KÜTAHYA MİLLETVEKİLİ PROF. DR. VURAL KAVUNCU, YENİ KÜTAHYA’NIN SORULARINI CEVAPLADI -SÖYLEŞİ

TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Vural Kavuncu, Dumlupınar Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi ile Türkiye Büyük Millet Meclisi arasında imzalanan sağlık hizmeti protokolüne ilişkin sorularımızı cevapladı.

MEHMET YAYLIOĞLU

Geçtiğimiz günlerde TBMM ile yeni DPU Fizik tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi arasında bir anlaşma protokolü imzalandı. Bu anlaşmanın içeriği hakkında bilgi verir misiniz?

Türkiye’de en kapsamlı olan Sağlık Sigortası Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) olduğundan dolayı sanki sadece SGK varmış başka bir sağlık sigortası yokmuş gibi bir toplum algısı var. Hâlbuki bazı özel işletme ve kurumların kendilerine özgü sağlık sigorta sistemleri var. Her sigorta kendi satın alma kurallarını ayrı belirler, anlaşmasını ayrı yapar. TBMM’de çok öncelerden düzenlenen mevzuat ile kendi sağlık sigortasını kurmuş, buna göre vekil ve yakınları için sağlık hizmetlerinin nasıl, hangi kapsamda ve nerelerden alacakları belirlenmiş. TBMM Başkanlığı son yıllar içinde bir çalışma başlatarak vekil ve yakınlarının Üniversite ve Devlet hastanelerini daha çok tercih etmeleri açısından bir çalışma başlattı. Belirli Üniversite ve Eğitim Araştırma hastaneleri ile ilgili hizmet protokol anlaşmaları yapılıyor. Protokol anlaşması ile sekretarya hizmetleri açısından bir sistem getiriliyor, yararlanacak kişiler bu sekretarya ile iletişim kuruyorlar. DPU Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi TBMM ile anlaşma yapan 23. Hastane oldu. Ancak Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi olması açısından ilk olma özelliğini taşıyor.

Bu anlaşma neyi kapsıyor, kimler tedavi olacak?

TBMM sigorta sisteminden yararlanan bugün görevde olanların yanı sıra geçmişte görev yapanları da sayarsak yaklaşık 11 bin kişi var. Tabi bu kişilerin hepsi hasta olduğu ve hastaneye geleceği anlamında değil. Kaldı ki TBMM üyeleri tüm kamu hastanelerine de başvurabiliyor, anlaşmalı özel hastanelere de gidebiliyor. Biz protokol anlaşması yapmakla hastanemizi daha cazip ve tercih edilebilir hale getirmeye çalıştık.

Bazı çevrelerde hastanenin sadece TBMM’ye tahsis edildiği ve ayrıcalıklı tedavi uygulanacağı yönünde bir algı oluştu, bunun için ne diyorsunuz?

Böyle bir şey elbette söz konusu değil. Şu anda hastanemizde 200 yatak var, tamamı dolu ve köyden kentten, diğer illerden hatta yurtdışında ki gurbetçilerimizden gelen hastalarımız var. Eğer bundan sonra gelirse TBMM üyeleri de yararlanacak. Kamuoyunda Milletvekili ve yakınlarına neredeyse ayrı bir dünya vatandaşı gözü ile bakılıyor, bu doğru değil. Biz sağlık reformu ile birlikte bütün ülke vatandaşlarımıza özel hastaneler dahil tüm hastanelerin kapısını açtık. Sadece SGK ile anlaşma yapmamış olan az sayıda özel hastane var ki o hastaneler de acil kaza vs durumlarında koşulsuz olarak hasta kabul etmek zorundalar. Vatandaşlarımıza en üst düzey sağlık hizmeti sunma çabası içindeyiz. Tüm ülkede 18 yaşa kadar olanların tüm sağlık hizmetleri, acil nakil hizmetleri, yoğun bakım, kanser tedavisi, kalp ameliyatları gibi önemli sağlık hizmetlerinin tümünden ücretsiz olarak yararlanılıyor. Bu sistem ile dünyada sağlık hizmetlerine erişim ve en az maliyetle erişim açısından en önde ülkelerden birisiyiz. Kütahya’da ki yeni Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon hastanemizde de hastalarımızın hepsine özel odada, en yükse teknoloji ve imkânlarla tedavi uyguluyoruz, herhangi bir ücret almıyoruz. Vekil ve yakınlarına farklı bir oda, farklı cihaz, farklı ilaç, farklı tedavi, farklı yemek, farklı personel de verecek değiliz. Sekretarya hizmetleri ile ilgili protokol ise Türkiye’nin, dünyanın her yerinde var, bu anlaşma ile yeni bir şey getirmiyoruz. Burada şunu söylemek isterim, makam ile ilgili bazı protokol uygulamaları olabilir. Ancak bu uygulamaların hiçbir zaman toplum vicdanını incitecek bir ayrıcalığa dönüşmemesi gerekir. Toplumun bu konuda duyarlılığını anlıyorum, esasen benim de hemfikir olduğum ve yaşamımda uyguladığım bir konudur. Mesela şahsımla ilgili de temsiliyetin gerektirdiği hal ve durumlar dışında, milletvekili olmamdan dolayı normal hayatta özel bir ayrıcalıktan yararlandığımı iddia edecek bir kişi olduğunu düşünmüyorum. Sağlık kontrollerim ya da tedavilerim için şimdiye kadar Üniversite ve Sağlık Bakanlığı hastanelerini tercih ettim. Bu hastanenin TBMM anlaşması ile de bir ayrıcalık oluşturma fikri değil, mevcut sistem içinde TBMM üyelerinin Kütahya’da da tedavilerini sağlanması amaçlandı.

