KÜTAHYA’DA DÜĞÜN ÇİLESİ !

Kütahya’da düğüne davetli olarak gitmek zaman zaman çileye dönüşüyor. Hoş, bu sıkıntı sadece Kütahya’da değil amma velâkin biz kendi penceremizden durumu irdeleyelim. Konuya girmeden önce işini gereği gibi yapan düğün salonu ya da otel işletmecilerini tenzih ederek başlamak istiyorum. Beş parmağın beşi de bir değildir ama ekseriyet böyle.

Düğünü yapacak aile günler, haftalar hatta aylar öncesinden salonla anlaşıyor. Parasını bile tık diye erkenden yatırıyor. Yeter ki ömründe bir ya da iki kez yapacağı düğünü güzelce geçsin, başı ağrımasın. Durum buraya kadar gayet normal görünüyor. Düğün günü gelip çattığında sıkıntıyı davetliler çekiyor.

Nedir bu sıkıntılar? Evvela, müzik sesi bangır bangır olduğundan duyma bozukluğu başlıyor. İnsanlar birbirlerine sahte sahte gülümsemekten başka bir şey yapamıyor. “Ya hu şu sesi biraz azaltsak” derseniz yandınız. “Burası ölü evi değil düğün yeri” deyip lafı şak diye ağzınızın üzerine yediğinizle kalıyorsunuz.

Mevlid-i Şerif’in sözlerini kafasına göre değiştirip, Süleyman Çelebi’nin kemiklerini sızlatan ve kendini hoca sınıfından sayan “bet seslilere” ne demeli acaba? İlahileri bir tekno müzik ritmi ile klavye ile okuyan soytarılara katlanmak sizce kolay mı?

Çorba kâsesinin dibinde kalacak kadar az konulan çorbaların parası, düğün sahibi tarafından aylar önce tam çorba için peşin olarak ödenmemiş miydi? Tam porsiyon olacağına üçte bir porsiyon olmamış mı? Ortaya azıcık salata ve azıcık tatlı koyup, birbirini tanımayan davetlilerin aynı masada düşman gibi yediklerini saydırmak erlik midir acep? Eskiden “Allah aşkına buyurun” denilen düğünlerden şimdi aç açına kalmak, hatta buz gibi yemekler! (sözüm ona yemek) ile karnını doyurmak bir kültür yozlaşması değil de nedir acaba?  Garsondan meşrubat için bardak istediğinizde “şişeden içiver” cevabını almayanınız yoktur herhalde.

Düğün sezonu halen sürüyor. Yazımı biraz da bundan dolayı kaleme almak istedim. Gerçekten eski Kütahya düğünlerinin asaleti, zarafeti ve ağırlığı şimdi nerelerde kaldı. Allah rızası için okutulan mevlitler ile şimdi asimile olmaya başladığımızı fark etmediniz mi yoksa? Düğünler eğer böyle olacaksa lütfen benim gibi düşünenleri davet etmeyin derim. Hem kendinizi hem de bizi rezil etmeyin. Kucak dolusu paralar ödüyorsanız, salon sahibinden tek tek hesap sorun…

Kültürümüzden uzaklaştıkça, her geçen gün yeni yeni saçmalıklar peyda olmakta. Kütahya düğünlerinde eskiden ne güzel gerçek Kütahya türküleri seslendirilirdi. Aman ne güzeldi o günler. Ah, şimdi nerelerde kaldı? Kültürümüzün yok olmasına seyirci kalmayın. Düğün adı altında yapılan (hepsi değil tabii ki) soytarılıklara prim vermeyin.

Sevgiyle kalın…


Web Tasarım: Arena Ajans