TARİHİ KENTE YAKIŞAN

Ülkemizin sayılı kentlerinden biri olan ve Avrupa Birliğince Tarihi kentler birliğine üye olan ve ödül alan
kent, yine Unesco tarafında sanat kenti ilan edilen ve ödül alan kent KÜTAHYA bu hak edişleri hakkınca
değerlendiremiyor.
Tarih, kültür, sanat kokan ve bu kokuyu ciğerlerinde hisseden kent olmak yolunda daha hızlı ve daha
olumlu adımlar atmak zorundayız. Kalkınan ve Tarihi kent dokusu içeren iller bu doku ile para kazanıp
şehirlerine ekonomik katkı yapmaktalar. Aslında gerek ülkemizde gerekse dünya bazında 7 bin yıllık
tarihi ile pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış ve bu medeniyetlerden izler taşıyan Kütahya artık
kabuğunu yırtmalı bunun için yapılacak tek şey dünyanın tanıdığı kentimizi daha iyi tanıtmak ve çeşitli
organizeler ile yerli yabancı turist çekmek gerek. Ama öncelikli şart önce biz tanıyacağız sonra dışarıya
tanıtacağız.
Tarihi kentler birliği üyesi olan ve ödülü oan Kütahya, tıpkı, Konya gibi, Nevşehir gibi turist akınına
uğramalı çünkü gerekli alt yapı var gerekli malzeme var, Mevlana ile Konya kaynıyor, Kapodokya ile
Nevşehir kaynıyor, bizim Mevlana dünürü olmak yanı sıra ikinci önemli merkez olmamız, Frig vadileri ile
Kapadokya olmamız gerekir. Hakeza Odunpazarı 10 tane eski ev ile Eskişehire turist çekmekte,
Beypazarı hakeza bizim Germiyan sokağımız ve akabindeki 20 eski mahallelerdeki 500 tarihi ev ile turist
akınına uğramamız gerekirken nedense bir türlü sıçrama yapamıyoruz.
Evet gerçek bu, gerçeği görmek ve aymak için daha ne bekliyoruz ki, Kütav ve Turizm müdürlüğü
eldeki değerleri değerlendirmek adına hamle yapıp tanıtım atağına geçmeli, öncelikle biz tanıyacağız
derken 50 bin öğrenciye sahip DPÜ nün diğer illerden gelen ve gönüllü tanıtım elçisi olan öğrencilerine
karış karış Kütahya yı gezdirmemiz gerek onlar kendi illerine döndüklerinde çevresine anlatmalılar ki
dışarıdan gelişi hızlandıralım, diğer yandan ünlüleri davet edip peşlerinden ulusal basını davet edip atağı
hızlandırmalıyız. Yani işin özeti tanıtım, tanıtım, tanıtım. Eldeki değerlerle turizm pastasından gereken
payı alamamak Konya gibi para basamamak kanıma dokunuyor, Uludağa turlar düzenleyenler, Abanta
turlar düzenleyenlerle diyaloğa geçilip Murat dağı, Gölcük yaylalarını tur kapsamlarına aldırmak adına tur
şirketleri ile diyaloğa geçmeliyiz. Çini sempozyumunu genişletmeliyiz. Sanatsal etkinliklere ev sahipliği
yapmamız gibi pek çok örnekle bu pastadan büyük dilimi bizde kapmalıyız. Bilmem anlatabildimmi.
Günün sözü…Başkasını düzelteceksen, önce kendini düzelt.


Web Tasarım: Arena Ajans