Şu anda hastanede tedavi bekleme sırası var. TBMM anlaşması ile bu bekleme sırasının daha uzayacağı düşünülüyor, bunun için ne dersiniz?

Sadece Kütahya değil, tüm Fizik Tedavi Hastanelerinde yataklı tedavi için bir bekleme süresi var. Geçmişe göre çok daha iyi durumdayız, daha da kısa süre olması için gayret gösteriyoruz. Bunun için Türkiye genelinde yeni Rehabilitasyon Hastaneleri planlandı. Ayrıca bizzat benim de içinde bulunduğu bir çalışma grubu ile yeni bir düzenleme için çalışıyoruz. Burada şunu vurgulamak gerekir. Özellikle kaplıcası olan, otel konforu ve hizmeti veren hastanemizde rehabilitasyon (hareket ve egzersiz) için değil, fizik tedavi ve kaplıcayı yatarak almak istemekle ilgili yoğun bir talep var. Hâlbuki gün boyu tıbbi bakım ve gözetim gerektirmeyen hastaların bir saat tedavileri için 24 saat yataklı tedavi almaları uygun değil. Bu hastaları ayaktan tedaviye yönlendiriyoruz. Hastanede bu ayaktan tedaviyi alabilecekleri gibi Yoncalı FRT Hastanesine bağlı Kütahya merkezde de bir tedavi ünitesi var. Yani Fizik Tedavi Kaplıca için yatak sırası beklenmesi gerçek yataklı tedavi ihtiyacı olmayanlar nedeni ile suni bir artış. Hastanemizden hizmet alacak vekil ya da yakını sayısının Kütahyalı hastaların alacağı hizmeti aksatacağı düşüncesi ise yersizdir. Ayrıca bizim hastalar için doğdukları illere göre farklı kontenjan vermemiz, öncelik tanımamız da mümkün değildir. Bizim gözümüzde hasta hastadır, başka kimliği yoktur.

TBMM protokol anlaşmasının ilimize ne katkısı olacak, neden bu kadar önemsiyorsunuz?

Vekil olsun olmasın herkes için sağlık hizmetinin daha nitelikli ve kapsamlı olmasını isteriz. Ama bu protokolü önemseme nedenimiz vekil ve yakınlarına daha geniş sağlık imkânları sağlamak ya da hastaneye hasta bulmak için değildir. Bizim bir amacımız var. Kütahya termallerini turizm açısından daha iyi kullansın, Kütahya’mıza ekonomik katma değer sağlasın arzusundayız. Biz Kütahya’da turizme inandık, çünkü çok önemli bir potansiyeli var. Bu potansiyel harekete geçirilir ve tesis ve hizmete dönüşürse en büyük Organize Sanayi Bölgemizden daha fazla istihdam, daha yüksek katma değer sağlanabilir. Dünyada ve ülkemizde bunun çok örnekleri var. Milletvekili olduğum günden beri Kütahya için de artı bir misyon edindim. Kendi alanım olan Rehabilitasyon bilgi ve deneyimi Kütahya adına sağlık turizmi için kazandırmak istediğimi defalarca anlattım. İşte bu Rehabilitasyon Hastanesi ve Yoncalı’da yeni yapılacak olan Şehir Rehabilitasyon Hastanesi bu amaç için en önemli temel taşlarından birisi olacaktır. DPU Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi henüz tam kapasite ile çalışmamakla birlikte şimdiden ülkemizde en nitelikli ve kapsamlı hastanelerden birisi olmuştur, çevre illeri bırakın Türkiye’de benzeri çok az olan bir hastanedir. Biz bu hastanemizi sağlık turizmine esas olarak kullanmak istiyoruz. Artık hastanemizi ulusal ve uluslararası platformlarda tanıtacağız. Hastanemiz aracılığı ile bölgeyi, ili tanıtacağız. Daha çok anlaşma yapacak, çok değişik bölgelerden hasta gelmesi için uğraş vereceğiz. Her hasta bizim için refakatçileri, misafirleri ile önemli bir turizm hareketliliğidir. Eminim ki bu amaçla gelen hasta ve yakınları Kütahya’mızın sahip olduğu değerlerin daha çok farkına varacaklar, kaplıcalarını ziyaret edecek, konaklama imkânlarını görecekler, il merkezimiz, ilçelerimizi öğrenecekler ve değişik açılardan ekonomik değer de sağlamış olacaklar. TBMM vekiller, eski bakanlar, bürokratlar, tanınmış kişilerin etki alanları ve medyada görünürlükleri daha yüksektir. Protokolün tercih ettiği il, hastane daha yüksek reklam değerine sahip olacak. TBMM bu anlaşma nedeni ile kendi yayın organları ve dergilerinde duyurular yapacak, böylece Kütahya merak ve ilgi uyandıracak. Her zaman ilimizi tanıtımını yapamıyoruz diye eleştiri alıyoruz. İşte bu ilimizin tanıtımına önemli katkı verecek bir konudur.

