ELON MUSK’I TANIMAMAK AYIP DEĞİLDİR AMA CEHALET KÖTÜDÜR BE DOSTUM

“Sen bu satırları okurken ben” diye başlayan bir mektup yazmak istemişimdir ve çoğu zaman da maalesef yazamamışımdır. İçimde hep bir özlemdi bu ve bu özlemi bitirmek istiyorum. Şimdi yazıyorum işte “siz bu satırları okurken Elon Musk yeni bir keşif daha yapmış olabilir.”

Elon Musk, aslen 1971 yılında Güney Afrika’da doğduğu biliniyor. Teknolojiye ilk adımını 10 yaşında atan Elon, bir Commodore bilgisayar üzerinde yazılım yazmaya başladı. Şunu belirtmeliyim ki biz bu Commodore bilgisayarı yalnızca atari olarak bilirdik gençlik yıllarımızda. Neyse Elon’a dönelim yine, 12 yaşında Blastar adını verdiği, kendi yapımı olan bir oyunun kodunu dönemin popüler dergilerinden birisine 500 $’a satarak, iş dünyasına adımını attı. Evet, sadece 12 yaşında iken bunu başardı. 18 yaşına basmadan Kanada’ya göç eden Musk, annesinin kanada vatandaşı olmasının avantajını kullanarak buranın vatandaşlığına da sahip oldu.

1997 yılında Amerika’da fizik ve ekonomi bölümlerinden lisans derecesiyle mezun olan Musk, daha sonrasında Stanford Üniversitesi’nde doktora yapmak amacıyla California’ya taşındı. İnternet, yenilebilir teknoloji ve derin uzay konusundaki ilgisi, okulun başlamasından 2 gün sonra okulu bırakmasına sebep oldu. Musk, 2002 yılında Amerikan vatandaşı olarak toplamda 3 vatandaşlığın sahibi oldu.

Elon Musk’ın sayısız girişimlerinin ilkine, 1995 yılında kardeşi Kimbal ile başladı. Babalarından aldıkları 28.000$ ile girişimciliğe ilk adımlarını atan kardeşler; Zip2 adını verdikleri, gazeteler için internet üzerinden erişilebilir bir şehir rehberi sitesi kurdular. New York Times ve Chicago Tribune gibi önemli gazetelerle anlaşan Musk, firmanın CEO’su olmak istedi ancak yönetim kurulunda üyeler buna izin vermediler. Firma daha sonrasında satıldı.

Zip2’nin satışından aldığı parayla Elon Musk, 1999 yılında online e-posta ile ödeme ve finansal servislerin sunulduğu X.com’u kurdu. 1 yıl sonra X.com’un Confinity ile birleşmesinin ardından Confinity’nin adı değiştirilerek Paypal oldu. İnternet üzerinden müşterilerin ve satıcıların internet üzerinden ödeme aracı firması haline gelen Paypal, hızla büyüdü. 2000 yılında Paypal’ın CEO koltuğundan bir anlaşmazlık yüzünden ayrılan Musk, firmanın satışıyla beraber 165 milyon dolarlık bir servete sahip oldu.

Paypal’daki başarısının ardından Elon Musk; 2002 yılında Space Exploration Techologies (Uzay keşif teknolojileri) adını verdiği SpaceX şirketini, 100 milyon dolarlık sermaye ile kurdu. 2008 yılında kendi üretimi olan Falcon 1 roketi ile başarıyla Dünya etrafına bir uydu oturtulmasıyla birlikte, SpaceX özel sermaye ile Dünya görüngesine ilk uydu yollanan firma unvanını kazandı. Aynı zamanda 2008 yılında NASA ile ortaklık yapan firma, Amerikan astronotlarını uzay istasyonuna gönderme görevini üstlendi. 2012 yılında Dragon adını verdikleri uzay mekiği ile Uluslararası Uzay İstasyonu’na başarıyla kilitlenen SpaceX, UUİ’ye ulaşan ilk özel araç yollayan firma unvanını kazandı.

Daha yazılacak o kadar çok şeyi var ki Elon’un, inan sayfada bana ayrılan alan yetmedi. Ama yazının sonunu sevgili dostum Abdullah Reha Nazlı’nın geçen gün yaptığı bir paylaşımından alıntı yaparak tamamlamak istiyorum. Sanırım bu yazıyı neden yazdım çok daha iyi anlaşılacaktır.

“Dünyanın 15 yıldır hayranlıkla izlediği adam Elon Musk. Yaşayan Tesla, ya da Gerçek Iron Man. Yardımsever deha, ütopik milyarder. Sektörleri değiştirdi, petrolün geleceğini bitirdi, Mars’tan enerji üretmeyi planlıyor, ABD başkanını fırçalıyor. Kendisine ne derseniz deyin. Sonra maalesef bir gün ülkemize gelir. Kendisini her gün takip etmesi gereken -halkı geçelim- ve ilham alması gereken üniversitelilerimiz dahi kendisinden ilk kez haberdar olur. Instagram’da Anıtkabir’de fotoğraf paylaşır, ATV’de bol bol yer alır, vs. Üniversite öğrencisi kitapçıya geliyor, Elon Musk biyografisi görüyor ve ağzından çıkan cümleler dünyamızı başımıza yıkıyor;

– “Bu da meşhur oldu şimdi.”

– “Ama siyasete bulaştı, Cumuhurbaşkanıyla foto çekindi”

– “Atatürk’ün yolundan giderek meşhur olmuş”

Ne işin var ülkemizde be adam. Dünyayı değiştir, bizden umut yok.

Sevgiyle kalın…

Bir şey bilmiyorsun çocuğum. İşin kötüsü, bir şey bilmediğini de bilmiyorsun sen. AZİZ NESİN


Web Tasarım: Arena Ajans