TÜRKLÜĞÜ HAFİFE ALANLARA SÖZÜM; DİKKAT ET YANARSIN!

Sevgili okurlarım, yeni haftaya böyle bir yazıyla başlamak istedim. Çünkü görüyorum ki Türk olmanın ne olduğunu bilmeyen, bununla onur duymanın ne kadar büyük bir şans olduğunu bilmeyen insanlar var. Etrafımda böylelerini görüyor ve söylemlerini duyuyorum. Tabi ki, herkese ayrı ayrı cevap vermek mantıklı değil. Bu yüzden bir cevap yazıp, hepsine ortak yoldan göndermenin mantıklı olacağına kanaat getirdim.

Kurtuluş Savaşı, adeta Türk Milleti’nin tarihinde bir altın sayfadır ve Türk’ün tarihi, bunun gibi daha pek çok kahramanlıklarla doludur. Türk Milleti, tarihe damgasını vurmuş bir millettir. Asırlar boyunca üç kıtada devletler kurmuş, gittiği her yere barış, adalet ve medeniyet götürmüş, diğer milletlerine örnek olmuştur. Avrupa bugünkü medeniyetini bizden devşirmiştir.

Türk Milleti’nin devlet kurma ve yönetmedeki yeteneğini kavrayabilmek için Türklerin medeniyet ve kültürünü, üstün ahlakını, vatan ve millet anlayışını, idari ve askeri yapılanmasını iyi tanımak gerekir. Türk Orduları, tarih boyunca tüm milletlere örnek olmuştur. Düşmanlarına korku, dostlarına ise güven vesilesi olan Türk askeri, bugün de üstün vasıflarıyla tüm dünyaya örnektir.

Fetullahçı Terör Örgütü, her ne kadar Ergenekon ve Balyoz gibi kumpaslarla ordumuzu dağıtmak istemiş olsa da, 2200 yıldan fazla bir geçmişe sahip olan Türk Ordusu’nu dağıtamayacağını 15 Temmuz’daki salakça planlanmış darbe girişiminde öğrenmiştir. Bundan sonra da böyle oyunlar planlayanlar aynı akıbete maruz kalacaktır.

Türklerin ön plana çıkmış meziyetlerinden biri de doğuştan asker olmalarıdır. Türk askeri cesur, fedakar ve itaatkardır. Tarih boyunca kurulan Türk devletlerinin temeli, düzenli bir askeri teşkilata dayanmıştır. Askerlik, Türklerde milli bir görev olmuştur. Türklerin mükemmel askeri kuruluşları ve değerli komutanları tüm dünyanın hayranlığını kazanmıştır. Çok bilindik bir Arap düşünür olan Cahiz, “Türk’e karşı hiçbir şey duramaz. Hiçbir kimse onu, yutulacak bir lokma olarak kabul edemez” diyerek Türk Orduları’nın üstünlüğüne işaret etmiştir. Kanuni devrinde 7 yıl boyunca (1555-1562) Avusturya sefiri olarak İstanbul’da bulunan Busbecq, Türklerin askeri yönünden şöyle söz eder:

“Türkler, sefer esnasında sabırlı, tahammüllü ve iktisatlı hareket ederler. Türk sistemini kendi sistemimizle mukayese edince istikbalin başımıza getireceği şeyleri düşünerek titriyorum. Bu ordu, galip gelecek ve payidar olacak, biz ise mahvolacağız. Çünkü Türkler hiç sarsılmamış kuvvete sahip oldukları gibi, kendilerine has zafer itiyatları, meşakkatlere tahammül kabiliyeti, intizam, disiplin, kanaatkarlık ve uyanıklık var.”

Tarih boyunca Türk Orduları, diğer tüm milletlerin hem imrendikleri hem de çekindikleri bir güç olmuştur. Türk askeri, düşmanlarına korku, dostlarına ise büyük güven vermiştir. Bu güven İmam-ı Azam tarafından “Kılıç, Türklerin elinde bulunduğu sürece senin dinine zeval yoktur” şeklinde dile getirilmiştir. Bu sözle İmam-ı Azam, Türk askeri yeryüzünde bulunduğu sürece, İslam dinine kimsenin zarar veremeyeceğine işaret etmiştir.

Türk Milleti, sahip olduğu güçlü ordular sayesinde tarih boyunca çok güçlü devletler kurmuştur. Yapılan araştırmalar Türklerin tarih boyunca 180’e yakın devlet kurduğunu göstermektedir. Araştırmalar devam ettikçe, bu sayının artacağı ve bu devletler hakkındaki bilgilerin daha kesinlik kazanacağı beklenmektedir. Tarih boyunca yaşamış Türk devletlerinin yaşadıkları dönemlere ve bölgelere bakıldığında, Japon Denizi’nden Adriyatik Denizi‘ne kadar uzanan geniş toprakların “Türk Dünyası” olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılır.

Söz konusu devletlerin çoğu, ayakta kaldıkları süre boyunca çok önemli devletler olmuşlardır. Bu devletlerden 16 tanesi ise dünya tarihinde etkili rol oynamıştır. Türk Milleti, bu devletlerin yönetiminde gösterdiği üstün kabiliyetle tüm dünya milletlerine tarih boyunca örnek olmuştur. Bunun en önemli nedenlerinden biri ise hakimiyeti altında yaşayan farklı etnik kökene mensup toplulukları, her birinin dil ve din farklılıklarına saygı göstererek, barış, huzur ve güvenlik içerisinde, asırlar boyunca bir arada yaşatma becerisini göstermesidir. Aynı topraklar üzerinde hakimiyet kuran farklı devletler ise bu başarıyı sağlayamamış, söz konusu topraklarda bu kadar uzun süreli hakimiyetler yaşanmamıştır.

Aziz büyüğüm Mehmet Dumlu hazretlerinden duyduğum bir şey vardır ki o da aynen intikalen şöyledir:

“Evlatlar, Türklerin elinde gizli bir silah vardır. O silah, bilinen tüm silahlardan daha etkilidir. Karşılık beklemeksizin hizmet etmektir bu silahın adı. Türkler bu silahı kullandığı için hiçbir güç, Türklerin sırtını yere getiremez. Türkler ne zaman uçurumun kenarına gelse Allah, Türkleri alır o uçurumun kenarından tam orta yere getirir koyar…”

Sevgiyle kalın…

Ordumuz, Türk birliğinin, Türk kudret ve kabiliyetinin, Türk vatanseverliğinin çelikleşmiş bir ifadesidir. Mustafa Kemal ATATÜRK


Web Tasarım: Arena Ajans