KÜTAHYALI BİR VELÎ – EFENDİ BÂLÂ

Kütahya’ya evliya yatağıdır derler. El-Hak, hiç şüphesiz doğru. Her caddesinde her sokağında bu hal ehli insanların türbelerinde güneye açılmış niyaz penceresinden size baktığını, sizi takip ettiğini hissediyorsunuz. Şehri her gezdiğimiz noktada onların izlerine rastlıyoruz. Bu yönüyle şehrimiz bulunduğu coğrafyanın inanç merkezi olmayı çoktan hak etmiş. Kütahya eşrafından bir zat-ı muhteremin anlattığı şu kıssa bu şehre nasıl bakıldığını göstermektedir:
Mescitlerimizin birinde bir Kadı Efendi, vaazının sonunda “ Allah’ım vatanımızı şehirlerimizi koru. Allah’ım bütün belâları bu Kütahya şehrine ver” diye duasını tamamlar. Namazdan çıkınca çevresini saran Eşrâf “ Hocam bu nasıl dua” diye sitem edince bizim Kadı şöyle cevap verir. “ Kütahya’da çok evliya var. Allah o veliler yüzünden bu şehre bela ve musibet vermez zaten” der.
Kütahya’nın bela defeden velilerinden biri Efendi Bula/Bola olarak da anılan Efendi Bâlâ’dır. Geçenlerde Ulu Cami civarında gezerken türbesine uğrayıp Fatiha okuduğumuz Efendi Bâlâ’nın kabri Paşam Sultan Türbesi’ni geçince Hilal Sokak içerisinde. Sokağın girişinde koca bir çınar sizi karşılıyor. Yanında her yanı dökülmüş bir çeşme artığı. Kütahya’nın çınarları Meşhur ama Efendi Bâlâ Meçhul… İnançlarımıza, törelerimize göre çınarların çevresinde evliya türbeleri ve yanında çeşmesi olurmuş. Kütahya’da da bu böyle. Türbe, kabir, çınar ve çeşme…
Şehrimiz önemli inançların merkezi. Mevlevilik, Halvetilik, Nakşilik, Bektaşilik ve Ahilik Kütahya’dan çevreye yayılmış.Bu kadim inançlarımızdan biri Halvetiliktir. Halveti dervişlerinin yaşadığı yerlerde gördüğümüz ağaçların başında da çınar gelmektedir. Hamza Güner Hoca,Efendi Bola türbesinin Halveti Türbesi olduğunu ve yanında bir küçük mescidinin bulunduğundan bahsetse de bugün bu söylenenlerden çok az iz kalmış. Biz hayretle Efendi Bâlâ’nın kabrine bakıyoruz. Kabir üzgün ve yorgun bir vaziyette bize bakıyor.
Kabrin yakınındaki türbede yatan Paşam Sultan bir halveti dervişi, dolayısıyla Efendi Bâlâ’da bir Halveti dervişidir diyebiliriz. Paşam Sultan Seyyid Nureddin Efendi ve ahfadı 14. asrın sonlarında Buhara ve Horasan’dan gelen veli zatlardan. Bu yüzden çevresinde yer alan türbeler Halveti dergâhlarıdır denebilir.
Sayın Yrd. Doç Dr. Mehmet Nuri Uygun Hocam bu zât ile ilgili rahmetli Mustafa Yeşil Bey’den dinlediği bir bilgiyi bize şöyle nakletti: “Bu zâtın adı Efendi Bâlâ’dır. Bâlâ, yüksek, yüce manasına gelir. Bu zât döneminin ilmen büyük hocalarındandır. Germiyan dönemi sonlarında yaşamıştır. Hem Kadı hem Halveti Şeyhi olma ihtimali kuvvetlidir.” Bizce de adı Bâlâ olan bu zâtın ismi ile ilgili başka rivayetler de var. Bola diyenler Bolat/ Polat isminin yöresel söylenişi demektedirler. Bolat/Polat “çelik gibi güçlü” manasında milletimizin kullandığı isimlerden biri.
Kalyon Hocam bu kabrin Efendi Bula adlı bir bayana ait olabileceği ihtimalinden bahsetse de mezarının başında yer alan kavuk ve üzerine serili yeşil örtü bu ihtimali zayıflatıyor.
Efendi, medreseli saygı duyulan şahıslara özgü sıfatlardan biri. Kavuk, genelde kadıların ve dervişlerin mezar başlığı
Efendi Bâlâ’nın efsanesi çok. Bir efsaneye göre Efendi Bâlâ, fakir ve kimsesiz insanlara canları ne çekiyorsa onu satın alır, evinin kapısına bırakırmış.
Kütahya, Efendi Bâlâ gibi onlarca değere sahip. Kütahya Şehreminleri bu sırlı değerlerinin kabirlerini onarmalı, ismini Efendi Bâlâ olarak düzeltmeli ve inanç coğrafyamıza kazandırmalıdır Ve’s-selâm…


Web Tasarım: Arena Ajans