KÜTAHYA’DA OSMANLI MEDRESELERİ

Germiyan ve Osmanlı döneminde bir kültür-sanat ve eğitim şehri olan Kütahya’da Osmanlı dönemi medreseleri eğitim tarihimize önemli katkılarda bulunmuştur. Bu medreselerden bazıları şunlardır:

Kazasker Molla Halil/Haliliyye Medresesi 1505 yılında II. Bâyezîd’in Rumeli Kazaskerlerinden Müderris Halil b. Mahmud Germiyânî tarafından yaptırılmıştır. Kazasker Medresesi olarak da bilinir. Vakfının yöneticileri arasında Karaa/Karaağazâdeler de yer almaktadır. Abdullah Erdem Bey’e göre 1546 yılında müderris yevmiyesi yirmi, danişment yevmiyesi iki akçedir. Külliye ve Medrese Eski Anadolu Garajı civarında, Muvakkıthane’nin bitişiğinde yer almaktadır. Mahkeme Mahallesi’nde yer alan bu Kazasker Halil Çelebî medresesinin Kütüphanesi de önemlidir. Haliliye medresesinde Pir Ahmet Efendi’nin günlük iki akçeye vakfın hesaplarını tuttuğu bilinmektedir. Bu medresenin mühim müderrislerinden biri de sözlüğüyle meşhur Ahterî’dir. Ahterî, medreseye yevmiye on akçeyle atanınca Firâkî şu mısraları yazmıştır:

Ahterînin beş iken medresesi on oldı

Tâlihi sa’d oluben Ahterî meymûn oldı

“Ahteriye talihi yar olduğu için medrese yevmiyesi beş iken on oldu ve bu onu kutlu ve mutlu kıldı.”

Karagöz Ahmet Paşa Medresesi, 1506 yılında Anadolu Beylerbeyi olarak Kütahya’ya gelen Karagöz Ahmet Paşa tarafından 1509 yılında yapımına başlanmış bir medresedir. Karagöz Ahmet Paşa’nın 1511 yılında Şahkulu/Şeytankulu isyanında acımasızca şehit edilmesi üzerine eşi Kırım Giray Han soyundan Fâtıma Şâh-ı Devrân Hatun tarafından aynı yılın sonunda tahmini 1512 yılında tamamlanmıştır. Şâh-ı Devrân, Kanuni’nin eşi Şehzâde Mustafa’nın annesi Mâh-ı Devrân’ın ablasıdır. Açıldığı yıllarda Karagöz Paşa Medresesi’nin müderris yevmiyesi yirmi beş akçe, sonraki yıllarda yirmi akçedir.

Rüstem Paşa Medresesi, 1538/39 yılında temeli Kanunî’nin damadı Rüstem Paşa tarafından atılan bir medresedir. Rüstem Paşa, 1538 yılında Anadolu Beylerbeyi olarak Kütahya’ya geldi. 1539 yılında meşhur bir bit hikâyesiyle birlikte Kanuni’nin kızı Mihr-i Mah’la evlendi. İçerisinde Rüstem Paşa Medresesi ve Balıklı Hamamı’nın da yer aldığı Kütahya Rüstem Paşa Külliyesi’nin temelleri bu yıllarda atıldı.

Rüstem Paşa 1539 yılında Kütahya’dan üçüncü vezir olarak İstanbul’a döndü. Medrese, 1550 yılında Balıklı Hamamıyla birlikte açılmıştır. Bu medrese İlk yıllarında 40 akçelik bir medresedir. Rüstem Paşa, Kütahya’da sadece medrese yaptırmadı. Balıklı Hamamı, bugün varlığından eser kalmayan bir kervansaray, Kütahya merkeze on sekiz kilometre uzaklıkta bulunan Karaöz Köyü’nde yeni hamam, bir han yaptırdı ve bu eserleri vakfa bağladı.

Rüstem Paşa, 1550/51 yılında açılan medrese’nin başına yevmiye kırk akçeyle ders vermek üzere Kınalızâde Ali Çelebi’yi getirdi. 1564 yılında yazdığı “Ahlâk-ı Alâî” adlı eseriyle meşhur olan Müderris Ali Çelebî, Rüstem Paşa Medresesi’nde bir yıl çalıştı. 631 şairden bahseden Tezkiretü’ş-Şuarâ adlı eserin yazarı Hasan Çelebî, Kütahya medreselerinde ders veren Kınalızâde Ali Çelebî’nin oğludur. Rüstem Paşa, sonraki yıllarda Kütahya Medresesi’ndeki müderrislere yirmi akçe yevmiye, medresedeki sekiz dânişmende/asistana iki akçe yevmiye,  vakıf heyetine iki akçe yevmiye, hizmetçilere de bir akçe yevmiye vakfetmiştir.

Seyyid Ali Paşa Medresesi, 1797 yılında Anadolu Beylerbeyi olan Seyyid Ali Paşa tarafından yaptırılmıştır. Medrese halk arasında Alo Paşa olarak bilinen Caminin çevresinde yer almaktadır. On iki hücrelidir. Medreseye bağlı bir sıbyan mektebi vardır. Seyyid Ali Paşa Arasta içinde, Kiremitçi Hanı yakınında sekiz hücreli bir medrese daha yaptırmıştır.

