hazırlıkları tamamlanan Kütahya çevre yolu projesi bazı aksilikler nedeniyle bekletiliyor. İstanbul – Antalya karayolunun Kütahya’dan geçmesi ile ekonomimizin nasıl canlandığını yaşayarak görüyoruz. Bu yeni proje ile maalesef Kütahya’mız, Bilecik gibi kenarda kalacak ve onların yaşadıkları acıları biz de aynen yaşayacağız. Eskiden Bilecik içinden geçerken büfeler, restoranlar ve diğer alışveriş alanları para kazanırlarken, bugün maalesef bazıları işyerlerini kapatmış, bazıları ise sinek avlamaktadırlar. İstanbul, Sakarya, Kocaeli, Bursa’dan Antalya istikametine gidecek otomobiller Kütahya’yı göremeden geçip gidecekler. Çini, Porselen, Seramik başta olmak üzere tüm esnaflarımızı derinden yaralayacaktır. Kütahya’dan geçerken meşhur vazomuzda hatıra fotoğrafı çektirenlerin aklının ucuna bile gelmeyeceğiz. Çünkü uzaktan geçip gideceklerdir.”

Peki, bundan zarar göreceklerin sivil toplum kurumları yani STK’lar neredeler?

Siyasiler neden seslerini çıkarmazlar?

Yemekli toplantılar, basın toplantıları, konferans ve seminerlerde baş gösterenler, böyle durumlarda adeta kayboluyorlar.

Bu mesele Kütahya’nın meselesi…

Okuyucularımın üzerinde durduğu bir şey var, onu da sorayım.

Sahi, acaba arazi rantı gibi bir şey olabilir mi?


Web Tasarım: Arena Ajans