KÖYLÜ KÖYÜNE DÖNMELİ, ÜRETİM YAPMALI

Köyden şehre göç konusunda en büyük darbeyi almış olan il, sanırım Kütahya’dır. Kütahya’da büyük büyük ovalar ekilip biçilmeyi beklerken, vatandaşların köylerini terk edip şehirde “vasıfsız” işçi olmayı seçmesi, tarımsal ve hayvansal üretime resmen balta vurmuştur.

Altıntaş, Aslanapa ilçeleri başta olmak üzere azami derecede verimli topraklara sahip olan Kütahya, tarım ve hayvancılıkta her geçen gün geriye doğru gitmekte. Hükümetlerin tarım ve hayvancılık politikalarının da büyük etken olduğu üretim kaybı, Kütahya’nın fakirleşmesine yol açtı. Şöyle ki; köyde üretim yapan ancak sattığı malı değerinde satamayan çiftçi, zirai alandan çıkıp, kendini büyük fabrikalara sıradan yani vasıfsız işçi olarak yamadı. Daha önce tüm aile fertleri ile tarlada çalışan köylüler, şehre gelince tek maaşa bakar oldular. Zamanla geçim sıkıntısına düştüklerinde ise gidip tarlalarını zenginlere sattılar. Bir de şehrin gizemine kendini kaptıran köylüler, kredi kartı borcu, ev kirası, elektrik, su, internet ve hatta doğal gaz faturası ödemeye kendini kaptırdı. Bankalara borcu olanlar incelendiğinde, bu söylediğim daha rahat anlaşılacaktır.

Köyüne geri dönmek istediğinde de aile fertlerinin rahata alışması, şehir hayatının verdiği mutluluk (!) evin reisi olan babayı yine tüketim batağına itti. Daha önce ürettiğini satarak geçinen baba şimdi tamamen kapitalizme hizmet eden bir köle haline gelmiş, evini geçindirmeye çalışır halde kalmıştır. Ayrıca köy kültürü ile bezenmiş olan diğer aile bireyleri, şehre tam adapte olamamış çeşitli travmalara maruz kalmıştır.

Köyden şehre göç sorunundan etkilenenler kim?

Yaşadıkları kentte, göç eden köylülerden rahatsız olan kentliler. Kentsel uyumsuzluk yaşayan köylüler. Akrabaları kente göç etmiş ancak kendileri köyde kalan köylüler. Göç sonucu kentlerde oluşan varoşlar ve kentinin bozulan fiziksel dokusunun bozulmasını önlemeye çalışan yerel yöneticiler ve kamu görevlikleri (öğretmen, sağlık personeli, polis vs). Azalan nüfus ile birlikte köylerde kalan âtıl kaynakları kullanmaya çalışan yerel yöneticiler ve kamu görevlileri. İlin bu sorunlarından etkilen diğer kesimler.

Sonuç olarak Kütahya’nın köyden kente göç sorunu, toplumun tüm kesimlerini ilgilendiren ve tüm Kütahya’nın paydaş olduğu bir sorun olduğu ortaya çıkmaktadır.

Tarlasını, arazisini, evini, damını satmamış olan; şehir hayatında borç girdabı ile yüzen, asgari ücret ile yaşam savaşı verenlere sesleniyorum. “Köylü milletin efendisidir” diyen Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü hatırlayın ve köleliği bırakıp yeniden efendi olun. Üretin, yumurtayı bile bakkaldan almayı bırakın. Yoğurdu mandıradan almayı bırakın ve dönün lütfen köyünüze.

Sevgiyle kalın…

Dayamış sırtını dağa yamaca.

Öyle dalgın dalgın bakıyor köyüm.

Ellerini kaldırmış göğe duaya.

Zamanı tarihe taşıyor köyüm.


Web Tasarım: Arena Ajans