KÜTAHYASPOR 4 – GALATASARAY 3

Hatırlarsanız bir önceki yazımızda kadroları vermiştik. Şimdi yeniden dağarcığımızın derinlerine geri dönelim ve maçın devamından kareleri hatırlayalım.

 

Karşılaşma başlar başlamaz Galatasaray üstünlüğü ele geçirerek akın akın Kütahyaspor kalesine geliyor. Daha 10. dakikada Galatasaray ilk golü atıyor ve durumu 1-0 yapıyor. Sadece iki dakika sonra bir gol daha ve durum 2-0. Tribünlerde büyük bir sessizlik… Herkes yavaşça kaderi kabullenip fark gelecek diye beklerken, bir anda Kütahyaspor penaltı kazanıyor! Topun başına Sarı Ahmet geliyor, yürekler ağızda… Galatasaray’a gol atma, belki de beraberlik fırsatı Sarı Ahmet’in ayaklarında… Sarı Ahmet pozisyonunu alıp hızla topa vuruyor ve … Top dışarda! İnanlmaz bir gol kaçıyor!

 

Dakikalar 33’ü gösterirken Levent SALTUK sahneye çıkıyor ve  Kütahyaspor’un umut golünü atıyor; durum 2-1! Hınca hınç dolu statta yer yerinden oynuyor. Bu golle umutlanan ve seyirciyle coşan Şimşekler bastırdıkça bastırıyor ve 37. dakikada sahneye bu kez Pele Kemal çıkıyor! Fırtına gibi girdiği ceza alanı içinden müthiş bir şutla durumu 2-2’ye getiriyor. Stat adeta yıkılıyor! Başta Amigo İbrahim olmak üzere taraftarının desteğini sonuna kadar arkasına alan Kütahyaspor, Galatasaray kalesine akın üstüne akın yaparken, tecrübeli ekip bulduğu ilk fırsatı değerlendiriyor ve 39. dakikada kontra ataktan Turan DOĞAN Galatasaray’ı 3-2 öne geçiriyor.

 

Statta yine ölüm sessizliği hakim… İlk yarının bitmesine 5 dakika var. Yine umutların ve yüzlerin düştüğü, endişenin hakim olduğu o anlarda bu kez sahneye çıkan isim Faik BIKMAZ! Soyadına yakışan şekilde Kütahyaspor’un tekrar umutlanmasını sağlayan golü atıyor ve ilk yarı 3-3 gol düellosu ile bitiyor.

 

Oyuncular ikinci yarı için yerlerini aldıkları sırada tribünlerin yer göğü inleten desteği tamamen Kütahyaspor oyuncularının arkasında; 12. adam tam kadro, tek ses! İki takımın da bu atmosferde sakin bir futbol sergileme şansı yok! Maç kızışıyor, sahada top bir o kaleye bir bu kaleye gidip geliyor. Özellikle Kütahyaspor’lu oyuncular, tüm varlıklarıyla adeta enerjilerinin son damlasına kadar çarpışıyorlar.

 

Bu arada ikinci yarıda Galatasaray kalesini yedek kaleci Nihat koruyor. Taçsız Kral Metin OKTAY ise takımla gelmesine rağmen, Kaleperoviç onu 16 kişilik kadroya almıyor. Ancak Kütahyaspor taraftarı ustaya jesti atlamıyor ve benim için en unutulmaz anlardan biri yaşanıyor; tüm tribünler birden maçı kapalı tribünden izleyen Taçsız Kral için tezahürat yapmaya başlıyor ve o da ayağa kalkarak tribünleri selamlıyor. (Her takımdan taraftarın sevgisini ve saygısını kazanan Taçsız Kral, bu maçın geçtiği dönem olan 68-69 sezonu sonrasında futbolu bırakacaktır…)

 

