KÜTAHYA ÇİMENTO A.Ş.’YE NE OLDU?

Kütahya Çimento A.Ş., 25 Mart 2003 tarihinde benim de içinde bulunduğum 30 iştirakçi ile KUTSO’nun eşit miktar katılım ortaklığı ile 300 bin TL sermaye ile kuruldu. Aradan geçen 15 yıl içinde yaşanan şirket serüvenini bildiğim kadarıyla sizinle paylaşmak istiyorum.

Şirket yönetim kurulunun araştırma ve incelemeleri sonunda, dünya çimento üreticileri tarafından hazırlanan bir rapora göre, çimento imalatı esnasında termik santralleri atık küllerinin belli bir laboratuar analizinde işlem gördükten sonra 5’te 1 oranda katkı ile binalarda depreme karşı elastikiyet ve sağlamlık kazandığı öğrenildi. Bunun üzerine uzun uğraşlar ile Kütahya Seyitömer Termik Santrali’nde mevcut 4 bacadan 2’sinden çıkan küller belli bir bedel karşılığında Bilimi Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın oluru ile işletme müdürü ve yönetim kurulu arasında yapılan sözleşme ile Kütahya Çimento A.Ş.’ye tahsis edilmiş oldu. Kısa bir süre sonra Seyitömer EÜAŞ tesislerinde inşa edilen Türkiye’nin ilk CE ve İSO 9001 raporları ile tescil edilen sepera uçucu küller laboratuar tesislerinden geçilerek yurt genelinde beton ve çimento üreten fabrikalara satışa başlandı.

Şirketin, 2005 yılında yapılan genel kurul toplantısında yönetim kurulu faaliyet raporuna göre kül satışını sürekli kılabilmek için 9 adet 250m3lük silo kurulduğu kısa bir zamanda CE belgeli sepera uçucu küller yurt genelinde beton ve çimento üreten fabrikaların gözdesi olduğu söylendi. Yıllık 150 bin ton uçucu kül atık olmaktan kurtulurken, Kütahya ekonomisine brüt 65 milyon 599 bin 687 lira kazandırıldığı belirtildi. Hedefin 2005’ten sonraki yıllarda hazır sıva üretimi ve buna bağlı olarak bacasız çimento sanayinin kurulmasının planlandığı belirtilmişti.

Şimdi 27 Nisan 2007 tarihinde yapılan genel kurul faaliyet raporundan özet bilgiler aktarayım. “25 Mart 2003 tarihinde kurulan şirket, birçok zorluğa ve engele azimle ve özverili çalışma sonucu aşılarak bugün devler ligi denilen büyük şirketlerle birlikte hareket ve rekabet edebilme olanağına erişmiş bulunuyoruz. Artık çimento sektörü Kütahya Çimento A.Ş.’yi bilmekte ve saygı duymaktadır. Ayrıca Kütahya Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. olan adımızı KÜT-ÇİM olarak tescil ettirdik. Atom enerjisi araştırma kurumuna periyodik olarak numune uçucu kül göndererek inşaat sektöründe kullanılabilirlik raporu aldık. 2005 yılında 20 olan müşteri sayımız 2007 yılında 37 firmaya ulaştı. 2006 yılı itibariyle toplam 110 milyon 739 bin 610 ton kül satışı yapılmış, toplam 1 milyon 185 bin 232 lira 52 kuruş TL kazanç elde edilmiştir. Bu arada 2 adet tır (kamyon) alınmış, Seyitömer – Kütahya Gar arasına ray döşenmiştir…” Aynı yıl içinde çok az da olsa ortaklara 3’er bin TL kar payı dağıtılmıştır.

2012 yılında yapılan genel kurul toplantısında yönetim kurulu başkan ve üyeleri, artık kurumsallaşma zamanının geldiğini, kül satışı ile yetinilmeyip, imalata geçilmesi teklifi yapıldı. Uzun müzakereler sonrasında kurulacak fabrika üzerinde anlaşma sağlanamadı. Ne üretileceğinin yetkisinin yönetim kuruluna bırakılmasına karar verildi. Bu girişim için sermaye artırımına gidilmişti. Her ortaktan 15’er bin TL olmak üzere toplam 450 bin lira senet imzalatıldı. Ve daha sonra o para da ortaklar tarafından şirkete ödendi.

Daha sonra OSB’de belediyemizce tahsis edilen parsel üzerine Kü-Blok yapı malzemesi üretecek fabrika binası inşa edildi. Hazırlanan proje ZEKA tarafından kabul görmüş 350 bin TL daha karşılıksız devlet desteği alınmıştı. Kısa bir zaman dilimi içinde bina tamamlanıp sipariş edilen makineler fabrikaya monte edildi.

