ÇİNİ VE ELSANATLARI İLE BÜYÜK BİR GELİŞMEYE ÖNCÜLÜK EDEBİLİRİZ

Kütahyalı Güral ailesi… Kökenlerinde birçok farklı sektör bulunmasına karşın, asıl zenginliklerini porselen, seramik ve cam ile elde etmişlerdir. Kütahya Porselen, Güral Porselen, Güral Cam (Lav), Kütahya Seramik sadece lokomotif şirketleridir Güral ailesinin. Yani paranın bereketini bu sektörlerde bulmuşlardır. Allah daha çok versin, gözümüz yok. Hatta daha da çok versin, versin ki Kütahya daha da gelişsin. Anlatmak istediğim şey şu; Kütahya da kendine bir yol seçip öncelikli olarak o sektörler sayesinde ciddi atılım yapabilir.

Geçenlerde büyük ses getiren Unesco Yaratıcı Şehirler Ağı konusunu duymayanınız kalmamıştır. Dün de bizim gazetede konuyu manşete aldık. Haberde, çini ve el sanatları ürünlerimiz ile ekonomik anlamda büyük bir fırsat yakalayabileceğimiz anlatılıyordu. Bu konuyla ilgili Kütahya’dan çok fazla bir yorum almadım. Haddizatında Kütahya böyle “hayali” gördüğü işlere bakmaz. O yüzden bir kulaç mesafesi bile yol kat edemez.

Oysa her şey bir hayalle başlamaz mı? Çevrenizde gördüğünüz her yenilik, her ürün ve her teknoloji bir zamanlar birilerinin hayalleriydi. Birileri hayal eder, bir diğeri tasarlar, bir başkası uğraşır ve başarır. Eski James Bond filmlerinde, Ajan Bond’un cebinden çıkarıp, antenini uzatarak teşkilatıyla bağlantı kurduğu fantastik teknolojiler bugün hepimizin cebindeki telefonlar değil mi? Ya da bindiği şahane arabaların daha iyileri üretilmedi mi? Televizyonlar, internet, tedavi yöntem ve ilaçları. Bu nedenle hayaller önemlidir. Hayal etmek geleceği kurmak gibidir. Hayal etmek ciddi bir iştir.

Çinicilik sektörü daha da nasıl geliştirilebilir, daha fazla gelir elde etmek için izlenmesi gereken yollar nelerdir gibi hususları anlatacak değilim. Bu konularda görev, Kütahya Çiniciler Odasına ve Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası’nın ilgili komitesine düşüyor. Bu konularda “laf olsun” diye değil gerçekten sonuç alabilecek şekilde çalışacaklarından ümitliyim. Oda başkanı Sadık Erilbaylı’nın gayretli çalışmalarını ve KUTSO’nun bu konudaki girişimlerini yok saymak büyük bir insafsızlık olur.

Son 24 yılda akademisyenler ve öğrenciler tarafından geçmişteki desen, renk, kompozisyonlar hakkında bilgi veren ve çiniciliğin geçmişteki ve günümüzdeki durumuna ilişkin analiz ve değerlendirmelerde bulunan 97 yüksek lisans ve 13 doktora, 9 Sanatta Yeterlilik tezi yazılmış. Bu yazılan tüm tezlerin künyelerine https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/ adresinden ulaşılabilir. Bu sayede konuya bilimsel olarak da bakılabilir düşüncesindeyim. Ayrıca Kütahya’da; 1986 yılında “1. Milletlerarası Türk Çini ve Seramik Kongresi”, 14-16 Ekim 1998 tarihlerinde “Uluslararası Kütahya Çini Sempozyumu”,  06-08 Ekim 2010 tarihlerinde “III. Uluslararası Kütahya Çini Sempozyumu ve I. Avrasya Seramik Kongresi” gerçekleştirildi. Bu tarihten sonra da çeşitli kongre ve çalışmalar da yapıldı. Bu bilimsel çalışmaların sonuçları da mutlaka masaya yatırılmalıdır.

Evet, bu konularda manevi destek verme işi Kütahya medyasına düşerken, asıl çalışma işi Kütahya Çiniciler, Fotoğrafçılar ve El Sanatları Esnaf Odası Başkan ve üyelerine düşüyor. Tabi KUTSO, Kütahya Valiliği ve Kütahya Belediyesi’ni anmama bile gerek yok, onların asıl görevi bu. Biz yerel gazeteciler de konuyu yakından takip edip sık aralıklarla Kütahya kamuoyuna sağlıklı bilgiler vermeliyiz.

Sevgiyle kalın…

Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz. Hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz, fakat sanatkâr olamazsınız. MUSTAFA KEMAL ATATÜRK


Web Tasarım: Arena Ajans