Connect with us

MEHMET YAYLIOĞLU

MİLLETİN SİNİR UÇLARINA BASIYORLAR

1980 darbesini yapan Kenan Evren, “bir tane sağdan bir soldan astım” demişti darbeden yıllar sonra. Bu sözü 1980’de söyleseydi muhtemelen hiç tepki almayacak, belki de büyük alkış alacaktı. Ama bu sözü darbeden yıllar sonra, tüm gücünü yitirdikten sonra söyleyince bizim millet aşırı tepki gösterdi.

Söz aynı ama verilen tepki çok farklı. Bunun sebebine baktığımızda, vatandaşın aşırı derecede korkuyor olmasının yattığını görürüz. Korkusunu senelerce bastıran vatandaş, eline geçen ilk fırsatta korktuğu şeye karşı çok acımasız olabiliyor, tüm merhamet duygusunu yitirip bir canavara dönüşebiliyor. Milletin sinir uçlarına basmak, onu ya çok tepkisiz bir hale getiriyor ya da biriken tepkisinin adeta bir deprem gibi ortaya çıkmasına neden oluyor.

1990’lara bakıldığında insanların inanç özgürlüğü konusu üzerinden damara basılıyordu. Bu şartları oluşturmak için peydahlanan Ali Kalkancı, Müslüm Gündüz, Fadime bilmem ne gibi isimler, sözüm ona laikliği koruyan kesime fırsat vermişti. Tarikat adı verilen saçma sapan şeylerle dolu sapıklıkları gerçek gibi gösteren medya, 28 Şubat’a da zemin hazırlamış oldu. Fetulahçıların semirmesine de sebep olan olaylara bir de ekonomik kriz eklenince ortaya yeni bir kriz içinde kalan Türkiye modeli çıktı. Olayların gelişmesini sağlamak için insanların sinir uçlarına basmak yeterli oluyordu. Vatandaş olayları derinlemesine soruşturmadıkça birileri amacına ulaşıyor ve Türkiye’yi gayet kolay bir şekilde karıştırıyordu.

2000’li yıllara geldiğimizde artık yeni bir Türkiye modeli vardı. Yeni ve güçlü bir iktidar ile şahlanışa geçmeye hazırlanan Türkiye 2007 yılına kadar gayet iyi bir şekilde geldi. Ekonomi bir anda düzene girmiş, üniversitelerdeki olaylar çok az sayıya kadar düşmüş, vatandaşta yeni bir umut olmuştu ki 2007’de 367 krizi ile birlikte yeni bir toplumsal hareketlilik başlamıştı.

Epey geçmişte gezip geldikten sonra, bugüne bir bakalım. Son yıllarda Atatürk üzerinden toplumun sinir uçlarına basılmak isteniyor. Kafası sarıklı, altında şalvarı olan sakallı bir tip, Atatürk heykelini kırmak istiyor. Durup dururken bu nereden çıktı şimdi? Ortada Atatürk’e saldırmasını gerektirecek ne var şimdi? Bu “deli” herifin Atatürk’e saldırmasını gerektirecek kadar ne yaşandı ki? Sen inandığın şeyleri yapmak istiyorsun da Atatürk mü sana engel oluyor?  Bu olaylar sanki ufak ufak toplumun sinir ucuna basılması gibi görünüyor. Dün, inanç özgürlüğü üzerinden, din üzerinden yapılan toplumsal hareketlenmeler, bugün Atatürk ve yaşam özgürlüğü üzerinden mi yapılacak acaba? Toplumun değerleri üzerinden yapılan bu tür tehlikeli oyunlara her 10 yılda bir rastlıyoruz.

Diliyorum ki Allah devletimizi, milletimizi bu hainlerin ellerinden korusun. Tabi biz de uyanık olmalı ve bu türlü oyunlara maşa olmamalıyız.

Sevgiyle kalın…

Ne mutlu Türküm diyene…

DEVAMINI OKU

Facebook

Öne çıkanlar