Sosyal medyada yapılan eleştirileri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Benim tüm sosyal medyayı takip etme ya da yapılan tüm yorumlara cevap verme durumum olmuyor. Kendi sayfalarımda bana yöneltilen soru ve eleştirilere ise elimden geldiğince cevap veriyorum. Eleştiriler olumlu ya da olumsuz olabilir ama yapıcı olursa bir faydası olur. Bazen çok yerinde, bizlere yol gösterici, farklı bakışı yansıtan görüşler olduğu gibi bazen de yanlış ve asılsız bilgilere dayalı, siyasi amaçlı ya da yargılama ve sonucunda da suçlama, karalama amaçlı yazılara rastlıyoruz. Bu TBMM anlaşması konusunda da bilgi almak isteyen, kaygıları olan vatandaşlarımızın bu taleplerini doğal karşılayarak cevap verdik. Ancak bir de amaçları eleştiri olmayıp bir hizmeti nasıl karalarız, vatandaşı aslı olmayan iddialarla bizlere karşı tahrik edip öfkelendiririz bunun peşinde olan negatif zihniyet grubu var. Ne demek istedikleri, neyi eleştirdiklerini anlamak mümkün değil. Eğer TBMM’nin üyeleri ile ilgili sağladığı sağlık hizmetleri olanakları konusunda bir eleştiri yapılıyorsa buna diyecek bir şeyim yok. Bu konu Kütahya ya da yapılan anlaşma ile ilgili değil, genel bir durum, ben kendi fikrimden ve kendi tarzımdan bahsettim. Bu hastaneyi tamamen TBMM’ye tahsis edilmiş gibi, vekillerin eş-dostunu ayrıcalıkla gönderecekleri, kendilerine farklı sağlık tedavileri uygulanması için bir imkan sağlandığı gibi göstermeye çalışıyorlarsa bunların da hiçbiri gerçek değil. Eğer eleştiri Kütahya’da ki hastane ile niye anlaşma imzalandığı, Kütahyalı hemşerilerimizin tedavisine engel olacağı konusunda ise o zaman söyleyecek çok şeyim olur. Peki, o zaman ne isteniyor? Şu anda da il dışından çok sayıda hastamız tedavi görüyor.  Kütahyalı olmayan hastaları yatak işgal edecekler diye hastaneye almayalım mı? Vekiller ya da protokolden kişiler Kütahya’da tedavi görmesinler, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon için diğer illere mi gitsinler? Birkaç sene önce Afyon’da da Üniversite ile TBMM arasında benzer bir anlaşma yapılmıştı. Bu negatif zihniyet grubu o zaman da bize “neden Kütahya’da değil de Afyon anlaşma yaptı” şeklinde eleştiride bulunmuştu. Yani maksat toplum, insan, şehir değil, maksat her durum ve hizmette karalama oluşturmaya çalışmak. Negatif zihniyet grubuna göre biz adeta yüz kızartıcı, vicdanımıza sığmayacak bir iş yapmışız, böyle söyleyenler var.

Biz böyle insanımızın yüreğine dokunan bir hastaneyi, bir hizmeti Kütahya’mıza kazandırdığımız için çok mutlu ve gururluyuz. Sayın Cumhurbaşkanımıza, Başbakan ve bakanlarımıza hemşerilerimiz adına şükranlarımızı sunuyoruz. Eleştiride bulunanların sadece bilgisayar başında değil, en az bir kere hastaneyi ziyaret etmeleri, orada yatan, tedavi gören hastalarla konuşup onlara sağlanan imkânları yerinde görmeleri, dinlemeleri. Zannediyorum bu sözleri sarf ettikleri için yüzleri kızaranlar kendileri olacak. Bizim için de önemli olan negatif zihniyet grubunun sosyal medya yorumlarından ziyade haktan aldığımız dua, halkla birlikte mutlaka Hakk’ın da bildikleridir.


Web Tasarım: Arena Ajans