FETÖ GİBİ BİR ÖRGÜT DAHA VAR

FETÖ’nün devlet içindeki yapılanmasını ilk deşifre eden isimlerden olan Eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı, FETÖ’nün çok gizli bir yapılanmasının daha olduğunu söyledi. “FETÖ’nün kendi elemanlarından da sakladığı gizli bir örgütü var. Sayısının bin civarında olduğu. Hepsi çocukluğundan beri tanınıp yetiştirilen isimler. Bunların yapacağı işler suça dönüşebilir. 10 kişinin deşifre edilmesi halinde çökeceğini belirtti.

FETÖ’nün iki yapısı var. Birincisi legal yapısı. Okulların açılması, şirketlerin kurulması, yurt dışı bağlantıların kurulması gibi. İkincisi de kendi yapılanmasından da devletten de saklanılan bir yapı vardır. Bu gizli örgütü kendi elemanlarından da saklar. Örgüt içinde bilmeden de olsa deşifre edilebilir, devletin istihbaratı da bilebilir. Mevcut örgütten de saklanmış bir örgüt kurulmuştur. Emniyet, Ordu, İstihbarat, Yargı ve diğer devlet kurumlarında bir gizli teşkilat yapılanmasıdır. Kurumlar içindeki bilgileri çalıyorlar, bir takım faaliyetlere giriyorlar. Bunlar büyük suçlar olduğu için bu faaliyetlerin gizlenmesi gerekiyor. Kamunun içinde görev yapıp ama devletten gizli işler yapıyorlar. Devletin içinde devlet gibi bir yapı ama tamamen gizli. Bu gizli örgüt ilk yıllardan itibaren kuruldu. Önce küçük küçük ama zaman geçtikçe büyük bir organizasyon olmuş. Hatta son dönemde bu yapıyı da yedeklemişler. Kripto denilen şey de aslında budur. Kripto, mevcut yapı zarar görürse, buradaki insanlar zarar görürse, devlet operasyon yaparsa buna karşı gizli örgütü yedeklediler. Sorumlu kişiler örgütün merkezi tarafından tanınan bilinen kişiler olmak zorunda. Bu kişiler örgüt liderinin yakınlarının veya yakınlarının çok iyi tanıdığı, küçüklüğünden beri cemaat içinde kalmış güvenilir kişilerden oluşturulur. Yeni bir kişi kesinlikle örgüt içinde sorumlu olamaz. Kişisel olarak Fetullah Gülen’in tanıdığı kişilerdir. Örgüt 17 Aralık sonrası kurumlardaki sempatizanlarını kaybetmeye başladı. Devletin sahibi kendini görünce kaybettiklerini geri almak istedi.

Darbeyi aslında ayın sonunda yapamaya karar vermişlerdi. Sonu değil 15 Temmuz’a alıyorlar. Gece 3’te darbe yapmaya karar veriyorlar. Kara Havacılıktaki bir kişi olayı MİT’e ihbar edince, MİT Genelkurmay Başkanı’na gidiyor. Örgüt bu gelişmeler nedeniyle tedirgin oluyor. FETÖ burada deşifre olduğunu düşünmeye başlıyor. Bizi tutuklayacaklar darbe deşifre oldu diye düşünüyorlar. Darbenin saatini öne çekip erken başlatmaya karar veriyorlar. Bu darbenin orijinalliği bu darbeyi tamamen sivil imamlar yönetmesidir. Askeri komutanlara sadece görev verdiler. Darbenin komutanının olmadığı, Akıncı Üssü’nde koordine ettikleri ve sürekli Amerika ile irtibat halinde oldukları. Örgüt yer altına girecek, dernekleri, gazeteleri olmayacak, gizli iletişim ile birbirlerinden haberdar olacaklar. Yurt dışında propaganda yapacaklar. Ellerinde çok ciddi devlet bilgisi olduğu, yeri gelince kullanacakları, Darbe gerçekleşseydi Sıkı Yönetim Mahkemeleri kuracaklardı, mevcut iktidarı Anayasal çizgiden çıktığı için yargılayacaklardı. Ergenekon, Balyoz, Casusluk davaları hemen işleme konulacaktı. Beğenmedikleri, yarım kalan her şeyi bitireceklerdi. Her apartmanda her sokakta cemaatçi olduğu için bilgi gidecekti ve o kişi tutuklanacaktı. Böyle bir sistem kuracaklardı. Kendilerinin bildiği dışarıya sempatik bakan bir kabine oluşturacaklardı. Parti, Cumhurbaşkanı, Başbakan Fetullah Gülen’e biat etmiş olacaktı. Her şey istediği gibi olursa Türkiye’ye dönerek arka planda yönetici olacaktı.


Web Tasarım: Arena Ajans