2014 yılında fabrika siyasilerin, bürokratların, ortakların ve basının büyük ilgisi ve seçkin bir davetli topluluğunun iştiraki ile görkemli bir törenle açıldı. İlk konuşmayı o zamanki yönetim kurulu başkanı yaptı. Özetle, “Türkiye’de üretimi tek olan Kü-Blok ürününün ana maddesi Seyitömer Termik Santrali bacalarından çıkan atık küllerdir. Birçok deneylerden sonra elde ettiğimiz bu emsalsiz ürün su ve ses geçirmediği gibi hafif, sağlam, işlemesi kolay, mantolama istemez, A sınıfı yanmaz ve %100 çevre dostu gibi pek çok özelliğe sahiptir. Kütahya’da örmek teşkil edecek birlik ve beraberlik içinde 30 ortak ile KUTSO’nun da katkılarıyla kurulmuş ve fabrika açılış aşamasına gelinmiştir.” demişti. Ayrıca özellikle dikkatinizi çekmek istediğim şu cümleyi de kullanmıştı, “Üreteceğimiz Kü-Blok’tan yılda 150 bin ton satmayı planlıyoruz…”

Bir başka konuşmacı ise, Kütahya’da olmaz, yapılamaz denilen çok ortaklı şirketin kurulduğunu belirtip, “burada üretilecek inşaat malzemesinin dünyada eşi benzeri yok. Bu fabrika %100 Kütahya’da Kütahya halkının oluşturduğu bir fabrikadır…” demişti. Bir başka konuşmacı ise Kütahya’da rol model olacak bu girişimle gurur duyduğunu, tesisin çevre dostu olduğunu, il ve ülke genelinde yapılacak kentsel dönüşüm binalarında ana girdilerden birisi olacağını söylemişti. O dönemin Kütahya Valisi olan kişi de açılış töreninde yaptığı konuşmada 2023 yılında Kütahya’nın Türkiye’de ilk 10 şehir içine gireceğini belirterek, “Kütahya’da un var, şeker, yağ, su var. Bunları bir araya kim getirecek sorusuna cevap olacak 30 iş bilir müteşebbis kişi bir araya gelerek bu fabrikayı ortaya çıkarttı. Bu girişime katkı sağlayan herkese teşekkür ediyorum” demişti.

Fabrika bu övgü dolu sözlerle kurdele kesimiyle birlikte açıldı. Ancak her nedense şalter indirilip makineler çalıştırılmadı. Yani üretilen malı o gün hiç kimse görmedi. Aradan günler, aylar, yıllar geçti fabrika bir türlü seri üretime geçemedi. Yönetim istifa etti, olağan üstü genel kurul yapıldı. Genel kuruldaki konuşmacılar yönetim kurulu başkanından başarılı olamamanın nedenini sordular. Başkan, tüm çalışmalara rağmen blok kesim işlemini mevcut makinelerle yapılamadığını, zayiatın çok fazla olduğunu itiraf etti. Çözümün mevcut makinelerin hurdaya çıkarılarak yeni makineler alınmasıyla olabileceğini ve bunun için de yeniden sermaye artırımına gidilmesi gerektiğini söyledi. Üyelerden hiç kimse yönetime talip olmadı. Sonradan ortak olan bir zat çıkıp, Almanya’da uzun yıllar yapı malzemeleri üreten bir fabrikada çalıştığını, kendisinin başkanlığa talip olduğunu ve başaracağına inandığını söyledi. Yanına bir mühendis ile başarılı iş adamlarından oluşan yönetim kurulu oluşturuldu. İyi olacağı umuduyla sermaye artırımı yine kabul edildi.

Yeni yönetim gerekli araştırmayı yaparak yeni makineler sipariş etti. Toplanan paralar kâfi gelmeyince banka kredisi kullanıldı. Fabrikada yeniden üretime başlandı. Şimdi sıra satışa gelmişti. Benim de içinde bulunduğum birkaç ortak fabrikayı ziyaret ettik. Çalışmayı, üretilen malı görüp her şeyin iyi gittiğinden dolayı memnun kaldık. Stok malın satımı için ben Kütahya Belediye Başkanı’na, valimize, iş adamı KUTSO başkanı Nafi Güral’a DPÜ rektörüne ziyaretler yapıp numune malları ve broşürleri bırakarak görüşlerini alalım dedim. Teklif kabul gördü. Fabrika müdürü, mühendis ve ben ziyaretleri yaptık. Belediye başkanımız “inceletip uygunsa yapılacak belediye sarayında ve diğer inşaatlarımızda bu ürünü severek kullanalım” dedi. Valimiz örnekleri inceledi, açıklamayı dinledi ve tebrik etti. Milli Eğitim ve Özel İdare ilgilileri ile görüşmemizi istedi. Nafi bey, fabrika müdürünün açıklamalarını dinledi, numunelere baktı. “Mademki bu kadar güveniyorsunuz İstanbul’da yaptırdığım inşaatımda Kü-Blok’u kullanacağım, hazırlıklarınızı yapın” dedi.

Sonradan öğrendiğime göre, üretimde bazı aksaklıklar olmuş. Siparişler yerine getirilememiş. Hatta yönetim kurulunun başkan yardımcısının kendi yaptırdığı inşaatına bile yeterli Kü-Blok üretilememiş. Sermaye artırımına gidilmiş, bankalardan krediler kullanılmış, makineler yenilenmiş Kü-Blok hayalden ve maceradan öteye geçememiştir.

Kalın sağlıcakla…


Web Tasarım: Arena Ajans