TARİHİ KİLİSE YENİDEN KAZANILMALI

Yenimahalle’de bulunan ve metruk halde bulunan tarihi Rum Kilisesi onarılıp yeniden açılmalı. Bunu söylerken bana “Müslüman mahallesinde salyangoz satma” diyen olabilir. Ama ben derim ki yüzde yüze yakını Müslüman olan Kütahya’da olayı dine bağlamayın. Benim meramım turizm diyorum.

Neden mi bu tarihi kilise kazanılmalı? Çünkü 7 bin yıllık tarihimizde nice medeniyetler nice dinler yaşamış Kütahya’da onun için dinler kadar tarihi değerleri de korumalıyız. Çünkü ilimizin geleceği turizm değerlerini çoğaltmak ve sahip çıkmakla kazanılır. Gelen her turist memlekete döviz bırakacak ve ekonomik katma değer ile kalkınma olacaktır, olaya bu nedenle dini değil turizm açısından bakarsak kazançlı çıkarız.

Kilise açılınca sanki Müslümanlığımıza zarar mı gelecek? Hâşâ, böyle şey olur mu? Elin yabancısı ibadetini bu kiliseye gitmeden de yapar. Hem ibadete karışılması da hoş değil. Avrupa’daki Müslümanların ibadetini yapması kolaylaştırılmışsa bizim de olaya bu açıdan bakmamız lazım. İnsanlık tarihinin izlerinin günümüze gelmesi büyük bir nimettir. Hem onları anlamak hem de onların bıraktığı değerleri artı olarak gördüğümüzde ilimiz kazanır, insanlık kazanır. Onlar atalarının yaşadığı ortamı görme hakkına sahiptir bu nedenle tarihi kilisenin geri kazanılması gerekiyor.

Yenimahalle’de 1970’li yıllara kadar ayakta kalan kilise, maalesef sonrasında kaderine terk edildi ve metruk hale geldi. Mülkiyeti Yeşilay’da iken dahi sahip çıkılmadı bu nedenle de binayı fareler ve maalesef define avcıları istila etti ve talan edildi. Bu binanın şu andaki mülkiyeti kime ait bilemiyorum ama Sayın valimizin ve kültür müdürlüğümüzün bu binaya sahip çıkması elzem. Fener Rum patrikhanesi ile görüşülürse restoreye onlar da katkı yaparlar. Çünkü buranın onarımla kazanılması sayesinde turizm çeşnisi içinde kilise de yerini almalı ve özellikle Rum turistlerin ilimize ziyareti sağlanıp ekonomik katma değer elde edilmiş olunacak bu vesile ile de kazanan tüm Kütahya olacaktır. Tarih turizmi bakımından 7 bin yıllık tarih ve günümüze ulaşan eserler ile övünmek lazım ve ayakta olanları da korumak lazım. Bakınız Efes’ten sonraki en büyük açık hava müzesi olan Aizonia yavaş yavaş değerlenmeye başladı bu kazanım sayesinde TÜRSAB oraya otel yaptı ilçe kalkınmaya başladı. İşte bu örnekte olduğu gibi kilise de değerlendirilmeli. Hisar kaleleri ile övünürken Bizans, Roma, Rum gibi uluslar atalarının topraklarını ziyaret ederken kiliseye de uğrayıp bu çeşnide bize para bıraktıkları düşünülürse kârlı bir yatırım olacaktır, olaya dini açıdan bakarsak yanılırız.

GÜNÜN SÖZÜ: Batan güneşe ağlama, doğacak güneşe sevin.


Web Tasarım: Arena Ajans