HAZİNE ÜSTÜNDE FAKİRLİK

Kütahya ile ilgili pek çok terim var, Kütahya gizli bir çeyiz sandığıdır demişler, 700 Yıl önce Hz. Mevlana’nın oğlu Kütahya’nın damadı Sultan Veled, Cennet Kütahya’nın ya altında ya üstünde demiş, demişler, demişlerde maalesef bir türlü sıçrama yapamayan ilimizi kurtaracak kalkındıracak hamleleri yapacak birkaç baba yiğit aramaya devam ediyoruz.
Evet gerçekten çeyiz sandığı ama açılmamış sandık, artık açma ve sıçrama yapma zamanı. Neden mi? Nedeni çok basit şimdi fazla detaya girmeden eldeki hazineleri şöyle bir hatırlayalım, ama hepsini sıralamak mümkün değil çünkü her tarafı her yeri hazine. Öncelikle 7 bin yıllık bir tarih var, Frig, Lidya, Bizans, Roma, Selçuklu, Germiyan ve Osmanlı tarihinin en önemli merkezleri ve o medeniyetlerden kalan yüzlerce eser. Dünyanın sayılı açık hava müzelerinden birisi Aizonia antik kenti, Hisar kaleleri, Frig vadisi. Beypazarı, Safranbolu ve Odunpazarına beş basacak Germiyan sokağı. Yani tarih turizm merkezi.
Bu tarihsel yönü, ya turizmsel yönü, deniz harici her türlü turizm çeşnisi var. Av turizm merkezi ve kayak merkezi olacak Murat dağı, Abant’a eş değer Gölcük, Domaniç yayları, Hisar kaleleri, vs. Konya’dan sonraki en büyük tarım arazileri olan Altıntaş, Aslanapa, Çavdarhisar yetmedi Su medeniyeti ile suyu bol Kütahya’m, Eskişehir’e deniz getirdiler bizim ise Sofça barajı su akar Kütahya lı bakar dedirtiyor.
Yetmedi, 34 çeşit madene ev sahipliği yap, Dünya Bor başkenti ol ama madencilikte yerinde bile sayma. Kömür diyarında kömüre kara yazdır.Bor başkentinde bor enstitüsü kurma. Yetmedi ve üzücü olan 32 kaplıcası ve bu 32 kaplıca 32 ayrı yörede iken Afyonun 4 kaplıcası ile kaplıca başkenti olması, kaplıca artısı ile Termal turizm yani sağlık turizminde hamam kültürü yaşa. Yetmedi Çini ve Seramiğin başkentinde yatırım garibi ol. Millette 5 OSB varken biz ikincisini kurma aşamasında olup gelişememek, Antalya, Ankara, İstanbul, Bursa gibi ana arterlere 300 kilometre mesafede yerinde saymak Bir türlü hızlı treni hızlandıramamak, bizle bir projeye dahil olan Afyon, Uşak kent hastaneleri hizmete açılmışken bizim daha temel safhasına gelemememiz düşündürücü değil mi.
Daha çok sayamadığım çeyiz sandığı malzemeleri varken yani bu çoklukta yokluk çekmek kaderimiz olmamalı. Bunun sebebi ufku açık idarecilerin, ufku açık siyasilerin olmamasından kaynaklandığını düşünüyorum. Birde halkımızın ben bu ağaca oy verin desem, oy verirler diyen siyasi kafadan kurtulması ile sıçrama yaparız tespitimi de yabana atmayın. Artık hesap soran yatırım isteyen bir seçmen profiline kavuşursak kalkınırız, çünkü bu siyasiler yol yaptık demekten kurtulmalılar ve halkın hesap sorması ile hamamda deli var azıcık kalkınma yönünde çalışalım demeleri ile mümkün.
Günün sözü… Çalışmadan ele geçen şeyler devamlı kalmaz.


Web Tasarım: Arena Ajans