BAŞKANA BİR DİYECEĞİ OLANLARA ÖNERİ: GİDİN YÜZÜNE SÖYLEYİN

Sosyal medyada ve kahve köşelerinde gıybet/dedikodu yapanlara sesleniyorum. Tabi, bunu derken, sosyal medyada bir şey yazan herkes gıybet/dedikodu yapıyor anlamına gelmesin. Yazılanı lütfen titizlikle okuyun. Eğer bir diyeceğiniz varsa lütfen gidip bizzat muhatabına iletin. Maksadınız o kişiyi yaptığı yanlıştan geri döndürmek ise bunu yaparsınız. Eğer bunu amaçlamıyor da sadece dedikodu yapmak istiyorsanız, bu büyük bir ahlaksızlıktır. Böyle bir amacı olan insan sayısının çok fazla olmadığı görüşünü savunuyorum. Hani derler ya “Sinek küçük ama mide bulandırır” diye.

Geçen Cuma günüden bu yana son 2 haftadır Kütahya Belediyesi’nde halk günü yapılıyor. Saat 14.00’den sonra vatandaş randevusuz olarak sırayla başkanın makamına girip ne derdi varsa anlatıyor. Kendine veya bir yakınına iş isteyenlerden tutun da, evini terk etmiş ve boşanmak üzere olan eşini razı etmesi için, belediye başkanının aracı olmasını isteyenlere kadar. Hatta yaşlı bir amcanın hem yazılı hem de sözlü bir önerisi var ki çok ilginç. Boş bir kâğıda kendi imkânlarıyla projecikler çizen dahi fikirli vatandaşlar da azımsanacak sayıda değil. Yapılan işlerden memnun olup başkana teşekkür etmek isteyenler de var, tam olarak memnun olmadığı için eleştirenler de var.

Dün Kamil başkanı aradım “Nasıl ilgi çok mu” diye sordum. Başkan, her Cuma günü öğleden sonra tüm vatandaşları sırayla içeri alıp dertlerini dinleme konusunda çok iyi bir karar verdiklerinden emin. “İyi ki böyle bir karar almışız, sorunları olanların işini hemen çözüyoruz ve memnuniyet oranı çok artıyor. Zaten bizim de amacımız buydu. Bu buluşmalara herkesi davet ettik. Gelip durumu bizzat bana yüz yüze anlatabilirler. Ama sosyal medyada hakkımda acımasızca eleştiri yapanlardan gelen olmuyor. Eleştiriye açığım, bunu bir kez daha senin aracılığınla söylemek istiyorum. Eleştiri ile hakareti birbirinden ayırt etmemiz lazım. Yapıcı tüm eleştirileri alıp başımızın üstüne koyarız. Ama insafsızca eleştirenleri de bu buluşmalara davet ediyorum, buyursunlar bir çayımızı kahvemizi içsinler. Hem de sıkıntılarını anlatmış olurlar” diyen Kamil Saraçoğlu, amaçlarının millete hizmet etmek olduğunun altını bir kez daha çizdi.

Şimdi bir kez daha belirtmek istiyorum, kavga çözüm yolu değildir. Sükûnet içinde tüm sorunlar konuşarak çözüme kavuşturulabilir. Tabi amaç buysa dediğim geçerlidir. Amaç farklı ise zaten ne denirse densiz sonuç değişmeyecektir.

Kütahya’da yaşayan insanların sorunlarına çözüm yolu araması ve onları birilerinin dikkate alması, makamların gerçek sahibinin halk olduğunun bilinmesi gerçekten güzel bir durum.

Sevgiyle kalın…

Ben gelmedim dava için, benim işim sevi için,

Dost’un evi gönüllerdir, gönüller yapmağa geldim.

YUNUS EMRE 

 


Web Tasarım: Arena Ajans