PORSUK VE FRİG

 Kütahya’nın ender tarihi mekânlarından birisi olan FRİG vadisi ve önünde yer alan PORSUK nehri. Gerçekten de iki doğal zenginlik olarak karşımıza çıkmakta. Ama maalesef su akar Kütahyalı bakar derken ne denli haklı söylem olduğu ortada.

   Eskişehir aynı manzaraya sahip ama Eskişehir’e doğal plajı yapanlar acaba Kütahya’daki daha zengin alanları görseler ne yaparlardı acaba dedirtmekteler. Biz ise söylemden eyleme geçemedik bile. Önceki yıllarda eski Milletvekili Sayın KİNAY seslendirmiş ve Porsuk’ta tekne turları demiş. Ben çok umutlanmıştım. Sayın Kinay’ın söylemi ne yazık ki proje aşamasına dahi gelemedi. Oysa ne güzel fikirdi. Yaklaşık 15 yıl önce eski Bağ-kur Müdürü İhsan Bey benzeri bir projeyi renkli kalemlerle kağıda çizmiş ve benimle paylaşıp bunu yetkililere ulaştırmamı istemişti. Ben bu güzel çizimi hem Kültür müdürümüze hem de siyasilere ulaştırıp ne güzel olur diyerek destek istemiştim. Aradan geçen zamanda raftaki proje sayın vekil ile gündeme geldi ama onun üzerinden de 5 yıl geçti. Yani su aktı, Kütahyalı baktı.

   Oysa hem tarih hem doğa turizminin iç içe olduğu bu mekânların değerlendirilmesi demek Kütahya’ya para musluğu açmak demektir. Ah! Bir anlayabilsek. Eskişehir Sazova parkına gitmeyen yoktur, Porsuk’ta kayığa binmeyen de yoktur. Yani Eskişehir’e para kazandıran bizler kendi yağımızı dahi kavuramamanın sıkıntısını yaşıyoruz.

   Firg vadisinin tarihinin yanı sıra doğal piknik, kamping alanları, mağara turizmi, moto kros parkurları ile enfes bir alan ve turizme aç. Afyonlular, Frig kısmında Balon turlarına başlıyor. Tıpkı Ürgüp gibi. Peki biz ne yapıyoruz. Tribüne çıkmış seyirciyiz. Frig vadisinin en geniş toprakları bizde iken seyirci olmak ne acı. Hakeza hemen önünde yer alan Porsuk Nehri akıyor ve enfes bir ortama sahipken yine su akıyor ve biz bakıyoruz. Balıkçılığın en mükemmeli burada iken, su sporlarının yapılacağı enfes ortam varken, tekne turlarının yapılacağı ortamlar varken el âleme hayranlık duyuyoruz.

   Sabuncupınar girişinden Eskişehir’e kadar uzanan güzergâhta bulunan porsuk, bir nimet. Tekne turundan Firg vadisi gezisi ile taçlanacak bir yapıda. Hakeza çevre köylerde yapılacak olan tesislerle; gözleme, ayran ikramı ile, organik ürün satışları ile, Balık ekmek ziyafeti ile çevre köylüler de para kazanamaz mı? Yine porsuk havzasına; rahmetli Sıtkı ustanın kurduğu su sporları merkezi, yeniden canlandırılsa, spor yarışları, kano yarışları düzenlense, Firg vadisinin motor krosları için uygun ortam taşıdığı bilinse, ya da bilinip de yapılmıyorsa ben şimdi nasıl hayıflanmayayım. Ben hayıflanırken yetkililerin ve siyasilerin hayıflanmaması ne üzücü. Elimde yetki yok, elimde sadece kalem var. Kalemimden damlayan fikirlerim gündeme gelse gam yemeyeceğim ama vatandaşlar okuyor. Siyasiler okumuyor sanırım. Umarım siyasilerin ve yetkililerin okuryazarlık oranı artar.

    Günün sözü: Mutlu olmak için kimsenin seni umursamamasını kafaya takma.

 


Web Tasarım: Arena Ajans