Gelin maça kaldığımız yerden devam edelim sevgili dostlar… Ardı ardına ataklar, fırtına gibi geçen bir maç ama bir türlü beraberlik bozulmuyor. Tribünler bağırmaktan yorgun, oyuncular akınlardan… Artık yavaş yavaş herkes kritik sona gelindiğinin ve bir hatanın maçın kaderini belirleyeceğinin farkında. Gerginlik had safhada… Bir yandan hala taraftarın desteği devam ederken, bir yandan tüm stada endişe hakim. Sona yaklaşılırken bu gerginlik bir efsane vuruşla dağılıyor… Dakikalar 89’u gösterirken mavi şimşeklerin orta saha oyuncusu Ali ERDİN, rakip takım ceza sahası dışından öyle bir füze çıkarıyor ki kaleci Nihat (Sarı Nihat) topu sadece filelerde görebiliyor! Stad tam anlamıyla yıkılıyor! Skor tabelasındaki “Kütahyaspor:4 / Galatarasay:3” yazısı, maytaplar ve meşalelerin dumanı arasında kayboluyor. Her yerde torpiller patlıyor. Hakemin son düdüğü ile beraber taraftarlar sahaya fırlıyor…

O gün bu tarihi karşılaşmayı TRT’den naklen anlatan ünlü spiker Halit KIVANÇ, bakın maçın sonunda ne diyor: “Mavi şimşekler bu neticeyle takımların plakalarını skor tabelasına yazdırdı! Soldan okuyunca 43; Kütahya’nın plakası, sağdan bakınca 34 İstanbul’un Plakası…”

 

Bu müthiş maçın rövanşı da ilginç geçiyor. Karşılaşma 13 Kasım 1968 tarihinde stat BJK İnönü Stadyumu’nda, bir gece maçı olarak oynanıyor. O gece müthiş bir yağmur var. Zemin çok kötü, futbol için zor şartlar… Takımlar şu 11’lerle sahaya çıkıyor:

GALATASARAY : Nihat , Ergün, Akın , Turan , Muzaffer ,Mazlum , Ördek Mehmet , Ayhan ELMASTAŞOĞLU, Gökmen , Metin OKTAY, Uğur KÖKEN

KÜTAHYASPOR : Hakkı – İhsan – Necmettin – Celal – Oktay – Levent – Halil Çavuş – Ali –

Sait YILMAZATA – Pele Kemal – Sarı Ahmet

 

Karşılaşma şiddetli yağmur altında oynanırken 14. dakikada Gökmen Galatasaray’ı 1-0 öne geçiriyor. İlk yarının bitmesine 1 dakika kala Pele Kemal skoru 1-1’e getiriyor. Maç bu skorla biterse Kütahyaspor tur atlıyor ama Cimbom maçı bırakmıyor. 71.dakikada Ördek Mehmet Galatasaray’ı 2-1 öne geçiriyor. Pele Kemal’in bir şutu kaleci Nihat’ı geçiyor ama bozuk zeminde top çamura takılıp, defans topu uzaklaştırıyor.

 

Evet, bugün bize ne kadar ilginç gelse de, kurallardan bihaber hakem, farkların eşit olmasını gol değerlerinin eşit olmasıyla karıştırarak maçı uzatmalara götürüyor. Üstelik her iki takım yöneticilerinin uyarılarını da dikkate almıyor. Uzatmalar Galatasaray’a yarıyor ve Galatasaray 2 gol daha atıyor. Şimşeklerden Oktay kırmızı kart görüyor. Ertesi gün Türkiye Futbol Federasyonu’nun düzeltme kararıyla maç sonucu 2-1 olarak tescil edilip, Galatasaray gol averajı ile tur atlıyor. Oktay’ın kırmızı kartı da geçerli olmuyor.

 

Değerli okurlar; maçtan net dakikaları, sağolsun hafızamı tazeleyen www.Kütahyasporum.com içerisindeki “Tarihimden” bölümünden aktardım. İlk maçtaki tüm güzellikleri ve hafızamda yer eden o mutlu anları ise kendi anılarımdan sizlere aktarmaya çalıştım.

 

Bu yazımda şehrimiz için özel günlerden olan o zafer gününü, o gün o statta ya da radyosunun başında heyecanla o maçı dinlemiş binlerce hemşehrimizin yaşadığı o anları bir nebze olsun sizlere aktarabildiysem ne mutlu bana… Sağlıcakla kalın.


Web Tasarım: Arena Ajans