ŞEKER İŞ KÜTAHYA ŞUBE BAŞKANI KENAN PIYNAR “ŞEKER SEKTÖRÜNÜN ÖLÜM FERMANI YAZILIYOR”

Türkiye Gıda ve Şeker Sanayi İşçileri Sendikası Kütahya Şube Başkanı Kenan Pıynar şeker kurumunun kapatılmasına ilişkin yaptığı açıklamada alınan kararla şeker sektörünün ölüm fermanının yazıldığını söyledi.

Şeker İş Kütahya Şube Başkanı Kenan Pıynar yaptığı açıklama ile şeker kurumunun kapatılması ile birlikte Türkiye’deki şeker sektörünün ölüm fermanının imzalandığını söyledi. Pıynar açıklamasında “Ülkemizin iç meselelerinin giderek yoğunlaştığı, çevremizi sarmallayan uluslararası komplolar doğrultusunda Türkiye’nin ekonomik temeline dinamit döşemek için her türlü yolu deneyenler, eş zamanlı olarak sosyal ve siyasal sistemi terörize etmek, devlet hayatını tıkamak ve dağıtmak için okyanus ötesinden olanca hızıyla seferberliğini sürdürmektedir. Bütün bu gelişmeler nihayetinde çalışma hayatının önemli bir parçası olan şeker sektörüne yönelik yıllardır sürdürülen karalama, yalan beyan yaftalı saldırılar doğrultusunda bugün 4634 sayılı Şeker Kanunu ile Türkiye’de şeker talebinin yurt içi üretimle karşılanmasını sağlamak, doğal kaynakların dengeli kullanımı gözetilerek, yeterli, sürekli ve ekonomik bir şekilde karşılanmasına yönelik şeker piyasasını düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulan ve 17 aydır fiili olarak işlemeyen Şeker Kurumu’nun 696 sayılı KHK ile kapatılarak Kurum’un görev ve sorumluluklarının Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na aktarılması şeker konusunda kritik bir adımın atıldığını göstermektedir.” dedi.

KARAR MİLYONLARCA İNSANI İLGİLENDİRİYOR

Alınan kararın sadece şeker sektörü çalışanlarını değil Türkiye’de milyonlarca kişi ve aileyi yakından ilgilendirdiğini ifade eden Pıynar “ Milyonlarca kişiye doğrudan ve dolaylı olarak geçim imkanı veren bir sektörün bu tür karar ve uygulamalarla çeşitli sakıncalar içeren bir sürece itilmesinin acı sonuçları mutlak suretle dikkate alınmalıdır. Bu durum takdir edilecek bir tablo değildir. Kaldı ki şeker sektörü üzerinde büyük kaygı duyduğumuz ve olumsuz etkileri olacağını düşündüğümüz şeker üreticisini, işçisini, taşıyıcısını, besicisini, kozmetik ve ilaç sektörünü, yem sektörünü, biyoetanol sektörünü yok sayan kanun hükmünde kararname ile sevinen, bu ülkenin ne şeker pancarı üreticisi ne de işçisidir. Sevinen, ülkemizin milli ve manevi değerlerini yok hükmünde sayan, amacı ülkemizden kazandığı fahiş paraları yurtdışına aktarmak ve Şeker Kurumu’nun kapatılmasını dört gözle beklemek olan, hatta ürettiklerini zemzem diye yutturmaya çalışan bir avuç haramzade NBŞ lobisi olmuştur. Şeker sektörünü sisli, bulutlu bir havaya iten böylesine bir açmazda Şeker Kurumu’nun kapatılmasına neredeyse davullu zurnalı sevinen NBŞ üreticisinin meşruiyet ve inandırıcılığından söz etmek ne kadar doğrudur?” dedi.

ŞEKERDE 600 BİN TON STOK OLUŞACAK

Pıynar “Şeker Kurumu’nun 17 aydır görevini yapamaması sebebiyle sektörde en başta büyük bir denetimsizlik hakim olmuştur. Bu sebeple Eylül-Aralık ayı sonu 2017 dönemini kapsayan 4 aylık süreçte gerçekleşen şeker satışı bir önceki yılın aynı dönemine göre 450 bin ton düşük olarak gerçekleşmiştir. Buradan hareketle sektörde kayıt dışılık ve denetimsizliğin baş gösterdiği süreç neticesinde önümüzdeki kampanya dönemine yaklaşık 600 bin tona yakın stokla girileceğini öngörmekteyiz. Bu aşamada pancar şekerine karşı başka şekerlerin ikamesi devreye sokulacaktır. Söz konusu durum pancar ekim alanlarının azalmasına neden olurken, bahsettiğimiz dönemde C şekerine ihtiyaç olmamasına rağmen 250 bin tonun üzerinde şeker ithaline sebebiyet vermiştir. Gerçekte C şekerinin eşsiz coğrafik yapısı ve iklimi ile şeker pancarı için bulunmaz bir ülke olan Türkiye’mizde her ne pahasına olursa olsun üretilmesi zorunluluğu bulunmaktadır.” dedi.

KAYIP KAÇAK ŞEKER MİKTARI BİLİNMEMEKTEDİR

Kenan Pıynar açıklamasında “Öte yandan Nişasta Bazlı Şeker üreten firmaların geçtiğimiz pazarlama yılında kendilerine tanınan kotanın üstünde üretim yapmalarına rağmen kurul üyelerinin atanamaması sebebiyle bu fabrikalara ceza bile kesilememiştir. Bir yandan NBŞ, bir yandan yüzde 40’ların üzerine çıkan yüksek yoğunluklu tatlandırıcı ithalatı derken ülkemize giren kayıp kaçak şeker miktarı bilinmemektedir. Böyle bir ortamda sektörü düzenleme ve denetleme görevi bulunan Şeker Kurumu’nun kapatılması talihsiz ve temelsiz bir açmaz iken milli üretim sektörümüzün ölüm fermanının da yazılması anlamını taşımaktadır.  Türk pancar üreticisi ve işçisinin tarihi mirası olan şeker fabrikaları dolayısıyla milli şeker sektörü çıkar lobilerine pazarlık konusu yapılmamalıdır.” dedi.

DÜNYADA GERİLERKEN TÜRKİYE’DE NBŞ ÜRETİMİ YÜZDE 4 BÜYÜYOR

Pıynar “Almanya ve Fransa’da nişasta bazlı şeker üretimi sıfır iken, her şeyden önemlisi, Dünyada nişasta bazlı şeker üretimi gerilerken, Türkiye’de yüzde 4 büyüme kaydedilmesi düşündürücüdür. Türk şeker sektörüne uluslararası firmalar tarafından operasyon yapıldığı kanaatindeyiz. Bu bağlamda Nişasta bazlı şekerlere yönelik açtığımız 13 davanın 10’unu kazandık.  Sorun, Şeker Kurumu’nun Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na bağlanmasının ardından bu davaların nasıl yürütüleceğidir? Burada büyük bir hassasiyet sözkonusudur. Türk Şeker Sanayinin sorunlarına yönelik çözümlerin Bakanlık yerine, sektörün sorunlarını yakından bilen bir bağımsız Kurum eliyle yürütülmesi objektif bir yapıyla işleyişin sürdürülmesi açısından en isabetli karar olacaktır.” dedi.


Web Tasarım: Arena Ajans