KÜTAHYA TURİZMİ

Gazeteciliğimin yanı sıra turizmcilik de yaptığım için bu konuyu sıkça değerlendirerek Kütahya’mızın bacasız fabrika konusunda değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum.

11 sene önce Kültür ve Turizm Bakanlığınca başlatılan destinasyon çalışmaları çerçevesinde pilot seçilen ilimiz için bakanlıkça o zaman 7 milyon TL ayrılmıştı. 24 Mayıs 2006’da başlayan bu etkinlikler için ben köşemden feryatlar etmiştim. (Kütahya’ya sanatçı getirerek bu tanıtım günleri olmaz. Paraları çarçur etmeyin) demiştim. Bu paranın tamamına yakını sanatçılara gitmişti. Halbuki tanıtım broşürleri yapılsaydı, CD’ler hazırlansaydı, turizm şirketlerinin yöneticileri ve rehberler davet edilseydi, bugünlerde Kütahya turizm cenneti olurdu. Ses sanatçıları geldiler, vazonun önünde halka şarkılar söyleyip gittiler. Bunun adı da turizme katkı etkinliği oldu. Geçmişte kaldı, yazmanın, çizmenin söylemesi olur mu? Evet, tarih tekerrürden ibarettir ve yeniden bu tür fırsat elimize geçerse daha mantıklı düşünmemiz gerekir diye hatırlattım. Kütahya’mızın şu anda medar-ı iftiharı olan tarihi konaklarımız ise adeta can çekişmekte, işletmecileri tabir caizse kan kusmaktadırlar. Başta, milletvekillerimiz, valiliğimiz ve belediyemiz olmak üzere herkese görev düşmektedir. Kütahya’nın kalkınması için elbirliği ile çalışalım, sonra da “tüyü bitmedik yetimin hakkını” sonuna kadar savunalım, çocuklarımızın, torunlarımızın geleceğini hap birlikte hazırlayalım.

Osmanlı Devletinin kuruluşu, Dumlupınar Meydan Savaşının yapılarak Cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı, Çavdarhisar’da ki antik kent eserleri, Frig Vadisi, Mevlevi Kültürünün derin izlerinin yaşandığı, tarihi konakları,tedavisi ispatlanmış termal kaplıcalarımız, Murat Dağı gibi birkaç dağımızın dağ turizmi,el sanatlarımız gibi değerlerimizin çok iyi tanıtılması ve değerlendirilmesi gerekmektedir.


Web Tasarım: Arena Ajans