Mollabey Medresesi, Pirler mahallesindedir. 1832 yılında yaptırılan Muvakkıthâne’nin Mütevellisi olan Andızlı Hacı Abdurrahman Efendi’nin oğlu Müftizâde İbrahim Ethem Bey tarafından 1856 yılında yaptırılmıştır. İbrahim Ağa, Dergâh-ı Âli kapıcıbaşılarındandır. 1845 yılından sonra üç yıl Kütahya Kaymakamı olarak çalıştı. 1846 yılında Balıklı karşı köşesinde adını taşıyan Molla Bey Konağı’nı inşa etti. Bugün restore edilen bu konak Kütahya Barosu Avukat Evi olarak hizmet vermektedir. Molla Bey Kütüphanesi Vahit Paşa Kütüphanesi’ne devredilmiştir. II. Meşrutiyet yıllarında Kütahya’da yedi kütüphane [ Vahit Paşa Kütüphanesi, Gök Şadırvan Medresesi Kütüphanesi, Argun Çelebi Mevlevihane Kütüphanesi, İshak Fakih Kütüphanesi, Haliliye Kütüphanesi, Molla Bey Kütüphanesi, Darü’l-Hadis/Darü’l Kurra Kütüphanesi Darü’l-Hadis kitapları sonraki yıllarda Molla Bey’e taşınmıştır] ve bu kütüphanelerde 3000’den fazla yazma ve basma eser yer almaktadır.

Cumhuriyetten sonra Anadoluda ilk Kur’an kursu Kütahya’da 1934 yılında Kütahya müftüsü Hafız İbrahim Akgün Hoca’nın girişimiyle Molla Bey Camisinde açılmıştır. Bu yıllarda Molla Bey Kütüphanesi önemli ve zengindir. Anadolu Beylerbeyi Câfer Paşa’nın 1579 tarihinde yaptırdığı sekizgen Darü’l Kurra/Hadis Kütüphanesi yıkılınca Kitapları Molla Bey kütüphanesine aktarılmıştır. Sonraki yıllarda Molla Bey Kütüphanesi Vahit Paşa Yazma Eserler Kütüphanesine devredilmiştir.

H.934/1528 tarihli Osmanlı kayıtlarına göre Kütahya’daki bazı medreseler, müderrisleri, kaç yıl görev yaptıkları ve yevmiyeleri şöyledir.

1.Medrese-i Vâcidiyye – Mevlânâ Münşîzâde- 2 yıl 2 ay- 25 Akçe

2.Medrese-i Germiyânzâde  – Mevlânâ Bâlî- 3.5 yıl-20 Akçe

  1. Medrese-i Karagöz Paşa – Mevlânâ ‘Azîz, 2 yıl 8 ay- 20 Akçe
  2. Medrese-i Mevlânâ Halil – Mevlânâ Tâceddin-beş ay- 20 Akçe
  3. Medrese-i Balabâniyye – Mevlânâ Şucâ’-2 yıl 2 ay- 14 Akçe
  4. Medrese-i Timurtaş – Mevlânâ Muhyiddin-3 yıl 5 ay- 13 Akçe

919/1513 tarihli kadı defterlerinde Sultân II. Bâyezîd döneminde Kütahya’da asil olarak görev yapan Mevlânâ Sarı Yakubzâde adlı Kadı’nın 90 akçe yevmiye aldığı görülmektedir.

1671 yılı civarında Kütahya’ya gelen Evliyâ Çelebî’ye göre Kütahya’da yedi medrese, yetmiş sıbyân/mahalle mektebi vardır. Germiyanoğlu medresesi müftü yetiştiren genel bir medresesidir. Yevmiyesi bir altın/yüz yirmi akçedir. Bir dirhem altın yaklaşık 3,2 gramdır. Çelebî asrında bir akçe yaklaşık üç liradır.

Ti­mur vak’asından sonra Musa Çelebi Germiyanoğlu/Gök Şadırvan medresesini tamir ettirmiştir. Yıldırım’ın başladığı Ulu camiyi de Musa Çelebi tamamladığı için Ulu camiye Musa Çelebî camisi denildiğinden bahseden Evliyâ Çelebî, Rüstem Paşa medresesi, Mollâ Vâhid Paşa medresesi, İshak Fakîh medresesi, Karagöz Paşa medresesi,  Şeyh Paşa medresesi, Halîliyye medreselerini Kütahya medreseleri olarak zikreder.

Evliyâ’ya göre bu yıllarda Kütahya’da altı tekye/tekke vardır. Çelebî, Kapan Hanı’na komşu Asitâne-i Hazret-i Mevlânâ ya’ni Arguniyye/Mevlevîhâne tekyesi, Nalınlı Şeyh, Abdülkadir Geylânî, Şeyh Pâsîn/Yasin tekkesi, Hıdırlık tekkesi, Âl-i Abâ Bektaşiyân tekkesi meşhur tekkelerdir diye yazmaktadır.

Zengin bir eğitim tarihine sahip olan Kütahya eğitim üzerine yoğunlaşmalı ve geleceğini içinden yetiştirdiği genç eğitimciler eliyle yürütmelidir.


Web Tasarım: Arena Ajans